Tüm Zamanların En İyi 49 Kitabı👇
( Kaç tanesini okudunuz? )
1. Suç ve Ceza
Fyodor Dostoyevski
2. Sefiller (2 Cilt Takım)
Victor Hugo
3. Şeker Portakalı
José Mauro de Vasconcelos
4. Uçurtma Avcısı
Khaled Hosseini
5. Bin Muhteşem Güneş
Khaled Hosseini
6. Çalıkuşu
Reşat Nuri Güntekin
7. Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali
8. Serenad
Zülfü Livaneli
9. Martin Eden
Jack London
10. Küçük Prens
Antoine de Saint-Exupéry
11. Hayvan Çiftliği
George Orwell
12..Dorian Gray'in Portresi
Oscar Wilde
13. Kardeşimin Hikayesi
Zülfü Livaneli
14. Beyaz Zambaklar Ülkesi
Grigory Petrov
15. 1984 - Hayvan Çiftliği
George Orwell
16. 1984
George Orwell
17. Olasılıksız
Adam Fawer
18. Beyaz Diş
Jack London
19. İnsan Neyle Yaşar?
Lev Tolstoy
20. Fareler ve İnsanlar
John Steinbeck
21. İçimizdeki Şeytan
Sabahattin Ali
22. Yeraltından Notlar
Fyodor Dostoyevski
23. Körlük
José Saramago
24. Sol Ayağım
Christy Brown
25. Satranç
Stefan Zweig
26. Simyacı
Paulo Coelho
27. Gurur ve Önyargı
Jane Austen
28. Bülbülü Öldürmek
Harper Lee
29. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Stefan Zweig
30. Kuyucaklı Yusuf
Sabahattin Ali
31. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü
Victor Hugo
32. Korku
Stefan Zweig
33. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa
34. Veronika Ölmek İstiyor
Paulo Coelho
35. Beyaz Gemi
Cengiz Aytmatov
36. Yabancı
Albert Camus
37. Aşk
Elif Şafak
38. Genç Werther'in Acıları
Johann Wolfgang Von Goethe
39. Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
Stefan Zweig
40. Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
41. Ermiş
Halil Cibran
42. Amok Koşucusu
Stefan Zweig
43. Dönüşüm
Franz Kafka
44. Fahrenheit 451
Ray Bradbury
45. Sineklerin Tanrısı
William Golding
46. Otomatik Portakal
Anthony Burgess
47. Olağanüstü Bir Gece
Stefan Zweig
48. Kırmızı Pazartesi
Gabriel Garcia Marquez
49. Bir Çöküşün Öyküsü
Stefan Zweig
18 yaşında evini arabasını almış olacak, 20 yaş civarı evlenip en az 3 çocuk yapacak, 30-35 yaşından sonra işi çıraklara bırakıp dükkanın önünde akşama kadar taburede çay içerek servetine servet katacak. Senin prenses gibi yetiştirdiğin çocuğun da 30'undan sonra bir plazada 45 bin maaşla beyaz yakalı olacak, dandik arabasının 15 dakika süren yağ değişimine 20 bin lira istiyorlar diye twitterda ağlayacak
These are graves being dug for more than 160 innocent young girls who were killed in the US-Israeli bombing of a primary school. Their bodies were torn to shreds.
This is how "rescue" promised by Mr. Trump looks in reality.
From Gaza to Minab, innocents murdered in cold blood.
Josef STALİN
Rusya'nın tek hâkimiydi.
2. Dünya Savaşı'ndan önce ve savaş esnasında milyonlarca Rus'u katletti.
Ardından gelen Nikita Kuruşçev Stalin'in anıt mezarını yıktırıp, O'nu sıradan ölülerin gömüldüğü arka bahçeye nakletti.
Mezarına giden yok, ismini duyan Rus başını çevirir.
Winston CHURCHİLL
İngiltere'ye 2. Dünya Savaşı'nı kazandırdı.
- Eşcinsel olduğunuzu iddia ediyorlar, ne diyeceksiniz? diyen muhabire
- İngiltere'yi k*ç*mla değil, aklımla yönetiyorum! diyecek kadar kurnazdı.
Savaştan sonra ilk seçimde kaybetti.
Mezarını ziyaret eden yok.
Franklin ROOSEVELT
ABD tarihinin en önemli üç başkanından birisi. - Düşmanlarımız top tüfek üretiyor, biz buzdolabı diyerek cumburlop Amerika'yı Dünya Savaşına soktu.
Amerikan halkı savaşa katılmayı reddediyordu.
New York'ta Hyde Park'a defnettiler.
Her gün köpeğini gezdirip, patlamış mısır yiyen Amerikalılar geçiyor önünden.
Bir Amerikalı'yı çevirin sorun, hatta fotoğrafını gösterin.
- Eski Hollywood starı mı? diye espri patlatabilir.
Benito MUSSOLİNİ
İtalyan diktatörü..
İtalyan halkı O'na tapıyordu.
İtalya'nın sonunu hazırladı.
Bir avuç faşist dışında türbesine giden yok.
Bir İtalyan'ı çevirin sorun.
Adını duyunca, gözlerindeki nefreti fark edeceksiniz.
Hitler'i yazmıyorum.
Adı bile yetiyor.. Adlarını saydığım liderler yirminci yüzyılın akışını değiştirip, yaşarken milyonları peşlerinden sürükleyen dünya liderleriydiler.
Tarihin tozlu sayfalarında unutulup gittiler.. Dünya'da ölümünün üzeriden 81 yıl geçmesine rağmen, her geçen gün daha çok özlenen -her yıl giderek artan- milyonlarca sevenini huzuruna getirebilen tek "lider" var...
Mustafa Kemal ATATÜRK...🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Evlendikten sonra, eşinizden “daha iyi” görünen insanlarla mutlaka karşılaşacaksınız. Daha yakışıklı ya da güzel, daha nazik ve romantik, daha zeki ya da daha eğlenceli insanlar çıkacak karşınıza. Eşinizde eksik olduğunu düşündüğünüz şeylere fazlasıyla sahip olan kişilerle tanışacaksınız. Eşinizin her şeyiniz olacağı, tüm ihtiyaç ve beklentilerinizi eksiksiz karşılayacağı fikri ise romantize edilmiş bir yanılsamadır; neredeyse bir putlaştırmadır. Oysa evlilikte kanaatkârlık, üzerinde pek konuşulmayan ama son derece önemli bir erdemdir.
Her gün uyanıp eşinizin sizin için ne ifade ettiğini, sahip olduğu özellikleri, güzelliğini ve sizi onunla evlenmeye götüren nedenleri bilinçli olarak hatırlamanız gerekir. Çünkü dikkatinizi sürekli onun eksiklerine verirseniz, daima “daha iyileriyle” karşılaşırsınız. Kalbinizi koruyun. Eşinizin en iyi yanlarını görün. Unutmayın: evlilikte bağlılık, çoğu zaman romantik duygulardan çok bir sorumluluktur. Eşinizin artık size en uygun kişi olmadığını hissettiğiniz günlerde bile bu bağlılığı sürdürmek gerekir.
— Buchi
Barzani ve Cizre..
Çaldıran savaşı sonrası,
Doğu Anadolu'da beylikler, emirlikler şeklinde -toprak, köy ve köylülerin tek elden yönetimi- feodal bir yapı ortaya çıktı.
Bunlar içerisinde en ünlüsü Cizre/Botan Emiri Bedirhan'dır.
Ama Osmanlı beylikleri kaldırınca, 1846'da, Bedirhan isyan etti, bastırıldı ve sürgüne gönderildi.
Sonra gelen Bedirhanoğulları ise dededen kalma beylik servetini Osmanlı'dan alamadılar.
Ve her şey işte bu alınmayan bu miras noktasında başladı..
Bedirhan'ın bazı oğul/torunları önce Osmanlı'ya sonra Cumhuriyete karşı tavır aldılar, öyle ki -İsrail'den Fransa'ya, Mısır'dan İngiltere'ye, ABD'den Rusya'ya-işbirliği yapmadık dünyada ülke bırakmadılar.
Bu işin beylik yönü, bir de şeyhlik kısmı var..
Bu beyliklerin kaldırılmasıyla doğan otorite boşluğu, bu kez, 1826'da Bektaşi tekkelerinin yerini alan Halidi şeyhleriyle dolduruldu.
En ünlüsü Hakkari'den Seyit Taha oldu ve Cizreli Bedirhan'ın dostu idi.
Osmanlı'ya karşı ittifak kurdular, sonuç alamayınca Cumhuriyet döneminde devam ettiler.
Bakınız isyanlara ve tertipleyenlere:
1880, Şemdinli/Şeyh Ubeydullah isyanı,
1907, Barzan/ Şeyh Abdusselam isyanı,
1914, Bitlis/ Molla Selim isyanı,
1915 Van/Hakkari Ermeni-Nasturi isyanı,
1921, Koçgiri isyanı,
1924 Hakkari/ Nasturi isyanı,
1925 Diyarbakır/ Şeyh Said isyanı,
1925 Şemdinli/ Şeyh Abdullah isyanı.
Düşününüz..
1924/25 isyanları yüzünden Musul'u kaybettik.
Sonuçta bu isyanlar bastırıldı ancak masum halkımız üzerindeki İngiliz oyunları durmadı..
İsyanlardan kaçanlar, İngilizlerin desteğiyle, 1927'de Lübnan'da Taşnak Hoybun örgütünü kurdular.
İttifak senedi imzaladılar ve Türk Milleti ve Devletini ortak düşman ilan ettiler.
1930'da Ağrı'da isyan çıkardılar.
Bugün Cizre'ye gelen Mesud Barzani'nin babası Mele Mustafa, bu isyanı desteklemek için Dağlıca Piyade Bölüğümüze saldırdı, askerlerimizi şehit etti.
Sonunda isyan bastırıldı ve kaçtılar.
İşte bugün..
Türk Milleti ve Devleti'ni düşman ilan eden bu sinsi örgütü kuran Celadet Ali Bedirhan ile Papaz Vahanyan'dır.
Önce Asala ardından Pkk, bu Taşnak/Hoybun ittifakının bir parçasıdır.
Ellerinde taşıdıkları bayrak, Taşnak/Hoybun sembolüdür.
Bu sembol Mahabad'da önce Mele Mustafa'ya verilmiş, ardından Mesut Barzani devralmıştır.
Şimdi..
Açık yürekle söylüyorum, masum halkımızın bu kirli ittifaklardan haberi yoktur.
Ve inanınız..
İngilizlerin başlattığı bu sinsi tuzağa Türk Milletinin hiçbir ferdi düşmeyecektir, yeter ki gerçeği bilsin.
Erdal Sarızeybek
Araştırmacı Yazar
2 Aralık 2025/Ankara
Kürt Gerçeğinde Bilmediklerimiz..
‘Hoybun Nedir’
https://t.co/tqr3K4gvsK