Sayın Başkanımız Dursun Aydın Özbek ve Yönetim Kurulu Üyelerine;
Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda bir iç çekişmelerin yaşandığı kulağımıza geliyor.
Önceki sezonlar görev tanımlarının iyi belirlenmemesi kimse küsmesin diyerek bir takım ikiliklerin oluşması Galatasarayımıza transfer süreçlerinde ve haklarımızın savunulması noktasında maalesef zarar verdi.
Görevlerin ve pozisyonların belirgin olmaması bir yönetim politikası, tarzı olmamalı.
Önemli hedefler ve istikrar için görev dağılımı acilen netleştirilmeli ve yaşanan iç çekişmeye bir an önce son verilmeli.
Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray’ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.
Özellikle bu sene en büyük iş Başkanımız Dursun Aydın Özbek’e düşüyor masaya yumruğunu vurarak sert bir şekilde iç çekişme yaşayan isimlere bunu hatırlatmalı ve görev dağılımlarını keskin bir şekilde acilen açıklamalı.
Önümüzde kendi rekorumuzu kendimizin kıracağı üst üste 5. şampiyonluk ve Avrupa hedefimiz var. Bizi bu hedeften uzaklaştıracak hiçbir mazerete tahammülümüz yoktur.
KAMUOYUNA!
2025-2026 Sezonu geçtiğimiz pazar günü şampiyonluğumuzla tamamlandı.
Maçların tamamlanmasıyla birlikte Süper lig’den düşen takımların gerek başkanları, gerek yöneticileri gerekse de basın ve siyasi parti yöneticilerinin LİG TESCİLİYLE ilgili gündem oluşturma çabalarını şaşkınlıkla izliyoruz.
Ligden düşen takımlara mensup yönetici ve taraftarların ligden düşmenin verdiği üzüntüyle verdiği tepkileri anlayışla karşılamaya çalışıyoruz.
Fakat 12 yıldır şampiyon olamayan son 5 yıldır da üst üste ikinci olma rekorunu kıran bir kulübün sosyal medyadaki gayrimeşru trollerinin peşine takılarak bir milletvekilinin sözde kendi şehrinin takımı için adalet arayışı deyim yerindeyse hokkabazlıktır.
Hele hele bu hak arayışına kendi siyasi partisini alet etmesi kelimenin tam anlamıyla skandaldır.
Kendi şehrinin hak arayışını kendi camiasıyla yapmak yerine her koşulda Galatasaray camiasına saldıran bu alçak, ahlak yoksunu, sosyal medyanın gayrimeşru çocuklarıyla yol yürümeye kalkanlar şapkasını önüne alarak tekrar düşünmelidir.
Defalarca avantaj kendilerine geldiği halde kullanamayan aşırı başarısız kulübün zeka yoksunu trollerine değil, düştükten sonra mağdur olduklarına inanan kulüplere soruyoruz;
❓Bir mağduriyet söz konusuysa Şubat ayından beri neredeydiniz?
❓Ligden düşen kulüplerin Şubat ayından beri bir itiraz, bir hak/adalet arayışı neden olmadı?
❓Adil olmadığını düşündüğünüz bir ligde neden itiraz etmeden oynamaya devam ettiniz?
❓Şubat ayındaki operasyondan dolayı bir mağduriyet oluştuğu algısını oluşturan ama ligin 1. haftasından 34. haftasına kadar düşme potasında olan bir kulüp lig tescil edilmesin derken kime ve neye hizmet ediyor?
Son olarak;
Kasım ayında Fenerbahçeli bir yöneticinin “ Galatasaray’ı Türkiye’nin Bayern Münih’i yapmayacağız.” açıklaması o günden bugüne sergilenen senaryoyu gözler önüne seriyor.
GALATASARAYIMIZIN ÜST ÜSTE ŞAMPİYONLUK REKORLARI KIRMASINI DURDURAMAYACAKSINIZ!
ALIŞACAKSINIZ!
KİMSE GALATASARAYIMIZIN ANASININ AK SÜTÜ GİBİ HELAL ŞAMPİYONLUĞUNU TARTIŞMAYA AÇAMAZ!