Madenci eşi Aynur Özdemir'in sesini herkes duymak zorunda.
"Sebahattin hayatımızı alt üst ettin, bizi borçtan borca soktun, şehir şehir süründürdün, kendini bilmezlerin maskarası ettin bizi. Çıkıp itibar diyorsun, senin itibarın kasandaki parandır."
Aynur Özdemir'in mücadelesi tüm işçi sınıfına örnektir. Kazanacağız, mutlaka ama mutlaka!
#MadenciMutlakaKazanacak
fındık fiyatları 90-100 tl olan ülkelerdeki maliyet hesabı yapılsın da karşılaştıralım türkiye ile öyle kıyas yapalım. bir de kokarca meselesi var. üretici kendi başına nasıl bir çözüm üretebilir mesela? oturduğunuz yerdem profluk taslamak hep kolay...
şımarmış ve hiçbir verimlilik gayesi olmayan üretici mi??? gel bak karadenize küçücük bahçesi olanlar bile maliyetini karşılamamasına rağmen yurt dışından gelip bahçesini topluyor kendi yapamasa bile başkasına bakımını, ilaçlamasını yaptırmaya çalışıyor. bir aydır +
Sencer Solakoğlu:
"Dünyada fındık fiyatları 90-110 TL iken Türkiye'de 200 TL fiyat açıklanıyor ama üretici yine memnun değil.
Biz dekardan 90 kg alırken, ABD'de 250 kg alıyor.
Göreceksiniz fındık çok kısa süre sonra Türkiye'de üretilmeyecek.
Şımarmış ve hiçbir verimlilik için bir gayesi olmayan bir üretici kitlesinin tembelliğinin sonucunda dünya geldi ve şuanda bizi solluyor"
çünkü devletin sahaya yansıyan bir tarım politikası yok! allah bilir kağıt üstünde bile yoktur enstitü binaları elektrik yakmaktan başka bir işe yaramıyor. daha bir tane uzman, ziraat mühendisi vs görmedik ortalıkta. verim olmamasının sebebi nasıl üretici oluyor bu durumda? +
Bunu yeni gördüm. Birkaç gündür Giresun ve Ordu civarındayım. Neden sonuç ilişkisinden, coğrafyadan bihaber piyasacı ve endüstriyelleşmiş bir tarım isteğinin yansıması. Sorunu üreticiyi yükleyerek asıl konuşulması gerekenleri savuruyor. Küresel fındık pazarında yaratılan devasa katma değerin aslan payı batılı çikolata devlerinin kasasına akarken üretim yükünü ve doğa koşullarının riskini omuzlayan Karadeniz köylüsü sistemli bir şekilde yok sayılıyor. Bahçedeki üreticiye tembel ya da şımarık etiketi yapıştırmak gerçeği görünmez kılmaktır.
sabahın köründe kalkıp çoluğun çocuğun stickerlarına dadanmışsınız iki hafta sonra yüzüne bile bakmayacaksınız şu aldıklarınızın. bir de sevdiklerime de aldım diyorlar yersennn
Millet bahçesi tadında külliye gibi birşey. Ya da tam tersi. Her ne ise, tıkır tıkır çalışan ödüllü bir havalimanını öylece kapatmayı ve buraya yapılan onca yatırımı babasının malı gibi çöpe atmayı izah edemez, etmiyor. Hele ki dönüştüğü şey buysa..
Sermayedar devlet, kamusal alanı sermayeye terk etmeden önce onu bilinçli biçimde metruklaştırır ve kamusal kullanımını aşındırır. Ardından devletin yaptığı bilinçli tahribatı gözardı eden ve sermayenin dokunuşunu “çözüm” diye pazarlayanlar devreye girer.
Siz bunlardan olmayın.
“Yol yapınca daha çok trafik oluyor” diyenler…
Sizi yeni tamamladığımız Abdülhamit Han Köprülü Kavşağı ve 6 kilometrelik yeni bağlantı yollarına bekliyoruz.
Şahinbey 1 milyonluk bir ilçemiz ve bu proje en az 600 bin hemşehrimizin günlük hayatını, trafikte geçirdiği zamanı doğrudan etkileyen bir yatırım.
Gelin, inceleyin
ve AK BELEDİYECİLİK BAKIŞ AÇISI ile yapılan yolların, trafiği nasıl rahatlattığını görün.
İstanbul'da Kasımpaşa - Trabzonspor maçında atılan havai fişeğin çıkardığı yangın nedeniyle ressam Murat Melih Özen'in yıllarca uğraştığı tablolar yanarak kül oldu.
Murat Melih Özen: “Her şeyim yandı. 20 senelik bir ressamın resimleri katledildi. Ben resimlerime ruhumu verdim…”
300 dönüm birinci sınıf tarım toprağı, “iklim zirvesi” için otoparka çevriliyor. 150 dönümü şimdiden asfaltlandı.
İklim krizini üreten düzen, kendini “COP31” diye pazarlıyor.
Toprağı asfaltlayıp krizi yeşile boyamak, çözüm değil, krizin ta kendisi.
#COP31#Antalya