GÜNCELLEME!
OLAY OPENAI ŞİRKETİNİN İÇİNDE DE BÜYÜYOR!
Google ve OpenAI çalışanları "BÖLÜNMEYECEĞİZ" başlıklı açık mektup yayınladı. Google'dan 588, OpenAI'dan 93 mevcut çalışan imzaladı.
Mektup çok net konuşuyor. Savaş Bakanlığı Anthropic'i tehdit ediyor. Savunma Üretim Yasasını kullanarak modeli zorla askere almakla, şirketi tedarik zinciri riski ilan etmekle korkutuyor. Sebebi ne biliyor musunuz, Anthropic modellerinin kitlesel gözetleme ve insan denetimi olmadan insanları öldüren otonom silah sistemlerinde kullanılmasını reddettiği için.
Pentagon'un stratejisi şu, şirketleri birbirine düşür. Birinin korkusuyla diğerini ez. Eğer biri boyun eğerse diğeri de mecbur kalır.
Sam Altman tam da bu tuzağa düştü. Ya da düşmedi, bilerek koştu.
Ama çalışanlar bambaşka bir şey söylüyor. Diyorlar ki biz dünyanın en büyük iki yapay zeka şirketinin çalışanlarıyız. Liderlerimizin farklılıklarını bir kenara bırakıp bu talepleri birlikte reddetmesini bekliyoruz. Modellerimizin kitlesel gözetleme ve insan denetimi olmaksızın insanları öldürme amacıyla kullanılmasına izin vermeyeceğiz.
Sam Altman'ın kendi çalışanları ona rağmen Anthropic'in yanında duruyor. Kendi evinden isyan yükseliyor.
Bu artık şirketler arası bir rekabet değil. Bu insanlığın geleceğiyle ilgili bir sınav. Ve cevap gün geçtikçe daha net ortaya çıkıyor.
Sessiz kalmayın. Paylaşın. Herkes görsün!
Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania, Berlin'de düzenlenen Barış İçin Sinema galasında, belgeseli Hind Rajab'ın Sesi ile aldığı "En Değerli Film" ödülünü kabul etmeyi reddetti.
Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve oyuncu Kevin Spacey de katıldığı gecede, 7 Ekim saldırılarında sivilleri kurtardığı için eski İsrailli general Noam Tibon’un da ödüllendirilmişti.
Yönetmen Ben Hania, kürsüye çıkıp ödülü reddini anlattı:
“Barış, iktidar kendini rafine ve rahat hissedebilsin diye şiddetin üzerine sıkılan bir parfüm değildir. Sinema da görüntü aklama aracı değildir.
İsrail ordusu Hind Rajab’ı öldürdü; ailesini öldürdü; onu kurtarmaya gelen iki sağlık görevlisini öldürdü. Dünyanın en güçlü hükümetleri ve kurumlarının suç ortaklığıyla yaptı bunu. Ölümlerinin, barış üzerine yapılacak kibar bir konuşmanın dekoruna dönüşmesini kabul etmiyorum.”
“terrorist .. posing an immediate threat” was literally a 3 year old girl, Ahed Tareq Al-Bayouk, murdered by Israeli forces today in front of her family's tent in the Al-Mawasi region, southern Gaza
Ekosistem ile çok ilgileniyorsanız, Türkiye'nin yarısından çoğunu madenlere ihale eden sistem ile, Sazlıdere'yi su havzası yapmaktan çıkarıp, canımıza kastedenlerle, Mera, Zeytin Kanunu'nu değiştirip tüm nesillerin alnına kurşun atanlarla uğraşın. Hayvanları bırakın.
@eyuplovely Gabor Mate' agrees.
"Much of the intention of Holocaust academia has got nothing to do with trying to change the world's relationship to cruelty and unfairness. It's to establish a sense of Jewish exceptionalism."
İstanbul Saint Joseph Lisesi’nde hâlâ görevde olan felsefe öğretmeni G.Y.’nin yıllara yayılan taciz ve istismarını ifşa ediyoruz.
G.Y. tarafından istismara uğramış ve bunu bildirmek isteyen kadınlar bize ulaşabilirler.
Bize ulaşacak tüm kadınların gizliliği korunacaktır.
Bu topraklarda doğan çocuklar kendi vatanlarında, binlerce pound vermeksizin, alın teriyle LSE seviyesinde bir üniversite hayatı geçirebiliyordu.
Bunu bize çok gören adam kendi oğlunu, aynı anda aldığı bilmem kaç maaşla, bize layık görmediği LSE’ye göndermiş.
Gerisi magazin.
İki yıl önce Behramkale köyünde küçük bir kitapçı açtım. Ticari bir beklentiyle değil, tamamen hobi amaçlı, biraz da köyümde geçirdiğim zamanı daha anlamlı geçirmeye imkan vermesi umuduyla. Bu süreçte ister istemez kitap sektörünü de biraz tanımam gerekti: Toplu olarak nereden / nasıl alınır, kâr marjları ne civardadır, tipik bir kitapçının maliyet yapısı nasıl oluşur vs.
Ticari açıdan epey zararlı bir operasyon oldu benim için 😅 Ama aldığım keyif ve öğrendiklerim açısından da tam tersi, çok mutluyum. Belki bir gün detayları anlatırım...
Geçenlerde online kitap fiyatlarını karşılaştıran bir gönderiye rastladım: Genellikle Amazon en uygun fiyatlı kitap temin edilen yer olarak görünüyor. Son iki senede yaşadıklarım aklıma geldi ve canım sıkıldı; bu konuda biraz dertleşmek istiyorum.
Şöyle ki:
Kitapçımı açarken en çok uğraştığım konu tedarik konusu oldu: Kitapları indirimli olarak nereden alabilirdim? Kadıköy'de en sevdiğim kitapçım Orfe Moby Dick'e gidip sahibi Fatih'den yardım istedim; dedi ki "sen küçük işletme olacaksın, bir sürü yayıneviyle uğraşma, en iyisi (bir çok yayınevini bünyesinde barından bir dağıtıcı olan) Prefix'den al". Bir de kontak telefonu verdi. Sağ olsunlar çok yardımcı oldular, adetlerim az olmasına rağmen bana bir indirim tanımladılar ve ilk stoğumu onlardan aldığım kitaplarla oluşturdum. Zamanla bilim kurgu edebiyatının önemli kısmını kapsayan @ithakiyayinlari, Alfa gibi yayınevleri ile de temas kurmayı başardım. Çok mutluydum.
Ta ki Amazon'a bakana kadar: Bazı kitaplar, benim indirimle aldığımdan da daha ucuza müşteri satış fiyatı olan kitaplar vardı, hem de hiç azımsanmayacak kadar çok sayıda!.. Hemen Prefix'deki kontağımı arayıp durumu anlattım. Yanıt: "Sorma Yalçın abi, adamlar hiç anlayamadığımız bir mantıkla zaman zaman inanılmaz indirimler yapıyorlar, aklımız ermiyor!..." Bu gidişle bizi birkaç seneye batırır bunlar diye de ekledi :(
Zamanla bu durumu farklı açılardan da teyit ettim: Amazon büyüklüğünün gücüyle ve finansmanı yönetmenin kritik olduğu bir ekonomik düzende radikal indirimler yapıyor ve küçük rakiplerine hiç şans tanımıyordu.
Bunu neden anlattım? Aşağıda favori yazarlarımdan Ursula K. Le Guin'in bir videosunu bulacaksınız. Bu video 2014 yılında aldığı hayat boyu başarı ödülünü aldığı gece yaptığı konuşma. Le Guin konuşmasında kitabın sadece bir meta (mal) olmadığını, kültürel bir değeri olduğunu, onu bu ölçüde ticarileştiren büyük oyuncuların aslında sanata ve edebiyata uzun vadede zararı dokunduğundan bahsediyor.
Konunun uzmanı değilim; ben sadece bir köy kitapçısıyım. Yirmi metrekare dükkanımda toplam 350 adet kitabım var. Ama Ursula ile aynı fikirdeyim.
Açıklayayım: Sanılanın aksine kitap Türkiye'de son derece ucuz bir ürün: Bugün ortalama bir kitabın 400TL olduğunu düşünelim (kaldi ki bu bile bir çok kişiye pahalı geliyor). Aynı anda bir de ortalama hamburger fiyatına bakalım: O da yaklaşık 400TL diyebiliriz. Şimdi düşünelim: 400TL verip yaklaşık 1 ay size keyif verecek bir kitap ile, 3-4 dakika içinde yiyip tükettiğiniz bir Hamburger'in parasal değeri nasıl aynı olabilir?
Elbette "daha ucuzu varken neden esnaftan alayım?" sorusunu tatminkar olarak yanıtlayamam. Ama şunu net olarak söyleyebilirim: Amazon ve benzeri yapılar o kadar büyük miktarlarda alım yapıyor, o kadar geniş bir ürün yelpazesiyle ticaret döndürüyor ki istediği her an her ürününü zararına satacak kadar esnek olabiliyor. Bu hiç bir zaman tek konuda (kitap satmakta) uzmanlaşmış esnafın ya da diğer adıyla zanaatkârın yapabileceği bir şey değil. Er ya da geç küçük oyuncular bu mücadeleden vazgeçecek, benim gibi sadece keyif için bu işi yapan bir kaç kişi dışında küçük kitabevi kalmayacak sevgili dostlar. Bizler de düşük erişimizle siz kitapseverlerin taleplerini hızlı karşılayamayacak ve zamanla bizim de varlığımız anlamsız hale gelecek.
Mesajım şu: Lütfen kitaba verdiğiniz parayı, diğer para harcadığınız ürün ve hizmetlerle karşılaştırmayı unutmayın. Eğer gücünüz yetiyorsa bütün kitaplarınızı Amazon'dan almayın. Elinizle seçtiğiniz kitabı, muhabbetle donattığınız mahalle kitapçınıza uğrayarak, ya da en azından ve hiç değilse, işi sadece kitap satmak olan özel zincirlerden (Remzi, Nezih vs'den) alın. Biliyorum biraz daha pahalı olacak. Ama inanın çevrimiçi alışverişi, kitap gibi ürünlere de yayarak uzun vade için çok kıymetli bir insani değeri kaybediyoruz: Bir şeyin ederinin sadece para olmadığı gerçeğini...
https://t.co/D4647pfH9H
1. Norway's position on Palestine epitomises the contradiction of our times.
Norway has one of the most active and mature civil society in Europe when it comes to Palestine, critical media, engaged intellectuals and the government has taken very important steps on Palestine.
Bu sabah İBB’ye yönelik ikinci operasyonda gözaltına alınan İBB İmar Daire Başkanı @ramazangulten_ kimdir?
AKP döneminde Üsküdar dahil birçok bölgede yapılan kaçakları bir bir yıktıran, Çevik Kuvvet’in korumaya çalıştığı kaçakların sahibinden yumruk yiyen bir vatansever bürokrat!
Kaçak yapıya dokunan yanar!
İBB, 5 yılda 2 bin 58 kaçak yapıyı yıktı. Bunların çoğunluğu kıyıları, tarihi ve SİT alanları ile tarım alanlarını işgal eden kafe, restoran ve iş yerleriydi.
2019: 798
2020: 610
2021: 117
2022: 257
2023: 117
2024: 159
Toplam: 2058
Yunanistan Afet ve Acil Durum Yönetimi Kurumu Başkanı Efthymios Lekkas’a göre önümüzdeki saatler için üç olası senaryo var: “Birincisi, bu depremin ana şok olması ve ardından çok sayıda artçı depremin gelmesi. >>
Yunanistan Afet ve Acil Durum Yönetimi Kurumu (OASP) Başkanı Efthymios Lekkas, "Bu fay hattı 7 ila 7,5 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyelinde. Daha büyük bir sarsıntı yaşanabilir" demiş ve bunun öncü olup olmadığının belli olmadığını söylemiş.
Depremde zemine bağlı riski sokak sokak, ev ev görebileceğiniz, kendi evinizin durumunu kontrol edebileceğiniz çalışma ekte ve evet, emeği geçenlerden birisi de Gezi Davası ile tutsak edilen Tayfun Kahraman.
https://t.co/x6bRPaMACe