AK Parti cenahının meseleye bakışı şu:
“Reis masaya yumruğunu vurdu, PYD kendisini feshetti.”
Yanlış anlamayın ama mesele bu kadar basit değil.
PYD kendisini feshetti ama karşılığında siyasi, askeri, ekonomik ve anayasal alanda ciddi kazanımlar elde etti. Böyle bir tablo karşısında “Ben devam edeceğim.” demesi zaten anlamsız olur.
Bakın gerçekleşenlere:
• YPG bayraklarının Suriye bayrağıyla birlikte kullanılmasına izin verildi.
• Kürtçe eğitim ve kapsamlı Kürtçe müfredat kabul edildi.
• Silahlı unsurlar Suriye ordusu ve güvenlik yapısına entegre edildi.
• Örgüt kadrolarına devlet içerisinde üst düzey görevler verildi.
• Yeni siyasi yapılanmanın önünün açılması sağlandı.
• Petrol gelirlerinden belirli bölgelere pay ayrıldı.
• Ölen örgüt mensupları “şehit” kabul edilerek ailelerine maaş bağlandı.
• Mevcut güvenlik ve askeri yapılanmalar büyük ölçüde korundu.
• Kürt haklarının Suriye Anayasası’na dahil edilmesi kabul edildi.
Ve en çarpıcı noktalardan biri:
“Suriye Arap Cumhuriyeti” ifadesindeki “Arap” ibaresi çıkarılarak ülkenin adı “Suriye Cumhuriyeti” olarak değiştirildi.
Şimdi bütün bunlara bakıp hâlâ:
“Reis masaya yumruğunu vurdu, PYD fesih oldu.”
diye değerlendirmek, meselenin sadece görünen kısmına bakmaktır.
PYD açısından düşünün:
Bu kadar siyasi, askeri, ekonomik ve anayasal kazanım elde etmişken “Ben fesih olmuyorum, mücadeleye devam ediyorum.” demesi neden mantıklı olsun?
Asıl soru şu:
Fesih oldu mu? Oldu.
Peki fesih karşılığında ne verildi?
Meseleyi doğru okumak istiyorsak asıl buraya bakmamız gerekiyor.
12 Müslüman ülkenin de kurucusu olarak yer aldığı Gazze Barış Kurulu, Gazze'de uçurtma uçurulmasının derhal sonlandırılması için Hamas yönetimine mesaj gönderdi.
Şaka değil gerçek!
Gurbetçi adam gümrükte başkasının cezasını ödedi , isyan etti: "Bu gurbetçilere ayak bastı parası. Başka bir şey değil."
"Sabah 5'te Kapıkule'den giriş yaptık. Gümrüğe geldiğimizde memurlar benim ismimle arabamın plakasına ceza olduğunu söylediler.
Vezneye gittiğimde sorduğum bu ceza nereden gelmiş bana diye. Bu ceza size 2022'de geldiği söylendi. 2022'de ben kesinlikle Türkiye'de değildim. Burada pasaportumdaki girişlerimi çıkışlarımı gösterdim. Ben bunları kanıtladım. Bakabilirsiniz giriş tarihlerime. 2022'de kesinlikle Türkiye yok.
Sonra gümrük müdürüyle görüştüm. Gümrük müdürü bilgisayarına baktı, karayollarına aradılar. veznedeki görevli baktı. O tarihte benim ismime, benim bu plakama cezam olduğunu söylediler. Sonra araştırdığımızda gümrük müdürüyle beraber baktığımızda plaka benzerliği var dediler. O plakayı kullanan araç yabancı plakalı bir tır.
Ama maalesef ne hikmetse benim bu cezamı iptal etmediler. Sen bu cezayı ödemeden kesinlikle Türkiye'den çıkış yapamazsın dediler. Nitekim de çıkış yapamadım.
Cezamı ödedikten sonra ancak beni bu gümrükten çıkarttılar, çıkış yapabildim. Sabah 5'te girdiğim gümrüğe öğlen 1'de ancak çıktım.
Üç çocuğumla beraber yollarda kepaze oldum. Ben o kadar ülke geziyorum, Almanya'ya geliyorum. Hiçbir gümrük kapısında bize böyle haksız bir ceza, yok plaka benzerliğinden bir ceza, yok TIR'ın yediği cezay�� bana ödeten hiçbir ülke görmedim.
Ama ne hikmetse bu cezayla benden almadan tırcının cezasını çıkartmadılar. Gümrük müdürlüğüne dedim o zaman tırın cezasını bana ödetiyorsan tır da benim tırım, bulun dedim. Hırsızlık var o zaman. Tırım çalınmış. Ama hiçbir şey olmadı. Cezayı benden söke söke aldılar. Benim anladığım kadarıyla bu gurbetçilere ayak bastı parası. Başka bir şey değil."
KY: Instagram / izin__yolu
Üzerinden 6 yıl geçmiş ama henüz bir tek kümes bile yapılmadı.Özkan Yalım'ın ıslak havlusu İlker'i binlerce insan beğenmiş..
Biz bu malları az bile aşağılıyoruz.
Bir genç, insanların kişiye mi yoksa bindiği arabaya mı baktığını anlamak için aynı mekâna önce eski model, ardından lüks bir araçla giderek sosyal deney yaptı.
Çözüm sürecinin etkisiyle son günlerde yaşananlar:
Sarı poşet sallayan Kocaelispor taraftarları gözaltına alındı.
Öcalan'a tribünlerde hakaret edildiği gerekçesiyle Galatasaray PFDK'ye sevk edildi.
İstiklâl Marşı'nı ıslıklayan Amedspor taraftarlarına işlem yapılmadı.
1 trilyon 755 milyar lira... 💸
Devletin sadece 2026’nın ilk 7 ayında faize ödediği bu parayla;
🔴 28 Osmangazi Köprüsü
🔴 17 bin 550 okul
🔴 702 bin konut yapılabilirdi.
Ama para yatırıma değil, faize gitti! 📊
Sizce yıl sonunda bu sayaç kaça dayanır? Tahminlerinizi yorumlara yazın, yıl bitince faturayı beraber okuyalım!
#Ekonomi #Faiz #Ekoradar
BU FİRMANIN MİLLETİMİZE BU TAVRI NEDEN,,
Reklam değilldir NE iÇTiGiGiMiZi BiLELiM, Soldaki Italya'da, Sagdaki Türkiye'de satiliyor.
Italya'da satilan Fanta'nin rengi ilk bakista fark ediliyor çünkü o üründe renklendirici kullanilmiyor.
ÜSKÜP ESKİ BÜYÜKELÇİSİ, AKP’LİLERİN SAHTE ÜNİVERSİTE VE DİPLOMA AĞINI İFŞA ETTİ: “AYAKKABI KUTULARINDAKİ PARALARLA KURULDU.. SINAVSIZ DİPLOMA DAĞITTILAR.. KURULMADAN YÖK’TEN DENKLİK VERDİLER”
Türkiye’nin Üsküp eski Büyükelçisi Hakan Okçal, AKP’lilerin Makedonya’da kurdukları Uluslararası Balkan Üniversitesi hakkında çarpıcı itiraflarda bulundu: “Ayakkabı kutularındaki paralarla kuruldu, sınavsız diploma verdiler…”
Türkiye’de 270’in üzerinde devlet kurumunu sarsan sahte diploma skandalının odağında bu kez Kuzey Makedonya’daki Uluslararası Balkan Üniversitesi var. Eski Üsküp Büyükelçisi Hakan Okçal’ın sosyal medya paylaşımları, AKP’ye yakın isimlerin bu üniversite aracılığıyla nasıl sınavsız diploma sahibi olduklarını ve kamuya nasıl sızdıklarını gözler önüne serdi.
SAHTE DİPLOMA SKANDALINDA YENİ PERDE: AKP’NİN “ÇAKMA ÜNİVERSİTESİ”
2008-2010 yılları arasında Üsküp’te büyükelçilik yapan Hakan Okçal, Uluslararası Balkan Üniversitesi’nin, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve dönemin Orman Bakanı Veysel Eroğlu başta olmak üzere AKP’li akademik kadrolar tarafından kurulduğunu açıkladı. Okçal’a göre bu sözde üniversite, “içi boş bir tabela üniversitesinden” ibaretti.
“Üniversiteye Türkiye’de sınav kazanamayan herkes kabul ediliyor, yüzeysel bir eğitimle, devam zorunluluğu olmadan diploma veriliyordu. Dahası, fakülte ve bölümler henüz tam kurulmadan YÖK tarafından denklik aldı.”
AKP’Lİ İSİMLER VE 17-25 ARALIK BAĞLANTISI
Büyükelçi Okçal’ın en çarpıcı iddiası ise üniversitenin kuruluş finansmanıyla ilgili. Okçal, 2008-2010 yılları arasında Üsküp Büyükelçiliği yaptığı dönemde, üniversitenin eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Veysel Eroğlu gibi AKP’li isimlerin öncülüğünde kurulduğunu belirtti. 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında ayakkabı kutularında yakalanan paraların bu üniversite için toplandığını iddia eden Okçal, “Üniversite, Türkiye’de giriş sınavını kazanamayan herkesi kabul ediyor, devam zorunluluğu olmadan yüzeysel eğitimle diploma veriyordu. Kurumun amacı; AKP’ye yakın isimlere sınavsız, zahmetsiz diploma vererek kamuya yerleştirmekti.” dedi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un üniversitenin “sahibi” olduğu iddialarına karşın, Şentop yalnızca “manevi destek” sağladığını savundu.
YÖK DENKLİK VERDİ, MAKEDONYA POLİSİ BASTI
Okçal’ın iddialarına göre üniversite, Makedonya yasalarını hiçe sayarak öğrencileri turistik vizeyle kabul etti. Devam zorunluluğu olmayan, göstermelik derslerle verilen diplomalarla Türkiye’de doğrudan denklik sağlandı. Hatta Makedonya polisi, yasa dışı öğrenci alımları nedeniyle okulu basarak birçok öğrenciyi tutukladı. “Bu yasa dışılıklar yüzünden Sn. Ahmet Davutoğlu ile aramda sert tartışmalar yaşandı. Üniversite, ev sahibi ülkenin yasalarını bile tanımadı.”
KAMUYA SIZAN DİPLOMALI YANDAŞLAR
Uluslararası Balkan Üniversitesi’nden mezun olan çok sayıda kişinin Türkiye’de hâkim, savcı, bürokrat ve kamu personeli olarak görevlendirildiği belirtiliyor. Bu kişilerin diplomalarının geçerliliği ise YÖK’ün verdiği tartışmalı denklik belgelerine dayanıyor. “Bu üniversite sahte diploma dahil her türlü kumpasın içinde olabilir. İddialar bana hiç tuhaf gelmedi.”
AKP��YE AKADEMİK KILIF: YARGIYA VE DEVLETE SIZMA ARACI
Yolsuzluk soruşturmalarında ortaya saçılan paralarla kurulan bu yapı, AKP’nin devlete yerleşme stratejisinde eğitimi nasıl araçsallaştırdığını bir kez daha gösterdi. Sınavsız, denetimsiz ve denklikli diplomalarla donatılan bu kişiler, liyakat yerine sadakat sisteminin birer taşıyıcısı olarak kamuya yerleştirildi.
Bu iddialar, sadece sahte diploma değil, devletin tüm yapılarının parti çıkarlarına göre dizayn edildiğini de gözler önüne seriyor. AKP’nin “eğitim” adı altında kurduğu bu paralel sistem, adalet ve liyakat kavramlarını yerle bir etmiş durumda.
İsrail güçleri, Kudüs’te Filistinli bir genci vurdu!
İşgal ordusu, soykırımcı Netanyahu'nun emriyle Kudüs'ün kuzey mahallerini işgal ederken, silahsız bir Filistinli genci de doğrudan ateş açarak vurdu.
Bu ülkede kimler hapse atılır?
-İsrail'e petrol yollamayın derseniz, çıplak aranır, başörtünüz kesilir, kötü muamele yaşar, günlerce hapsedilirsiniz.. Yıllarca sorgulanırsınız..
-Kuranda dahi, şaka yapanlara karşı "onlar ile muhatap olmayın" düsturu kafi iken, genç bir çocuğu 50 gündür kuyu tipi hapishanede tutabilirsiniz.
-Gazze’nin katillerine hayır derseniz günlerce hapsedilirsiniz.
-Bir kavgayı ayırırsanız da, evladınızın katilleri için çabalarsanız da, kocanız erkek olduğu için şikayet ederse de... Böyle uzar gider..
Ama..
-Sesi dahi çıkmayan bir kaplumbağayı ezerek ö*ldürürseniz, toplumda infial çıksa dahi serbest kalırsınız.
-İsrailde asker olan bir çifte vatandaşsanız, Gazze’deki bebekleri öldürüp serbestçe burada gezebilirsiniz.
-Yavru kediye te*avüz edip işkence ederseniz, yüzünüz alenen görünüyor olsa dahi cezasız kalırsınız.
Adalet tersine işliyor. Amaç ne?
🔴 Genelkurmay Eski İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin:
İsrail’e atılan füzeler, Malatya Kürecik Radar Üssü’nden önleniyor.
📌 Yorum:
Türkiye, Mısır’da imzalanan Gazze Barış Anlaşması’na garantör ülke olmasına rağmen Gazze’yi katliama terk ettiği gibi; işgalci İsrail’in güvenliğini NATO şemsiyesi ve radar hatları üzerinden sağlamaya da devam ediyor!
🔴 19 Temmuz’dan beri haber alınamayan Mısırlı muhalif Mahmud Fethi ve eşi Hüda Enver, Mısır’a teslim edildi.
Fethi, Sisi rejimine muhalefeti sebebiyle idam cezasına çarptırılmıştı.