Garanti Bankası’nın mobil uygulaması üzerinden dolandırıcılık yapan bir ekip var.
Bugün sabah saatlerinde +90(312)7110208 numaralı telefondan aranarak Eureko Sigorta’da biriken para iadem olduğu oltasıyla hesabıma yönlendirildim.
Oltaya takılmamın nedeni dolandırıcıların Garanti uygulamasından bana “onay” kodu göndermeyi başarması! Ve bu sayede şifremi ele geçirmeyi başardılar.
Başka bankadaki hesabıma para transferi yaptırmaya sonra onu kendilerine göndermemi sağlamaya çalıştılar. Diğer banka şüpheli işlemi fark edip uyarı telefonu açınca uyandım.
Garanti ise kendi uygulaması üzerinden bana defalarca kod gönderildiğinin ve işlem yaptırılmakta olduğunun farkında dahi değildi.
Diğer bankanın uyarısı üzerine Garanti şubesine başvurduktan sonra öğrendim ki son dönemde “Eureko’dan arıyoruz” diyerek çok insan üzerinde aynı yöntem kullanılmış.
Bana para iadesi için bir iban ve Zehra Polat ismi verildi. Dekont elimde. Eminim ki yüzlerce sahte isim ve iban kullanıyorlar.
Garanti açısından çok büyük güvenlik açığı söz konusu. Bankanın bir an önce bu işi çözmesi lazım.
Aman dikkat!
Annemin bana hediyesi 32 senelik yüzüğünü, Ankara/Çankaya Birlik mahallesi civarında kaybettim. Maddi değeri olan bir yüzük değil ama manevi değeri çok yüksek. Bir umut buralara yazıyorum, belki bir mucize olur
- 6 kadının can verdiği Kocaeli’deki firmanın sahibi Ali Osman Akat, Kolombiya’dan gelen kokain davasından 170 yılla yargılanmış. 4 ayda serbest kalmış. Zehirli dezenfektanları Avrupa’dan iade edilince, Meclis’te satmış.
- Süleyman Soylu, Binali Yıldırım, Berat Albayrak, Nihat Zeybekçi, Mevlüt Çavuşoğlu, Ruhsar Pekcan ile boy boy fotoğrafları var. İşte bunlar hep tesadüf... https://t.co/Jclie2BivS
Ablam balkondan düşerek hayatını kaybetti.
5. kattan düştü.
Olay eşiyle 2 saatlik bir kavganın hemen sonrasında gerçekleşti.
1 yılı aşkın süredir mahkemedeyiz.
17 yıllık sanık eşi ablam düştüğü gün bizimle konuşmayı kesti.
78. gün serbest bırakıldı.
Bugün 374. gün.
İlk iddianame kasten öldürme ve ağır ceza mahkemesi.
Bir gün sonra silindi ve intihara yönlendirme, asliye ceza mahkemesine döndü.
Sonra mahkeme tekrar ağır cezaya yönlendirdi ama bir süre sonra hemen asliyeye döndü.
Şimdide intihara yönlendirmeden yargılama yapılmaya çalışılıyor.
Onlarca tanık, kamera görüntüsü, şüphe, tutarsızlık ne ararsanız var ama sanık eş düşmeden önce "yapamazsın" demiş, ne anlamda demiş?
1- Yapamazsın atla anlamında mı?
2- Yapamazsın, bana ve oğluna rağmen mi?
Ya biz ne düşünelim?
Aile olarak perişan olduk.
Sanık ellerinden tuttum çekemedim kiloluydu diyor.
Tanık yukarıdan havuza balıklama atlar gibi düşen bir kadın gördüm diyor.
Komşular yine tanık olarak Tuğba'yı aldattı, mobbing uyguluyordu, herkesi manipüle ediyor, kızın psikolojisini bozdu diyor.
Kamera görüntüsünü izliyoruz ve tanığa benzer bir görüntü izliyoruz.
Sanık aşağı 1 dakika 40 saniyede iniyor, 112'yi arayan kişi komşu.
Ve diğer şeyler.
Ama bu olaylar ağır cezanın konusu asliyenin değil öyle mi?
Yazık...
Adalet elbet tecelli edecek!
ADALET İSTİYORUZ!
ETKİN SORUŞTURMA İSTİYORUZ!
BİLİRKİŞİ, UZMAN İSTİYORUZ!
#TuğbaYavaşİçinAdalet
#Düşersemİnanma
@tcailesosyal@yilmaztunc@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AsuKaya80TBMM@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni @COMUMedyaM @kampusfmcomu@oncecocukkadin
Türkiye, 2016 yılından bu yana, bilimsel temeli olmayan bir kararla, kalıcı yaz saati uygulamasına mahkûm edilmiştir.
Resmî gerekçe “enerji tasarrufu” olarak sunulmuştur.
Ancak gerçekte olan, enerji şirketlerinin kasasının doldurulmasıdır
Boğaziçi Üniversitesi ve Elektrik Mühendisleri Odası’nın raporlarına göre, bu sistem tasarruf sağlamamış, aksine sabah saatlerinde enerji tüketimini artırmıştır.
Bu artan tüketim, doğrudan vatandaşın cebinden çıkan para anlamına gelmektedir.
Devletin görevi, halkın yaşamını kolaylaştırmak, enerji verimliliğini artırmak ve kamusal faydayı gözetmektir.
Bugün sabit saat uygulaması, bu anayasal yükümlülüğe tamamen aykırıdır.
Çünkü kamu yararı değil, şirketlerin bilançosu korunmaktadır.
@ankahabera@halktvcomtr@cumhuriyetgzt@BirGun_Gazetesi@evrenselgzt@gazetesozcu@KararHaber@korkusuzgazete
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi sağlık hizmetinin yanında bedava kedi yakalama kapanı hizmeti de vermekte. İlgililere duyrulur!!!
45 gündür bu hastanedeyim enfeksiyona sebep olan şeylerin insandan başka bir şey canlı olduğuna şahit olmadım. Kediler ısınmak ve karnını doyurmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Ve en önemlisi hastalık yüzünden morali bozuk insanlara ve yakınlarına moral oluyorlar. Hastanelerin buz gibi duvarlarının arasında insanların içini ısıtan tek şey bu masumlar. Bu çabanızı hastane personeline saldıran insanlara sarfedin bu masumlara değil. @camsakurasehir
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
bu çocuk çok ünlü bir oyuncu olsaydı sabah akşam konuşulur magazinlerde konu olurdu yaşam savaşı veriyor kimsenin umrunda değil duy beni ekibindeki arkadaşları bile tek bir paylaşım yapmamış umarım bir an önce sağlığına kavuşur lütfen herkes dua etsin
Bir hafta önce sahte diploma skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir ay önce LGS skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir yıl önce yenidoğan çetesi skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Beş ay önce Bolu otel yangını skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir yıl önce 3 milletvekilinin altın kaçakçılığı skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Dört yıl önce ticaret bakanının kendi şirketinden bakanlığa dezenfektan satması skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
İki yıl önce Kızılay'ın depremzedelere çadır satması skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Adli Tıp Kurumu, kanser tedavisi görmüş, yeniden kanser riski taşıdığı tıbbi raporlarla sabit, cezaevi koşullarında 20 kilodan fazla kaybetmiş, mama desteği ile beslenen Beylikdüzü Belediye Başkanımız Murat Çalık hakkında “cezaevinde kalabilir” yönünde karar vermiştir.
Bu karar, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan “yaşama hakkı” ile 56. maddesinde düzenlenen “sağlık hakkı”nın açıkça ihlalidir.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün kendi mevzuatında ve AİHM içtihatlarında, tutuklu veya hükümlünün yaşamı ve sağlığı üzerinde ciddi risk oluşturan durumlarda infazın ertelenmesi veya tahliye edilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Hukukun üstünlüğüne inanan herkesin, bu keyfi ve vicdansız karara karşı sesini yükseltmesi bir vicdan borcudur!
Çükler dayanışması. Kızın tüm vücudu doğranmış ama "cinsel yakınlaşma isteğini geri çevirdi" diye haksız tahrik indirimi, "elem ve öfkenin niteliğini dikkate alarak". Elem ve öfke, yani çükün hayal kırıklığı.
Oldu olacak "Çükün kıymetini ve itibarını koruma kanunu" çıkarın artık.
Özellikle yaz aylarında buna benzer en az yüz motosiklet yanımdan geldi geçti. Motosiklet kazasında asfalt, sürücüyü de artçıyı da ayırmaz. Sürücü zırh içinde, artçı günlük kıyafetle, olmaz… Kask, mont, koruma ekipmanı sadece direksiyon başındakine değil, arkadakine de lazım. Yolun ortasında “keşke” dememek için, yola çıkarken önlem alın. Artçılar, sürücüye basit iki soru sorun, “Ben de niye giydiklerinden yok? ve “Sen de niye var?” Şakası yok, asfalt ile temasta artçı’ya geçmiş olsun… Abi ekipman pahalı ! Geçiniz… Kendine almışsın…Sana ucuz, artçıya mı pahalı…
#Motosiklet #Artçı #GüvenliSürüş #KaskHayatKurtarır #ÖnlemAl #Motorcu #GüvenlikÖncelik #MotosikletGüvenliği #HayattaKal
* reklam, tanıtım, jest, işbirliği, hoşluk, canım abim , başım gözüm üstüne vb eylemler içermez. Hatayı görüyordum yazdım… Tamamen duygusal…
İzleyicimden gelen mail:
" 24 Mayıs 2025 tarihinde Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bebeğimi normal doğumla dünyaya getirdim. "Bebek durdukça büyüyor, benim ilk çocuğumda da kendi sancım gelmedi. Siz başlatın doğumu hocam." Dememe rağmen 41 haftanın sonuna kadar kurallar gereği bekledim doğum için hastaneye gittiğimde yine sancım yoktu ve ultrasonda bebek 4000 gr görünmesine rağmen normal doğum kararı verildi ve suni sancıyla doğumum başlatıldı ama doğumum yine ilerlemedi. Hala normal doğumda ısrar ederek bebeğin kesesini patlatıp suyumu açtılar, hala bebek gelmeyince tam açıklık olmadan ıkınmam gerektiğini söylediler. Bebek daha ben yataktayken zorla ıkınarak alnına kadar geldi bu sefer de bebeğin alnı aşağıda sıkışmış halde doğumhaneye kadar yalınayak yürüdüm ve doktorun karnıma sert baskısı sonucu bebeğim doğdu ama sol kolu hareket etmiyordu. Dediler ki iri bebek 4335 gr doğdu hasar almaması imkansız olurdu. Kendi kendine iyileşiyor merak etme dedikleri bebeğe doktor 3 aylıkken ameliyat etmesi gerektiğini söyledi. Bu hastalığın adı Brakiyal Pleksus ve bu ameliyatları yapan doktor sayısı 2 elin parmağını geçmiyor. O da çok yüksek fiyatlı ameliyatlar ve bu çocukların devamlı fizik tedavi görmesi gerekiyor hareketsiz kalan kolun kaslarının sağlam kalabilmesi için. Ben öğretmenim bu yüzden en az 2 yıl ücretsiz izne ayrılmak zorundayım. Sancım suni, suyumun gelmesi ebe eliyle, doğum doktorun bastırmasıyla oldu. Ben şimdi NORMAL mi doğurdum? Lütfen bunu gündeme getirin, bu bebeklerin olduğu bir grubumuz var. Kızımdan sonra kaç bebek daha eklendi normal doğum ısrarı yüzünden.."
Toplu taşıma aracında, iki küçük çocuğunun elinden tutan bir vatandaşa yumruk atarak burnunu kıran saldırgan; yalnızca bir bedene değil, insan onuruna, kamu güvenliğine ve çocukların ruh sağlığına kastetmiştir. Bu eylem, Türk Ceza Kanunu’na göre açık bir kasten yaralama suçudur.
Bu seviyesiz şiddetin bahanesi olmaz. Failin derhal yakalanması, adli sürecin ivedilikle başlatılması ve hak ettiği cezayı alması kamu vicdanının en temel beklentisidir.
t1 tramvayında sirkeci durağında analog kamerayla fotoğraf çektiğimizi görünce poz veren vatman abla seni hala arıyoruz
tarih 3 eylül 2024'tü
VATMAN ABLA NOLUR BİZİ BUL