#varolusgunlukleri@ecapa_aklinizi
Bir ülkenin çöküşü her zaman gürültüyle başlamaz. Kimi zaman bir üniversite sıralamasında sessizce düşer. Bir laboratuvarda ışıklar daha erken kapanır. Bir hocanın odası boşalır. Bir öğrencinin gözündeki merak, sınav sisteminin dar koridorlarında yavaşça söner.
ODTÜ’nün 85’inci sıradan 801’e,
Boğaziçi’nin 139’dan 601’e,
İTÜ’nün 165’ten 801-1000 bandına düşmesi... sadece akademik bir veri değildir.
Bu, memleketin akıl damarlarında yaşanan tıkanmadır. Çünkü üniversite dediğin yer yalnızca diploma veren bina değildir; bir ülkenin geleceğiyle yaptığı en ciddi sözleşmedir. O sözleşme bozulduğunda, geriye yalnızca kalabalık sınıflar, yorgun hocalar, ezbere sıkışmış öğrenciler ve kendine güvenini kaybeden bir toplum kalır.
Ekonomi bozulur, yeniden toparlanabilir. Para yanar, yeniden kazanılır. Sistem çöker, değiştirilebilir. Hukuk yara alır, irade varsa onarılabilir. Ama eğitim başka bir şeydir. Çünkü eğitim, insanın içindeki zamanı biçimlendirir. Bir çocuğun merakını, bir gencin düşünme biçimini, bir toplumun hakikatle kurduğu bağı şekillendirir. Yanlış verilen eğitim sadece bugünü bozmaz; yarının aklını da sakatlar.
Üniversiteden mezun olmuş birine dönüp “Senin eğitimin eksikti, baştan başlayalım” diyemezsin. Liseyi bitirmiş bir genci yeniden çocukluğuna gönderemezsin. İnsan ömrü geri sarılan bir kaset değildir. Kaybedilen her yıl, yalnızca takvimden kopan bir yaprak değil; zihinden, hayalden, üretimden ve karakterden eksilen bir parçadır.
Asıl mesele sıralama kaybetmek değil. Asıl mesele, düşünmeyi öğretemeyen bir düzenin insanı sadece yarışmaya, ezberlemeye ve hayatta kalmaya zorlamasıdır. Oysa eğitim insanı özgürleştirmelidir. Soru sormayı, itiraz etmeyi, bağ kurmayı, üretmeyi, yanılmayı ve yeniden denemeyi öğretmelidir.
Bugün Türkiye’nin en derin yarası bütçe açığı değil, bilinç açığıdır. Çünkü ekonomi kasadır, hukuk terazidir, siyaset sahnedir; eğitim ise insanın kendisidir. İnsan bozulduğunda bütün sistemler eninde sonunda aynı karanlığa düşer. Bir ülkeyi gerçekten ayağa kaldırmak istiyorsan önce sınıfa bakacaksın. Orada ışık yoksa, gerisi sadece dekor olur.
Yüce devletimiz TÜV denilen araç muayene soygununu “tekel” yapmasaydı, millet alternatif şirketlere giderek bu cinayete tepkisini gösterebilirdi.
Ama alternatifi yok.
Ama seve seve, ama söve söve TÜV kullanmaya devam edeceğiz.
Yüce devletimiz orada öpülmemizi uygun gördü!!
Çerkesçe sürgün ağıtı "Yistanbulako"
"Adige bayrağı dalgalanıyor rüzgarda
Geride kalanların haberlerini bize kim getirecek..
İstanbul'un yolu ne dolambaçlı
İstanbul'a götürüyorlar bizi"
Sevgili Muammer @Ketencoglu ile beraber söylüyoruz.
#21mayıs1864Çerkessürgünvesoykırımı
Sevgili Muhalifler,
Ekrem İmamoğlu, 2017'de aldığı evin önündeki villaları İBB'den milyarlarca lira ihale verdiği arkadaşına satın aldırıp, seçim öncesi yok pahasına açıktan zimmetine geçiren.
Seçim sonrası, mülkünün önü bir daha kapanmasın, değeri düşmesin diye evinin önündeki şahıs arsasını 156 milyon liraya İBB kasasından kamulaştıran.
Pervasız bir hırsızdır.
Emin olun, siz bile bu 3. sınıf kasaba müteahhitinden daha iyisine layıksınız.
7. Bağışıklığını güçlendir, sağlığını koru!
Barbara O’Neill, güçlü bir bağışıklık sisteminin anormal hücre büyümesine karşı savaşabileceğini söylüyor. Bunun için şu yöntemleri öneriyor:
✔️ Sıcak-soğuk terapi uygulayın.
✔️ Günde 7-8 saat kaliteli uyku alın.
✔️ Probiyotikler ve fermente gıdalarla bağırsak sağlığınızı destekleyin.