Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu tarafından düzenlenen Marmara Bölgesi Doğa Kaynaklı Afetler Çalıştayı’nın “Tehlikeyi Tanımlama, Riskleri Azaltma ve Dirençlilik” temalı son oturumu, İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’ün katılımıyla Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
🔹Açılış konuşmasını yapan Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, afetlere hazırlıkta bilimsel çalışmaların ve erken uyarı sistemlerinin kritik önemine dikkat çekerek, “Üniversitemizin ayrılmaz bir parçası olan Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, yaklaşık bir buçuk asırdır afet risklerinin belirlenmesi ve izlenmesinde yalnızca üniversitemiz için değil, ülkemiz için de hayati bir görev üstlenmektedir.” ifadelerini kullandı.
🔹Akademi, kamu kurumları ve ilgili paydaşları bir araya getiren çalıştayda, afet risklerinin azaltılmasına ve daha dirençli bir gelecek için geliştirilecek politika önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
-
The final session of the Marmara Region Natural Hazards Workshop, organized by the Presidential Local Government and Disaster Policies Board under the theme "Identifying Hazards, Reducing Risks and Resilience," was hosted by Boğaziçi University with the participation of the Governor of Istanbul, Mr. Davut Gül.
🔹In his opening remarks, our Rector, Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, emphasized the critical importance of scientific research and early warning systems in disaster preparedness, stating: “The Kandilli Observatory and Earthquake Research Institute, an integral part of our University, has played a vital role for nearly one and a half centuries not only in identifying and monitoring disaster risks for our University, but also in serving our country as a whole.”
🔹Bringing together representatives from academia, public institutions, and other relevant stakeholders, the workshop featured discussions on disaster risk reduction and policy recommendations aimed at fostering a more resilient future.
@Kandilli_info
Seferihisar’a UNESCO tarafından “Tsunamiye Hazır Kent” Sertifikası Verildi
Enstitümüz ile ODTÜ iş birliğinde, UNESCO Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu (UNESCO-IOC) desteğiyle yürütülen CoastWAVE 2.0 Projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Seferihisar, uluslararası ölçekte “Tsunamiye Hazır Kent” sertifikası almaya hak kazandı.
Seferihisar Belediyesi Çağan Irmak Kültür Merkezi’nde düzenlenen sertifika törenine; İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Seferihisar Kaymakamı Mehmet Şerif Olçaş, İzmir İl AFAD Müdürü Nazif Ekinci, Enstitümüz Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Gülüm Tanırcan, CoastWAVE Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel ile akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Törende, tsunami tehlikesine karşı farkındalığın artırılması, erken uyarı sistemlerinin etkin kullanımı ve toplumun afetlere hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarda Enstitümüzün bilimsel rehberliği ve teknik desteğinin önemli katkı sağladığı vurgulandı.
Prof. Dr. Nurcan Meral Özel konuşmasında, “Bu sertifika; Seferihisar’ın tsunami risklerini bilen, risklere karşı hazırlıklarını sürdüren, afet güvenliğini önceliklendiren ve kurumlar arası iş birliğini güçlendiren bir kıyı topluluğu olduğunun uluslararası düzeyde tescilidir. Aynı zamanda geleceğe yönelik bir taahhüttür” ifadelerini kullandı.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü olarak, kıyı topluluklarının afetlere karşı dirençliliğinin artırılması amacıyla bilimsel araştırma, izleme, erken uyarı ve kapasite geliştirme çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
@METU_ODTU@Kandilli_info@UniBogazici@shisarbel@g_seferihisar@izmirafad@izmirbld@izmirvaliligi
UNESCO CoastWAVE 2 projesi kapsamında; Orta Doğu Teknik Üniversitesi, AFAD İzmir İl Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Seferihisar Belediyesi iş birliğiyle yürütülen tsunami hazırlık çalışmaları devam etmektedir. Bu doğrultuda, Seferihisar ilçesindeki tsunami tahliye yönlendirme tabelalarının saha kurulum süreçleri bugün itibarıyla tamamlanmıştır.
İlgili çalışmalar, bölgenin Haziran ayında uluslararası “Tsunamiye Hazır” (Tsunami Ready) sertifikası alması hedefiyle sürdürülmektedir. Güvenli kıyılar ve afetlere dirençli toplumlar oluşturma vizyonuyla, paydaş kurumlarımızla koordinasyon halinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.
"Kandilli’nin 115 Yıllık İklim Hafızası: Gözlemden Geleceğin İklim Verilerine" başlıklı seminer, 27 Mart 2026’da Enstitümüz ev sahipliğinde Meteoroloji Laboratuvarı tarafından düzenlendi.
Kandilli Rasathanesi’nde 1911 yılından bu yana tutulan sıcaklık, yağış, basınç, nem, rüzgâr ve güneşlenme gibi meteorolojik parametreleri içeren graf kayıtları, Türkiye’deki en uzun süreli ve en kıymetli gözlem serilerinden biridir. Meteoroloji Laboratuvarı öncülüğünde yürütülen "Meteorolojik Bilimsel Mirasın Korunması: Meteorolojik Graf Kayıtlarının Yapay Zekâ Destekli Olarak Sayısallaştırılması" projesi kapsamında analog meteorolojik kayıtların; yapay zekâ ve veri bilimi yöntemleriyle dijital ortama aktarılma süreci kamuoyuyla paylaşıldı. Uzun dönemli ve yüksek çözünürlüklü bu veri setlerinin; iklim değişikliklerinin yerel ölçekte daha iyi anlaşılmasına ve ekstrem hava olaylarına yönelik bilimsel çalışmaların güçlendirilmesine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Sayısallaştırılan verilerin araştırmacılar ve kamu kurumları için erişilebilir hale getirilmesiyle; afet yönetimi, tarım, su yönetimi ve şehir planlaması gibi stratejik alanlarda karar süreçlerine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Etkinlikte Prof. Dr. Yurdanur Ünal "İklim Değişikliği Çalışmalarında Uzun Süreli ve Saatlik Noktasal Verilerin Önemi", Dr. Cemre Yürük Sonuç "Türkiye’nin Kuzeybatısında Konveksiyona İzin Veren İklim Simülasyonlarının Gün-içi Ölçekte Değerlendirilmesi" ve Dr. Tunay Çarpar "İklim Değişikliği Bağlamında İstanbul’da Su Arzının Geleceği" başlıklı sunumları ile katkı sundular.
Ayrıca Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin hackathon sürecinde geliştirdiği projeler de etkinlikte tanıtıldı. Analog meteorolojik grafikleri sayısallaştırmaya yönelik yapay zekâ destekli sistemler, veri analiz platformları ve iklim projeksiyon modelleri katılımcılarla paylaşıldı. Geliştirilen çözümler arasında otomatik sayısallaştırma sistemleri, gönüllü katılımı destekleyen dijital platformlar, doğal dil tabanlı veri sorgulama araçları ve uzun vadeli su kaynakları projeksiyon modelleri öne çıktı. Program, başarılı öğrencilere sertifikalarının verilmesiyle sona erdi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı (@meteorolojilab) tarafından düzenlenen “Kandilli’nin 115 Yıllık İklim Hafızası: Sayısallaştırma ve Analiz Hackathonu”, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü (@Bogazici_CmpE) ev sahipliğinde 6-7 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi.
Kandilli Rasathanesi’nin 1911 yılından bu yana kaydedilen analog meteorolojik grafikleri üzerinde çalışarak bu verilerin sayısallaştırılması, analiz edilmesi ve görselleştirilmesine yönelik projeler geliştirdi. Etkinliğe 4 üniversiteden toplam 45 öğrenci katılım gösterdi. Hackathon sonunda jüri değerlendirmesi sonucunda üç ekip dereceye girdi. Dereceye giremeyen diğer 2 takım geliştirdikleri projeleri ilerletmeleri halinde 27 Mart 2026 tarihinde Kandilli Rasathanesi’nde düzenlenecek workshop programında, dereceye giren ekiplerle birlikte projelerini sunma fırsatı elde edebilecekler.
Takımların geliştirdiği projeler ve detaylarına ait bilgilere Meteoroloji Laboratuvarı web sitesinden (https://t.co/9ZP7kEqBez) erişilebilir.
Kandilli Rasathanesi, 25 yıldır sürdürdüğü eğitim misyonuyla bilimi toplumla buluşturmaya devam ediyor.
🔹Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Afete Hazırlık Laboratuvarı (AHLAB) aracılığıyla yürüttüğü eğitim programları ve “Rasathane Gezileri” ile her yıl yaklaşık 25 bin kişiye afet bilinci kazandırıyor.
🔹Deprem Park, Astronomi ve Meteoroloji laboratuvarlarında sunulan uygulamalı öğrenme deneyimleriyle öğrenciler, yer ve gök bilimlerini yaşayarak keşfetme imkânı buluyor.
-
Kandilli Observatory continues to bring science to society through its educational mission, which it has sustained for 25 years.
🔹 Through the education programs it conducts via the Disaster Preparedness Laboratory (AHLAB) and its “Observatory Tours,” Boğaziçi University Kandilli Observatory and Earthquake Research Institute provides disaster awareness training to approximately 25,000 people each year.
🔹 Through hands-on learning experiences offered at the Earthquake Park, Astronomy Laboratory, and Meteorology Laboratory, students have the opportunity to explore the earth and space sciences by learning through experience.
@Kandilli_info
BASIN AÇIKLAMASI
Jeomanyetik Veriler ve Kamuoyuna Yansıyan İddialar Hakkında Açıklama
Son günlerde çeşitli medya organlarında ve sosyal medya platformlarında, kurumumuza ait jeomanyetik gözlemevi verilerine erişim sağlanamadığı ve sistemlerimizin kapatıldığı yönünde asılsız iddialar yer almaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve oluşan bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi amacıyla, konunun teknik ve bilimsel boyutlarına ilişkin bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.
İstanbul–Kandilli (ISK) Jeomanyetik Gözlemevi 1947 yılında kurulmuş, 1997 yılında modernizasyon çalışmaları tamamlanarak Uluslararası Gerçek Zamanlı Manyetik Gözlemevleri Ağı (INTERMAGNET)’na dâhil edilmiştir. Ancak İstanbul’da zamanla artan yapılaşma, yoğun araç trafiği ve çevresel metalik unsurların oluşturduğu yapay manyetik gürültü, gözlemevinde yürütülen ölçümlerin uluslararası hassasiyet standartlarını karşılamasını sürdürülemez hâle getirmiştir.
Veri sürekliliğinin sağlanması ve uluslararası bilimsel kalite standartlarının korunması amacıyla, Enstitümüz tarafından manyetik kirlilikten uzak ve daha izole bir bölgede, İznik’te (IZN) Jeomanyetik Gözlemevi kurulmuş olup ölçümler bu istasyonda yıllardır başarıyla sürdürülmektedir.
Bu süreç herhangi bir “kapatma” değil; bilimsel gereklilikler doğrultusunda gerçekleştirilen bir modernizasyon ve yer değişikliği çalışmasıdır.
Jeomanyetik gözlemevlerinin temel görevi, Dünya’nın manyetik alanındaki değişimleri izlemektir. Mevcut bilimsel bilgi birikimi ve teknoloji düzeyi çerçevesinde, yalnızca jeomanyetik veriler kullanılarak yer, zaman ve büyüklük bilgilerini içeren güvenilir bir deprem tahmini yapılması mümkün değildir. Bu yöndeki spekülatif iddialar bilimsel bir dayanak taşımamaktadır.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, çalışmalarını ulusal ve uluslararası bilimsel standartlara uygun olarak, şeffaflık ve kamu sorumluluğu ilkeleri doğrultusunda sürdürmeye devam etmektedir. Kurumumuz hakkında ortaya atılan teknik nitelikteki iddiaların, bilimsel veriler ve resmî açıklamalar esas alınarak değerlendirilmesi kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Daha detaylı bilgi için:
https://t.co/u7AaASoJ6Q
12) Kayıtlardaki kalıcı deplasmanların hesabı için veri işleme yöntemleri önerildi.
2023 depremleri sonrası Türkiye’de yakın fay etkilerini içeren kuvvetli yer hareketi kaydı sayısı %35 artarak 450’nin üzerine çıkmıştır. Yakın fay kayıtlarından kalıcı deplasman hesabına (fling step) yönelik mevcut yaklaşımlar sistematik biçimde incelenmiş; yöntemlerin sınırlılıkları ortaya konularak geliştirilmiş ve kuvvetli yer hareketi kayıtlarından kalıcı deplasman genliğinin güvenilir şekilde elde edilmesine yönelik bir veri işleme şeması önerilmiştir. Özellikle uzun periyotlu mühendislik yapıları üzerinde olumsuz etkiye sahip olabilen kalıcı deplasman etkilerinin değerlendirilmesi açısından Türkiye veri tabanı oluşmuştur. Ayrıca, depremin moment büyüklüğü (Mw) ve kayıtçı mesafesine bağlı olarak Türkiye verilerine dayanan yeni bir kalıcı deplasman kestirim modeli geliştirilmiştir. (https://t.co/Uu4BpPvN0i)
10) Deprem erken uyarı yazılımı geliştirildi.
Yapılan çalışmalar 2023 depremleri sırasında etkin çalışan bir sistem olsaydı, Hatay bölgesinde Mw7.8 depremi için yaklaşık 50 saniye önce (*) erken uyarı verebilmenin ve can kaybını azaltmanın mümkün olabileceğini göstermiştir. Enstitümüz, bu gözlemin itici gözüyle 2025 yılı içerisinde Marmara Bölgesi için bu altyapıyı oluşturmuştur. Marmara Bölgesi’ndeki 40’tan fazla istasyondan gelen veriler, gerçek zamanlı olarak erken uyarı yazılımlarına aktarılmakta, bu yazılımlar depremin yeri ve büyüklüğünü saniyeler içinde tahmin ederek uyarı üretmektedir. 27 Ekim 2025 tarihli Mw 6.0 Sındırgı Depremi’nde, istasyon ağının sınır bölgesinde olmasına rağmen sistem, İstanbul’daki kullanıcılara ana sarsıntıdan 37 saniye önce başarıyla uyarı göndermiştir. Ağ modernizasyonu ve veri iletim hızını artıran çalışmaların tamamlanmasıyla, erken uyarı altyapısının ülke geneline yayılması planlanmaktadır. (*) (https://t.co/CNCAskIMMC)
9) Depreme dayanıklı boru bağlantı sistemi geliştirildi.
Depremlerde boru hatlarında görülen yaygın hasarı en aza indirmek için, cam elyaf takviyeli kompozit (CTP) borular için depreme dayanıklı bir bağlantı sisteminin tasarımı, prototip üretimi ve performans değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Tasarım sürecinde güvenli açısal sapma ve eksenel yer değiştirmeye izin veren özgün bir bağlantı elemanı geliştirilmiş, sistemin sismik performansı malzeme karakterizasyonu, sonlu eleman analizleri, laboratuvar testleri ve sarsma masası deneyleriyle kapsamlı biçimde doğrulanmıştır. Elde edilen bulgular, CTP boru bağlantılarının deprem performansını önemli ölçüde iyileştiren ve altyapı güvenliği açısından uygulanabilir bir mühendislik çözümü sunan somut bir çıktı ortaya koymaktadır. (https://t.co/HrL93SxEIw )
8) Yer hareketi tahmin modelleri güncellendi.
2023 Kahramanmaraş depremleri ve büyük artçılarına ait kuvvetli yer hareketi kayıtlarının Türkiye’nin güncel veri tabanına entegre edilmesiyle, 818 depreme ait yaklaşık 18000 kayıt kullanılarak, Türkiye’deki sığ kabuk depremleri için makine öğrenmesi tabanlı PGV (en büyük yer hızı)tahmin modeli geliştirilmiştir. (https://t.co/9ki8G6PHay). PGV, deprem hasar potansiyelinin önemli bir göstergesidir, tünel ve boru hattı gibi altyapı sistemleri için temel tasarım parametresidir. Ayrıca birçok erken uyarı algoritmasında eşik şiddet parametresi olarak kullanılmaktadır. Bu model sayesinde, özellikle hasar potansiyeli yüksek, büyük genlikli yer hareketlerinin veri setindeki temsil gücü belirgin biçimde artmıştır. (https://t.co/1lthzQZFWV)
6 Şubat 2023 tarihinde milletimizi derinden sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde; hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı dileklerimizi yineliyoruz. Bu büyük afetin acısı ilk günkü gibi tazedir.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) olarak, depremin ilk anından itibaren kesintisiz olarak izleme, analiz, bilgilendirme ve bilimsel değerlendirme çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bugünden itibaren, 2023 yılı sonrası yürüttüğümüz bilimsel faaliyetlerimizin ve çalışmalarımızın ana bulgularını seri paylaşımlar halinde yayımlayacağız. Amacımız; bilimsel bilgi üretimini uygulamaya dönüştürerek, gelecekteki depremlerde can ve mal kaybının en aza indirilmesine katkı sağlamaktır.
Kandilli Rasathanesi Seferihisar Kıyılarını Olası Tsunami Afetine Karşı Hazırlıyor. Seferihisar’da Tsunami Farkındalık Seminerleri Büyük Bir İlgi İle Karşılandı.
Kandilli Rasathanesi, Birleşmiş Milletler Unesco Tsunami UNESCO Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu (UNESCO-IOC) öncülüğünde ODTÜ iş birliğiyle yürüttüğü CoastWave2 Projemiz büyük bir coşku ile başladı. 13 Ocak 2026 tarihinde Seferihisar ilçesinde ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde eğitim veren dört okulda toplam 600 öğrenciye tsunami farkındalığını artırmaya yönelik eğitim seminerleri düzenledi. Seminerler kapsamında Doç. Dr. Selda Altuncu Poyraz ve Y. Müh. Alev Topçular, öğrencilerin yaş gruplarına uygun içeriklerle tsunaminin oluşumu, etkileri ve korunma yollarına ilişkin temel bilgilerle beraber Türkiye’nin tsunami riski ve Kandilli Rasathanesi’nin tsunamiye yönelik yürüttüğü izleme, uyarı ve araştırma çalışmalarını öğrencilere aktardılar.
Eğitim ve toplumsal farkındalık faaliyetlerimiz kıyılarımızı Tsunami tehlikesine dayanıklı hale getirmek üzere planlı ve kesintisiz bir şekilde devam etmektedir.
#coastwave #TsunamiReady
Kandilli Rasathanesi’nden Yeni Nesil Deprem Erken Uyarı Adımı
🔹Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Marmara Bölgesi için geliştirdiği Deprem Erken Uyarı Sistemi’nde yeni bir aşamaya geçti. Modern istasyon ağıyla veri iletim süresi 0,2 saniyeye, ilk uyarı üretim süresi ise 8,4 saniyeye kadar düşürüldü.
🔹Yeni sistem; deprem yeri ve büyüklüğünü 6–9 saniye içinde hesaplayarak uyarı verebiliyor. Devam eden çalışmalarla uyarı süresinin 3–6 saniyeye indirilmesi hedefleniyor.
@Kandilli_info
Nazik ziyaretleri ve yürüttüğümüz projelere gösterdikleri ilgi için İstanbul Valimiz Sayın @gul_davut'e teşekkür ederiz. Kendilerini kurumumuzda ağırlamaktan memnuniyet duyduk.
Valimiz Davut Gül, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nü ziyaret etti.
Vali Gül, yürütülen çalışmalara ilişkin Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Müdürü Sayın Prof. Dr. Nurcan Meral Özel’den bilgi aldı.
Vali Gül’e ziyaretinde, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı ile Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci eşlik etti.
@gul_davut@Kandilli_info@UniBogazici
📍Üsküdar