Bir kadına kıyafet denemesini önermek taciz değildir ama bir tarafını açmasını istemek tacizdir. Bu basit ayrımı yapamamak için sadece cahil olmanız yetmez, artniyetli de olmanız gerekir.
🔴 CANLI | El Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde:
İslam ümmetinin yönetimleri, Gazze'deki kardeşlerinin öldürülmesini seyrediyor.
2 milyarlık bu ümmet, açlıktan kıvranan kardeşlerine yiyecek ve ilaç ulaştıramıyor mu?
İslam ümmetinin liderlerinin ve âlimlerinin boyunları; yüz binlerce masumun kanıyla ağırlaşmıştır.
Ey İslam dünyasının liderleri, partileri ve âlimleri!
Siz bizim kıyamet günü hasımlarımızsınız.
Yaşadığı toplumun değerlerini anlamayanlar kaybedecek. Ortalama zekaya sahip birisi, sonucun ne olacağını bilerek bu saygısızlığı nasıl yapar, anlamak mümkün değil. İnanmak zorunda değilsin ama saygı duymak zorundasın.
Orta ve uzun menzilli füze stoklarımızı son gelişmeler ışığında caydırıcılık düzeyine getirecek üretim planlamalarını yapıyoruz.
İnşallah çok uzun olmayan bir süreçte hiç ama hiç kimsenin bize efelenmeyi dahi göze alamayacağı bir savunma kapasitesine erişmiş olacağız.
Peki Suriye sonrası?
Sonrası Türkiye. Bunu biz değil, fanatiklerin hayata geçirmek istediği dini hedefleri söylüyor. Tevrat’ın Tekvin ve Tesniye bölümlerinde, Rab tarafından “Nil’den Fırat’a kadar olan toprakların Yahudilerin zürriyetine (soyuna) verildiği” yazılı. Eskisinden yenisine bütün İsrail yöneticileri de buna inanıyor. Netanyahu dahil.
Fırat Nehri kollarıyla beraber Türkiye’de on ili katederek (Ağrı, Erzurum, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa) Suriye’ye, oradan da Irak’a geçer ve Dicle ile birleşerek (Şattülarap) Basra Körfezi’ne dökülür.
✔️⏬️✔️⏬️✔️⏬️
7 EKİM PANORAMASI, DIŞ CEPHE-İÇ CEPHE
https://t.co/Dimvo6V6kj
Çok çarpıcı:
El Kassam Tugayları Sözcüsü:
“Arap ve İslam dünyasının liderlerine detaylarını ekranlardan izledikleri savaşın kalbinden sesleniyorum.
Biz, sizden ordularınızı harekete geçirerek Gazze'deki çocukları savunmak için savaşmanızı, en kutsal mabedinizi savunmanızı beklemiyoruz.
Ancak sınır kapısında bekleyen yardımları hareket ettiremeyecek kadar da mı acizsiniz?”