en nefret ettiğim de rasyonalizasyonu (mantığa bürüme/bahane bulma) kabul edilmesi güç, uygun olmayan davranışları kendi benliğine uygun, mantıklı ve kabul edilebilirlik yaratan gerekçelerle açıklamaya çalışan manipülatif savunma olarak kullanmaları.
artık insanların haklı çıkmak için inatlaşması, inkarı, rasyanolizasyonu, seçici algısı, kendi kusurlarını veya niyetini karşı tarafa yüklemesi, geçmişe gidip karşı tarafta hata yaratma manipülesi ile uğraşmamak için fark edip geçmeyi, bir şey dememeyi şiar edindim.
eğer boşlukta hissettirmelerinden nem kapıyorsan, muhtemelen sana işlerine gelmediğinden ötürü her şeyden bir anlam çıkardığını söyleyecekler. oysa paulo diyordu ya, "bütün kelimeler bitişik olsaydı, anlam çıkarmak zor olurdu. boşluklar önemlidir."
pamuk ipliğine bağlı bir bağın kopmamasındaki en güçlü zemin saf sevgidir. iki farklı insanın, belki zıt karakterlerin kıymet bilincini birbirlerine duyduğu saygı ve değer düğümler.
ne demiştik, her yerde kendine göre olmayı dilesende etraftaki insanların seni algılayışları değişiktir. seni kim ne kadar iyi tanırsa tanısın en iyi hâlin, kişiden kişiye farklı yorumlanacaktır. en doğru tanımı ise seni sana göre anlatan yapar. her söylenileni ciddiye alma.
kıymeti bilinmeyen yakınlığı kurtarmaya çabalamamak en mantıklısı olacaktır. neden kötü tarafını mahcup olmadan daima samimiyet adı altında sunanları sana bağlamak zorundasın? yeterince iyiyse kötü hissettirmeyecek olması gerekmez miydi?
bir insanı birinin arkasından konuşmamasıyla da tanıyamazsınız, nasıl yorumladığıyla tanırsınız. anlatılan bir durumu değerlendirirken doğru olan tavır ve itibar yönü ile yorumlamıyorsa, fesattır.
özellikle sorun çıkmasın diye konuşmak istemediğim konularda üzerime gelinmesinden nefret ediyorum. istiyorum ki; karşı tarafın bende bırakacağı son fotoğraf beni bilerek kışkırtmak olmasın, hatırı ağır bassın mesele etmeyim, kapatayım.
tanrının önünde yaptığın iyiliklerin ve kötülüklerin büyüklüğü küçüklüğü, samimiyetine göre değerlendirilir. ahlak ve erdemin fazlası tanrıya aittir, sana verdiğini esirgeme ama varlığını eksiltme, koru.
duygusal olsun, arkadaşlık olsun iletişimlerde rastlanır. ne kadar iyi anlaşılırsa anlaşılsın zaman sınırları bulanıklaştırır. iki tarafın birbiri hakkında düşünceleri, olumlu özellikleri, kıymet bilinci her zaman farkında olmaya değer tutulmalıdır.
mesela bu ihtiyaçlar; anlaşılmak, görülmek, değerli hissetmek, yakınlık vs konuşulmazsa, karşılanmazsa, kişi bile tam adını koyamazsa zihin bilinçli karar vermeden, oluşan sessizliğin alışkanlığını devam ettirir.