Bana saygısı olmayan hiçbir insana benim de saygım olmaz, olamaz. Tartıda ağır gelen, terazide denk gelmeyebilir. Ben kuytu köşede de aynıyım, baş köşede de. Çizgim; günlük menfaatler, yalancı suratlar ve yapmacık yürekler için bozulmaz. Çünkü karakter, yalnızca insanların gördüğü yerde değil, kimsenin görmediği yerde de aynı kalabilmektir.
Dünyada farklı ülkelerde yaşam belgeselleri izliyorum. Bizim durumumuz hakikaten çok kötü..
ama anlatamıyorsunuz.
İnternet okuryazarlığı zayıf.
Ölmeyi göstermişler bize, bayılmayı lütuf kabul etmişiz millet olarak.
Şu paragraf güzel anlatmış; “Her şeyden çok sıkıldığım bir evreye geldim. Tahammül seviyem yok artık. Kimseye gerektiğinden fazla katlanamıyorum. Kimsenin peşinden koşacak gücüm yok. Belki de koşacak gücüm yok.Olacak her şey kabulüm, olmayana da üzülecek zamanları çoktan geçtim.”
Gorilleri hayvanat bahçesine kapatıp bir de cam arkasından onları gülerek izlemek bana çok ayıp ve terbiyesizce geliyor, bebeğine sarılmış yağmurdan koruyan anneye bi grup gerizekalı camın arkasından gülüyor
aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılırlar. halbuki olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece 2’ye ayrılırlar: iyi insanlar ve kötü insanlar.
Şirketlerin yüzlerce milyonluk vergi borcu şak diye siliniyor, kaçak yapılar imar barışıyla affediliyor, milyonluk futbol kulüpleri bile para istiyor, buraya kadar kimseden ses yok. Ne zaman kyk borcu desek hovvvv dilencilik yapmayın,vergilerimizle aldınız o parayı falan. Yav git
Kaba saba davranışlar, hayt huyt konuşmalar, sürekli küfürlü konuşmak bizim insanda ilginç bi şekilde doğallık olarak görülüyor. Davranış bozukluğu, toplum içinde yaşadığından bihaber olmak, iletişim kurmayı bilmemek doğallık değildir. Öküzle doğal farklı şeyler. Efendilik lazım