🔵 AURORA BLUE GIVEAWAY 🔵
🔹 3 winners, to enter:
· Follow @AuroraCS2_GG & @AuroraGaming_GG
· Like & Repost
Winners will be announced in 1 week 💙
Yeni Kripto Vergi Kanunu ile ilgili olarak: Türkiye’nin önündeki Büyük Fırsat ve Tehlike:
Biliyorsunuz Blok-Zincir ürünleri ile ilgili bir kanun teklifi Plan Bütçe komisyonundan Genel Kurula geldi:
3 İhtimal var:
1) Bu teklif o noktada geri çekilebilir.
2) Bu teklif değişiklik yapıldıktan sonra geçebilir.
3) Bu teklif aynı şekilde geçebilir.
Umarım 3. Ihtimal gerçekleşmez. Çünkü bu teklif aynı şekilde geçerse, Türkiye 100 yılda bir yakalayacağı büyük bir fırsatı kaçırmış olur.
Önce teklifin neyi içerdiğini yazayım. Sonra da bu hali ile nasıl bir tehlike olacağını ve nasıl bir fırsatın kaçacağını anlatayım. En son olarak da nasıl KÜÇÜK bir değişiklik ile milyarlarca doların Türkiye’ye akabileceğini anlatayım.
Teklif neyi içeriyor:
1) Türkiye içindeki borsalarda kripto paranız var ise, Alımda, Satımda ve Transferde Onbinde-Üç vergi. (Cumhurbaşkanı kararı ile sonradan 5 katına çıkabilir)
2) Türkiye içindeki borsalarda şimdilik %0 Stopaj vergisi (Cumhurbaşkanı kararı ile sonradan yüzde yirmiye çıkabilir).
3) Soğuk Cüzdanlarda veya Yabancı Borsalarda duran Kripto paralar için BEYAN zorunluluğu ve %40’a varan gelir vergisi.
4) Bu teklif Nisan ayında Kanunlaşırsa da muhtemelen GERİYE DOĞRU işleyecek şekilde vergilendirme (1 Ocak 2026’dan başlayacak gözlem)
Şimdi önce 4. Konudan hızlıca bahsedip gerçek konuya geleyim: Normalde Hukuk alanındaki Öngörülebilirlik ilkesi gereği hiçbir kanun GERİ işlememeli. Hatta kanunun çıkarıldığı yılın bir sonraki yılından başlamalı. Ancak son zamanlarda Maalesef bazen kanunlar GERİYE doğru işletiliyor. Bu elbette bir parça bile düşünüldüğünde olmaması gereken bir şey. Hukuk fakültelerinde öğretilen: "Kanunlar Makable Şamil olamaz" evrensel hukuk kuralı da tam bunu söyler. Yani Kanunlar çıktıkları tarihin öncesini kapsamamalıdır.
Kanun hangi hali ile çıkarsa çıksın muhakkak 4. Madde bu şekilde olmamalı diye düşünüyorum.
Şimdi gelelim asıl konuya:
Ben Finans Akademisyeni olduğum için Dünyadaki her türlü yeni finansal ürünü yakınen takip ediyorum. Son 10 yılın da en popular konusu Kripto Para Birimleri oldu (daha sonra bunu Yapay Zeka yatırımları devraldı).Bu alanların hep datasına, hem de felsefesine hakimim.
Size net olarak söyleyebilirim ki: Kripto yatırımcılarının çok ama çok büyük bir çoğunluğu, yatırımlarını ya Yabancı Borsalarda (Platformlarda) ya da daha da önemlisi Soğuk Cüzdanlarda tutuyor.
O yüzden Genel Kurul’a gelecek kanun bu şekilde geçerse, en önemli ve yatırımcıları ilgilendiren maddesi: Yabancı Platformlarda ya da Soğuk Cüzdanlarda bulunan yatırımlara Gelir Vergisi Beyannamesi zorunluluğu ve %40’a varan vergi olacak. Yani Onbinde Üçlük verginin etkilediği insan sayısı ve yatırım miktarı bakımından bir önemi kalmıyor.
Tamam şimdi yatırımların çok büyük bir çoğunluğunun (En azından bu kanun çıkmadan önce ama hala kanunun geçerli olacağı 1 Ocak 2026 itibari ile) Soğuk Cüzdanlarda ve Yabancı Borsalarda olması gerçeği yüzünden:
Kripto yatırımcılarının çok büyük çoğunluğu Gelir Vergisi Beyannamesi doldurup, %40’a varan vergi ödeyecek.
Şimdi buradaki Tehlike ama en önemlisi Fırsat nedir?
Eğer Kanun bu hali ile geçerse:
1) Yabancı Platformlarda veya Soğuk Cüzdanlarda yatırımı olanların çok büyük çoğunluğu beyan etmeyecek (Yastık altında altın tutanların beyan etmediği gibi).
2) O zaman da beyan edenler maalesef kendilerini saf ve naif hissedecekler.
3) Meclis tutanaklarında CRAF anlaşması gereği yabancı borsalardan bilgi paylaşımı yapılacağı buradan bilgi alınacağı söyleniyor. a) Yabancı platformların bilgi paylaşımı sadece 2027 sonrası, b) bu anlaşma soğuk cüzdanları raporlayamaz ve göremez, c) Blok-zincirde mixer yani karıştırıcı denilen yapılar paranın milyonlarca değişik cüzdana dağılmasını sağlayarak bilgiyi koruyor. O yüzden CRAF olsa da bir çok kişi beyan etmeyecek.
4) Kripto yatırımların çok ama çok büyük bir çoğunluğu beyan etmemek için Türkiye’ye gelmeyecek.
5) Lokal borsalarda çok küçük yatırımcı kalacak onlarda finansal okur yazarlıkları az olduğundan zamanla eriyecek.
6) Türkiye’de kurulan ve Blok-Zincir üzerinden hizmet veren Bilgisayar-Oyunu sektörü, soğuk cüzdanlar kullandıkları için ülke dışına çıkmak zorunda kalacaklar. İstihdam eriyecek.
7) Lokal borsalardaki para eriyince local borsalar gerçek potansiyellerine ulaşamayacak.
8) Türkiye normalde Milyarca dolar vergi toplayabileceği bir alandan yabancı platform, soğuk cüzdan ve local borsa ayrımı yaptığı için adam akıllı vergi toplayamayacak.
9) En kötüsü az sonra bahsedeceğim Fırsatı kaçırmış olacak.
Şimdi tehlikelerden yukarıda bahsettim.
Peki bu tehlikeleri yok etmenin ve büyük bir fırsat yakalamanın yolu var mı? Bence var, kısaca anlatmak isterim:
Bir kişi veya kurum neden yatırım yapar? Sadece Kripto değil, neden hisse senedi, emtia, gayrimenkul ve bunun gibi yatırımları yapar? Para kazanmak için. Peki bir insan neden para kazanmak ister? Harcamak için. Kuşkusuz bu her insan için böyle.
İşte Kripto yatırımı yapan bir insan da eğer yatırımlarında başarılı olursa sonunda o parayı Bankasına çekip:
1) Ev veya Araba almak
2) Çocuğunun masraflarını ödemek
3) Tatile çıkmak
4) Daha basit günlük harcamalar yapmak
Ister…. Ama bunları yapabilmesi için önce parasını Bankasına çekmek zorundadır. Bankasına çekmek için de, yatırımı ister Yabancı Borsada, ister Soğuk Cüzdanda olsun, yatırımı önce LOKAL borsaya çekmek oradan da bankasına transfer etmek zorundadır.
İşte tam bu noktada yukarıdaki TÜM tehlikeleri ve problemleri çözecek olan yöntem:
1) Yabancı Platform, Soğuk Cüzdan, Lokal Borsa farketmeksizin sıfır işlem vergisi.
2) Yabancı Platform ve Soğuk Cüzdanlardan önce Lokal Borsaya gelip orandan da Bankaya Çekilme anında %5 veya 10 (yetkiler bu oranı daha iyi bilirler ve belirlerler) transfer stopaj vergisi.
Bu yapıldığı anda Türkiye çok ciddi vergi toplar. Lokal borsalar çürümez. İnsanlar paralarını direkt ülkeye getirirler.
Diyeceksiniz ki: Ya Lokal Platformlara gelmeden direkt Yabancı Platform’dan kendi Türkiye içi Bankalara transfer yapılırsa: Bu olmaz çünkü Türkiye’deki Bankalar yabancı borsalardan gelen parayı Kabul etmiyorlar.
Yine Diyeceksiniz ki: Ya bu %5 veya 10 Bankaya transfer vergisini ödemek istemeyenler Kripto Kredi kartı denen ödeme sistemleri ile Türkiye içinde bankaya para çekmeden harcama yapma lüksüne sahip olursa ne olacak? O da olmaz çünkü Türkiye’de geçerli olan kredi kartları var. Kontrolü de çok kolay.
Yani benim önerdiğim bu sistem aşırı derecede etkili ve en önemlisi basit:
1) Her kripto yatırımcısının (diğer yatırımcılarda olduğu gibi) amacı para kazanmak.
2) Para kazanmak istemesinin amacı harcama yapmak.
3) Harcama yapmak için tek yol parayı bankaya çekmek.
4) Bankaya çekmenin tek yolu kripto paranın önce LOKAL borsaya gönderilmesi.
5) Lokal borsadan bankaya çekilen paradan %5 veya 10 stopaj alınması hem vergi gelirini uçurur hem de yukarıda bahsedilen tehlikeleri engeller.
Peki buradaki FIRSAT nedir?
1) Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai gibi bölgeler yıllarca parayı bu alana vergi koymayarak çektiler.
2) Şu anda Savaştan ötürü zor durumdalar. Para o bölgelerden çıkmak istiyor.
3) Eğer Türkiye Yabancı borsalardaki ve soğuk cüzdanlardaki Kriptoya %40’a varan vergi koyarsa, bu bölgelerden 1Dolar bile alamaz.
4) Ancak yukarıda bahsettiğim basit düzenleme sayesinde, bu savaşta olan bölgelerden Türkiye’ye çok ama çok ciddi para girişi olur gelecek 5 yıl içerisinde.
5) Çünkü Türkiye turizm açısından harika bir noktada, hizmet sektöründe çok güçlüyüz. Eğer bir kişi (ister Türkiye vatandaşı, ister yabancı) Türkiye’ye getirdiği yatırımı sadece Bankasına çekerken cüzzi vergi ödeyecekse bunu gözünü kırpmadan yapar. Alacağı hizmet için bu son derece basittir.
Uzun sözün kısası:
1) Eğer Kanun bu hali ile geçerse Türkiye’de Kripto sektörü ve yatırımcısı biter.
2) Milyonlarca olduğunu tahmin ettiğim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı zorda kalır.
3) Büyük bir fırsat da kaçmış olur.
Ben Kanun yapıcıların Genel Kurul’da bir değişiklik yapacaklarını umuyorum. Ya da Kanun bu şekilde geçecek ise (umarım bu hali ile zaten geçmez) en azından GERİYE doğru Kanun işletmeyeceklerini ve kanunu 1 Ocak 2026 değil 1 Ocak 2027 tarihi ile işleteceklerini umuyorum.
Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri ve Dubai’den gelen parayı yukarıda bahsettiğim çok basit bir çalım ile kaparsa çok sevinirim.
Herkese iyi bayramlar.
Epstein; başta çocuk istismarı olmak üzere birçok yasadışı faaliyet için Dark Web'i kullanan biri. Bitcoin’i bilmiyor olması ihtimal dışı; zira 2011 sonrası Dark Web kullanan veya orada faaliyet gösteren her birey Bitcoin’den haberdardır.
Satoshi’nin Epstein ile bağlantılı biri olduğunu varsayalım. Kendini gizlemek için bu denli uğraşmış bir karakter, bu kadar hassas konuları Gmail üzerinden başkalarıyla bu kadar rahat konuşabilir mi? Satoshi Nakamoto gibi operasyonel güvenliği (OPSEC) kusursuz, izini kaybettirme konusunda dahi seviyesinde olan birinin bu kadar basit bir hata yapması mümkün müdür?
Bitcoin açık kaynaklı bir yazılımdır; ilk günden itibaren herkes bu projeye katkı sağlayabilir. 2011 sonrası Dark Web’de kullanılan bir varlığın, o dönem yasadışı işlerle uğraşan kişiler tarafından desteklenmiş olması gayet doğaldır. Önceki tüm yasadışı ödeme sistemlerinin çuvalladığı bir ortamda, onlardan çok daha üstün ve açık kaynaklı olan bu sisteme "Hadi bunu destekleyelim" demiş olmaları son derece mantıklı bir süreçtir.
Bitcoin’i dünyanın en kötü insanı bile çıkarmış olsa, yazılımcılar bilir ki; açık kaynaklı ve İş Kanıtı (PoW) ile yönetilen bir sistem için bu durum bir sorun teşkil etmez. Herkese açık bir etkinliğe suçluların katılması, nasıl ki o etkinliğin asıl amacını saptırmıyorsa, Bitcoin için de durum aynıdır. Bitcoin, küresel kabul görmesi için üretilmiş, herkese açık ve açık kaynak kodlu bir varlıktır.
Suçlular satın alıyor diye altın almaktan vazgeçiyor musunuz? Ya da "Altını Siyonistler çıkarıyor" diyerek altın yatırımı yapmaktan geri duruyor musunuz? Bu iddialar, sistemin işleyişini anlamayan, içi boş söylemlerden ibarettir.
No complexity. No accident.
10/10 was caused by irresponsible marketing campaigns by certain companies.
On October 10, tens of billions of dollars were liquidated. As CEO of OKX, we observed clearly that the crypto market’s microstructure fundamentally changed after that day.
Many industry participants believe the damage was more severe than the FTX collapse. Since then, there has been extensive discussion about why it happened and how to prevent a recurrence. The root causes are not difficult to identify.
⸻
What actually happened
1.Binance launched a temporary user-acquisition campaign offering 12% APY on USDe, while allowing USDe to be used as collateral with the same treatment as USDT and USDC, and without effective limits.
2.USDe is a tokenized hedge fund product.
Ethena raises capital via a so-called “stablecoin,” deploys it into index arbitrage and algorithmic trading strategies, and tokenizes the resulting fund. The token can then be deposited on exchanges to earn yield.
3.USDe is fundamentally different from products such as
BlackRock BUIDL and Franklin Templeton BENJI, which are tokenized money market funds with low-risk profiles.
USDe, by contrast, embeds hedge-fund-level risk. This difference is structural, not cosmetic.
4.Binance users were encouraged to convert USDT and USDC into USDe to earn attractive yields, without sufficient emphasis on the underlying risks. From a user’s perspective, trading with USDe appeared no different from trading with traditional stablecoins—while the actual risk profile was materially higher.
5.Risk escalated further as users:
•converted USDT/USDC into USDe,
•used USDe as collateral to borrow USDT,
•converted the borrowed USDT back into USDe,
•and repeated the cycle.
This leverage loop produced artificial APYs of 24%, 36%, and even 70%+, widely perceived as “low risk” simply because they were offered by a major platform. Systemic risk accumulated rapidly across the global crypto market.
https://t.co/IK2gW4xUOP that point, even a small market shock was sufficient to trigger a collapse.
When volatility hit, USDe depegged quickly. Cascading liquidations followed, and weaknesses in risk management around assets such as WETH and BNSOL further amplified the crash. Some tokens briefly traded near zero.
The damage to global users and companies—including OKX customers—was severe, and recovery will take time.
⸻
Why this matters
I am discussing the root cause, not assigning blame or launching an attack on Binance. Speaking openly about systemic risks is sometimes uncomfortable, but it is necessary if the industry is to mature responsibly.
I expect there may be significant misinformation and coordinated FUD directed at OKX in the near future. Even so, speaking honestly about systemic risk is the right thing to do—and we will continue to do so.
As the largest global platform, Binance has outsized influence—and corresponding responsibility—as an industry leader. Long-term trust in crypto cannot be built on short-term yield games, excessive leverage, or marketing practices that obscure risk.
The industry needs leaders who prioritize market stability, transparency, and responsible innovation—not a winner-take-all mentality where criticism is treated as hostility.
Crypto is still early.
What we choose to normalize today will determine whether this industry earns lasting trust—or repeats the same mistakes again.
📘 Gün 13 – Yatırımcının Pusulası
#PiyasaParagrafları
Kriptoda da durum farklı değil.
Market cap’i yüksek olanları shortlamak daha güvenlidir, çünkü kolay kolay 2–3x yapamayacaklarını biliyorsunuz.
Fakat altcoinlerde, özellikle shitcoinlerde, durum tamamen farklıdır;
5–10x hatta daha fazlasını yaptıkları oluyor.
Bu yüzden altcoin veya düşük market cap paritelerde short açarken,
kasada yeterli teminat olduğundan emin olmak,
işlemi normalden ekstra küçük açmak çok daha mantıklı olur.
Ya da direkt stop kullanarak işlem alırsınız, en güvenli yöntem budur.
“Özellikle arzı sınırlı küçük şirket hisselerinde bu durum çok daha tehlikelidir. “Geri alım” baskısı (short squeeze), pozisyonu savunmayı neredeyse imkânsız hâle getirir. Bu sebeple profesyoneller genellikle likiditesi yüksek büyük hisseleri tercih eder.”
#Borsa #Finans #Yatırım