Hastanelerde yapılan denetimlerin odak noktası neden hep hemşireler? Sağlık profesyonelleri arasında en çok suistimal edilen ve baskı altında tutulan kesim biziz.
Yetersiz personel sayısıyla Avrupa standartlarında performans beklemek gerçek dışıdır. Kapasitenin katbekat üzerinde hasta girişi olduğunda, yetişilemeyen her işin faturası hemşireye kesiliyor. Oysa sorun hemşirede değil, bu çarpık sistemdedir!
Artık standartlar netleşmeli:
• Serviste bir hemşireye düşen maksimum hasta sayısı ne olmalı?
• Poliklinik sirkülasyonuna göre kaç hemşire görevlendirilmeli?
• Acil servislerdeki yoğunluk bazlı personel planlaması nasıl yapılmalı?
Denetleme mekanizmaları, formlar üzerinden açık aramak için değil; eksik personeli ve güvenli çalışma koşullarını tespit etmek için kurulmalıdır. Sistemsel hataların bedelini hemşireler ödememeli!
#hemşire #ebe #hastane
Sağlık çalışanları ayakta kaldığı için sistem çalışıyor sanılıyor. Oysa gerçek şu sistem onların yorgunluğu ve sessizce taşıdığı yük sayesinde sadece bir şekilde dönmeye devam ediyor.
Yıllardır süregelen personel eksikliğiyle çalışırken, alandaki her yeni iş yükünün "hemşirenin görevi" haline getirilmesine tanıklık ediyoruz. Sorunları açıkça dile getirip, "Bu mevcut kadroyla hastalara yetişemiyoruz, güvenli bakım hizmeti veremiyoruz; olası aksaklıkların müsebbibi ve muhatabı biz olmak istemiyoruz," dediğimizde ise sessizlikle karşılaşıyoruz. Sistemdeki bu eksikliğin herkes farkında ancak "yetersiz personelle çok iş" mantığı, ne yazık ki hemşireden başkasına dayatılmıyor.
Personel yetersizliğinin farkında olunmasına rağmen, bizler bu yoğun tempoya alıştıkça, aslında hemşirenin asli görevi olmayan işler üzerimize yapışıyor. Bir süre sonra bu angaryalar görev tanımımızın bir parçasıymış gibi lanse ediliyor ve "Bunu neden yapmadın?" noktasına kadar getiriliyoruz. Hemşirelik makamı, sistemin tüm angarya işlerinin "konforlu bir uğrak noktası" haline getirilmiş durumda. Üstelik bu süreçte, sanki taleplerimizde haksızmışız gibi manipüle ediliyor ve sürekli suçlu çıkarılıyoruz.
Açıkça görülüyor ki sistem can çekişiyor ve bu sistemin motorunda ciddi bir arıza var. Yetişmiş, nitelikli hemşirelerimizi yurt dışına kaptırıyoruz. Bu göç, sadece mevcut kadroyu eksiltmekle kalmıyor; tecrübe aktarımı kesildiği için arkadan gelecek olan nesillerin kaliteli yetişmesine de engel oluyor. Kısacası; bizler devasa işler başarıp karşılığında çok küçük saygılar görüyor, emeğimizin karşılığını hiçbir şekilde alamıyoruz.
#ebe #hemşire
Aynı hastanede 6. yıla girerken dönüp arkama bakıyorum; beraber başladığım hemşire arkadaşlarımdan biri majör depresyon tanısı aldı, diğeri ağır bir ameliyat geçirdi. Bir diğeri istifanın eşiğinde, biri de "bu şartlarda daha fazla devam edemem" deyip şehri terk ediyor. Meslekte devamlılık oranı tam bir kaos.
Problem bizde mi yoksa sistemde mi?
Bize "normal" gibi dayatılan uykusuz 24 saatleri, düzensiz hayatı ve yavaş yavaş kaybettiğimiz sağlığımızı bugün konuşmazsak yarın çok geç olacak. Gece çalışmanın bir farkı, bu ağır yükün bir bedeli olmalı. Savaşta değiliz, neden bu şartlara mahkûmuz?
Bir hemşire olarak söylüyorum: 24 saat aralıksız çalışan birinden verim beklemek sadece hayaldir. Bu durum sadece bizi değil, hizmet alan halkı da doğrudan etkiliyor. Artık uykusuz nöbetlerin faturasını sağlığımızla ödemek istemiyoruz. Sistemin değişmesi şart!
#ebe #hemşire
Son dokuz aydır kendimden de dönüştüğüm insandan da mesleğimden de her şeyden nefret ettim.
Nefret ettimmm , daha ne kadar böyle devam edecek bilmiyorumm
#hemşire
Tek başına 19 “takip gerektiren” hasta bakıyorsun. Herkes senden 24 saat güleryüz, sabır, eksiksiz teslim ve takip bekliyor.
Bunu da yapıyoruz bir şekilde molasız..
Hastanın biri sekreter bulamadığı için sana küfrediyor….
Cevap verirsen sen suçlusun yine , olduu, başkaa!!
Öğrenme Sürecinde Hemşirelik Neden Anlamsızlaşıyor?
Bugün servislerde hemşirelik, bilimsel bakım pratiği olmaktan çıkıp yangın söndürme mesleğine dönüşüyor.
•20 hastaya 1 hemşire düşüyorsa
•Cerrahi ve dahili yoğunluk ayrımı yapılmıyorsa
•Hasta başı bakım süresi hesaplanmıyorsa
Ortada “nitelikli bakım” değil, yalnızca sistemi döndürme çabası vardır.
Klinik Gerçek
Bir hemşire;
•Erken mobilizasyonu sağlamazsa
•Solunum egzersizi ve fizyoterapi eğitimini veremezse
•Mesane eğitimi uygulayamazsa
•Diyabetli hastaya taburculuk eğitimi planlayamazsa
En başarılı ameliyat bile komplikasyona açık hale gelir.
Çünkü:
Yatak hasta bakmaz. Hemşire hasta bakar.
Sorunun Kaynağı
Sahada çalışan hemşire şunu biliyor:
20 hastaya 1 hemşire verirseniz, bakım değil ancak “minimum müdahale” olur.
Ancak alandan uzak, kâğıt üzerinden pratiğe yaklaşan bir idareci “Bu neden böyle?” diye sorabiliyor.
Cevap basit:
İstatistik tutulmuyor. Branş bazlı hemşire planlaması yapılmıyor. Hasta yükü hesaplanmıyor.
Cerrahi servis ile dahili servis aynı yoğunlukta değildir.
Onkoloji, kardiyoloji, genel cerrahi aynı bakım yüküne sahip değildir.
Buna rağmen kadro planlaması çoğu yerde sabit sayı mantığıyla yapılır.
Sonuç Ne Oluyor?
•Önleyici bakım yapılamıyor.
•Taburculuk eğitimi eksik kalıyor.
•Hasta ertesi gün komplikasyonla geri geliyor.
•Diyabetli hasta şeker takibini bilmeden eve gidiyor.
•Mobilize edilmemiş hasta pulmoner komplikasyon riskiyle taburcu oluyor.
Bu tablo hem hasta güvenliğini hem de sağlık ekonomisini tehdit ediyor.
Çözüm Olarak;
1.Cerrahi ve dahili branşlar ayrı ayrı istatistiklenmeli.
2.Hasta başı bakım süresi ölçülmeli.
3.Hemşire başına düşen hasta sayısı bilimsel kriterlere göre belirlenmeli.
4.Taburculuk eğitimi performans göstergesi olmalı.
Uluslararası literatür nettir:
Hemşire başına düşen hasta sayısı arttıkça mortalite ve komplikasyon oranı artar.
Bu bir “şikâyet” değil, bir sağlık politikası sorunudur.
#hemşire #ebe
...
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.
Bitmez bitmez diyordum, işten çıkmışım da bir hafta olmuş bile.
Sonuç olarak; bazı insanlara tahammül edemiyorum.
Birkaç tane yakın arkadaşımı çıkardım hayatımdan.
Birazcık fiziksel ve psikolojik yıpranma ++++
Son olarak kazandığından geriye pek bir şey kalmamış.👌🫡🤪
Sabah 7.30 da kalkıp seçmeli AKTS saydım,emin olamadım 3 kere daha saydım. Yine emin olamadım zorunluları sayıp toplamdan düştüm.
Sanırım ben seçmeli kotamı doldurdummm🥹🥹🙂🥳
(Ders bulmak, ders kaydı yapmak #Hacettepe 'ye has bir zorluk.)