İstanbul'da yaşayan her bireyin yaşam bilgisi ve yurttaş olma bilgisi ya Galataport gibi tüketim ve gözetim alanlarında şekillenecek ya da Mahir Polat'ın savunduğu gibi toplumsal eşitlik fikri ile kamusallaşacak. Galataport'ta bisiklete binmek bile yasak, ya kazıklanacak ya da ayakta dikilip gideceksiniz. Gazhane, Feshane, Bulgur Palas, İskeleler, Silolar bunların hepsi "üstünde kapalı bir çatısı olan para harcamadan vakit geçirilecek mekanlar". Kısacık zamanda bu mekanlar İstanbul'a dair yaşam bilgimizi, yurttaş olma bilgimizi değiştirdi. Başkalarına ihtimam göstermek için böyle bir yaşam bilgisine ihtiyacımız var.
#MahirPolatSerbestBırakılsın
Her fırsatta Atatürk’e beddua ettiler. Her fırsatta…
Ülkeyi işgal eden İngilizlere bu kadar beddua etmediler mesela. Çocukları Londralarda okudular. Ülkeyi işgal eden Fransızlara bu kadar beddua etmediler. Kulesinin önünde poz verip parfümlerini sıktılar. Ülkeyi işgal eden İtalyanlara bu kadar beddua etmediler. Trikolarını giyip düğün düğün gezdiler.
Yunana sövdüler, haklarını yemeyelim. O da İzmir’i işgal ettikleri için değil, tarih bilgileri facebook ve Cüneyt Arkın filmlerinden ibaret olduğu için Yunanı Bizansla eşlediler. Ülkemizi işgale yeltenen 1900lerin Yunanına değil, 1400lerin Yunanına sövdüler. Kurtuluş mücadelemizde Ruslarla da savaştığımızı zaten bilmiyorlardır. Onlara beddua etmemelerini anlarım. Fakat Ermeni çetelerine, Rum çetelerine, düşmanla anlaşan ağalara beylere, sırtımızdan vuran Araplara bile bu kadar beddua etmediler. 15 temmuzda, ağzından Allah’ı eksik etmeyen, çalınan sorularla, bağlı olduğu tarikat torpiliyle yüksek mevkilere getirilen tipler, kısıtlı yetenekleri ve cehaletleriyle ülkenin ırzına kastettiler. Bunlar, halkın, ordudaki şerefli askerlerin, kahraman polislerin zaferini sahiplenip, bizi de dışında bırakıp, o günü kendi bayramları bellediler. 7 düvele Allah Allah diye hücum eden kahramanları es geçtiler. Anaların, babaların yürek acısına şahit topraklarda, Kurtuluş savaşına yalan dediler. Bir ay sonrasını tahmin edebilen dayıların müridi oldular da, yüz yıl sonrasını satır satır anlatan Atatürk’e dönüp bakmadılar.
Oysa en çok onlar bakmalıydı. Zira Atatürk 100 yıl evvel, tam da bu insanları anlattı.
“İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.”
Kararı alan ortada yok, kararın mantığı yok, tasarruf desen hiç yok...
Bu anlamsız #YazSaati uygulamasının hiçbir faydası olmadığı gibi, güvenlik sorununa yol açıyor, herkesi depresif hale getiriyor, çalışanı öğrenciyi güne kötü başlatıyor. ARTIK VAZGEÇİN BU UYGULAMADAN!
İki bin yıllık devlet geleneğimiz gereği, ilgili bakanımız da herhalde gereğini yapar ve her zaman yaptığı gibi kamuoyunu bilgilendirir.
Şimdiden teşekkürler @AliYerlikaya bey 🙏
Kafası kadar tuğralı yüzükle babasının müteahhitlik ofisinden instada poz veriyor, kısa paçalı dar takım elbisesiyle lüks kafelerde rümeysa avına çıkıyor, 30 günlük bedelli askerlik süresini bile fazla buluyor şimdi çıkmış Fatih’te “Mehmetçik Gazze’ye” sloganı atıyor. Yürü lann
Ya bu moral bozanları anlamıyorum. 20 yılda hiç mi tanımadınız bunları. Ne olacaktı, bu saatlerde açık ara kazanıp pes ettiklerini mi görecektik. Bin çeşit planla girdiler ve uyguluyorlar. Ama gerçek olan, bu seçimde yenilecekleri.
Demokrasi kahramanlarımıza seslenmek istiyorum. İmzalı son sandık tutanağı teslim edilene kadar, ne olursa olsun asla sandıkların başından ayrılmayın. Millet iradesinin tam ve doğru biçimde tecelli etmesi sizin kararlılığınıza bağlı. Göreceksiniz, yorgunluğunuza değecek. 🫶🏼
Kılıçdaroğlu'nun yerinde olsam kazanır kazanmaz yapacağım ilk şeylerden biri Saray'ı en az 1 yıl müze gibi halka açardım.
Gerekirse Türkiye'nin her yerinden ücretsiz otobüsler kaldırıp insanlara şatafatı gösterirdim.
Türkiye'nin aslında nasıl zengin bir ülke olduğunu, onlar patates bile alamazken seçtiklerinin nasıl krallar gibi yaşadığını, bundan sonraki seçimlerinin ve sorgulamanın önemi daha iyi anlatılamaz çünkü.
Keza bunun en önemli örneği Romanya'daki Çavuşesku sarayıdır. Halk sefalet içindeyken alınan elmas tokalı ayakkabıları, altın kaplama banyoları, ipek halıları sergiliyorlar ki gelecek nesillere örnek olsun.
Teklif benden @kilicdarogluk@meral_aksener
Muharrem İnce seçime üç gün kala yarıştan çekildim diyor. Daha dün ise çekilmedim diyordu. Gerekçe olarak da “memleket meselesi, bahaneleri kalmasın” diyerek Kilıçdaroğlu’na yine içindeki öfkeyi dillendirip, dışa vuruyor.. Muharrem bey bu hassasiyetiniz var ise bu çekilmeyi aylar öncesinden yapmalıydinız. İnandırıcı değilsiniz. Samimi hiç değilsiniz. Şimdi sandığa 72 saat kala yokum diyorsunuz. Tarih sizin adinıza tekerrüden ibaret, o gun de yüzüstü bırakmıştınız bugün de… Zamanlaması manidar ve kanımca açıklayamadığı bazı nedenleri var. Kendi adına hayırlı olsun ne diyeyim.
Yardım edecek gücümüz var. Herkes elinden geleni yapıyor. Görüyorsunuz. Yardımların doğru adreslere ulaşmasında sorunlar var. Görüyoruz.
Bir iş zamanında yapılırsa değerlidir.
Şimdi, şu anda!
Koordinasyon konusunda deneyimli ülkelerden, insanlardan yardım alın. Lütfen!