Milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğünü elinden aldınız. Şimdi de sesinin ulaşacağı yolları bir kez daha kapatıyorsunuz.
X hesabına yeniden getirilen erişim engeli, ifade özgürlüğüne yönelik sansür politikalarının bir kez daha devreye sokulduğunu gösteriyor.
Bir hukuk devleti, hesap kapatarak değil; hukuku işleterek ve temel hakları güvence altına alarak ayakta kalır.
Devlet gücünü kullanarak Üsküdar’a çökmeye çalışanlar kaybetti!
Meclis üyelerinin iradesini tehdit ve şantajla gasp etmeye çalışanların sinsi planlarını bozduk.
Üsküdar, halkçı belediyecilikle yönetilmeye devam edecek.
Haksız hukuksuz biçimde tutsak edilen Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş görevinin başına dönene kadar Üsküdar, Başkan Vekilimiz Sibel Tan Çetinkaya’ya emanet.
Tehditlere şantajlara boyun eğmeyen tüm Belediye Meclis üyelerimizi yürekten kutluyorum.
YENİ Parti, yeni nesil bir siyasetin partisidir.
Sözün, yetkinin ve kararın millette olduğu yeni bir modeli hayata geçiriyoruz.
Her bir üyemiz; ilçe başkanını, il başkanını ve Genel Başkanı doğrudan seçecek.
Siyaseti milletle birlikte yeniden kuruyoruz.
Türkiye’nin bütün demokratlarını YENİ Parti’nin yeni siyasetine davet ediyorum.
Bir teyzem şöyle yazmış; "Yarın perşembe pazarı. Pazar param size helal olsun. Benim azımı siz çok bilin."
İşte biz böyle bir emanetle yola çıktık...
Bu büyük yürüyüşe inanan, imkânı kadar omuz veren, duasını ve desteğini esirgemeyen herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Millete rağmen değil, milletle yürüyoruz!
Tarihte; kuruluşu, adı ve bütçesi millet tarafından belirlenen başka bir parti yoktur.
YENİ Parti, milletin partisidir.
Milletin partisinin yolu açık olsun.
Cesur kadınlara selam olsun!
“AKP’ye geçeceğime paşa paşa yatarım”
Fatma Hürriyet Kaplan
“Bize esaret yakışmaz. Bize umutsuzluk yakışmaz. Bize vazgeçmek de yakışmaz.”
Sinem Dedetaş
@fatmakaplan@sdedetas
Gazeteci Fatih Altaylı, Cem Küçük hakkında;
“Ben gözaltına alındığım zaman ‘Gazeteci müsveddesi gözaltına alındı’ diye yazmış. Ben tutuklandığım zaman ‘Müsvedde tutuklandı’ demiş.
Emin olun, o gün de umursamamıştım, bugün de umurumda değil.
Ama şimdi okurlar diyor ki, ‘Sen bir şey yazmayacak mısın, bir şey demeyecek misin?’
Demeyeceğim. Denmesi gerekeni, Bosna Savaşı sırasında Bosna’ya gittiğim zaman tanıştığım Aliya İzzetbegoviç yıllar önce söylemişti;
‘Savaş ölünce değil, düşmanına benzeyince kaybedilir’ yani ahlaki olarak onun gibi olunca.
Sakın yanlış anlamayın, ne Küçük’ü ne de onun gibi önce FETÖ’cülere sonra kimden nemalandılarsa onlara yalvar yakar olup beni ve benim gibi birkaç gazeteciyi içeri attırmak için uğraşan bir avuç zavallıyı düşmanım olarak gördüm.
Hissettiğim şey düşmanlık değil farklı bir duyguydu. Belki iğrenme, belki tiksinme. Evinizde çıkan hamamböceğine karşı duyduğunuz gibi bir his.
Siz bir hamamböceğine düşmanlık besler misiniz? Sadece olmaması gereken bir yerde olduğu için rahatsız olursunuz.
Onlar da olmamaları gereken bir yerdeydiler. Ortalıkta ‘gazeteciyiz’ diye dolaşıyorlardı ama gazeteci değildiler.
Her ne pahasına olursa olsun zengin olmak, özendikleri bir yaşama kavuşmak, kapısından bile geçemeyecekleri bir çevreye girebilmek için büründükleri kisve idi gazetecilik.
Bu amaçlarına ulaşmak için gazeteciliği kullanarak herkesle işbirliği yapar, her yana döner, her şeye razı gelebilirlerdi.
Tüm bunları da yaptılar zaten.
Bizler zaten duyuyor, biliyorduk ama artık sizler de biliyorsunuz, pislik ortalığa döküldü. O kadar pespayeleşmişler ki, mobilyacıya borcunu ödememek için kendi halinde bir esnafı köşelerinden FETÖ’cülükle suçlamaya bile tenezzül etmişler.
Bunu yapanların geçmişte FETÖ borsası kurmadıklarına kim inanır, kurmalarına kim şaşırır?
Tehditle, şantajla, henüz ortalığa çıkmayan ve inşallah çıkacak olan, kimbilir neler yapmışlardır. Ben bunları mı muhatap alıp ‘Asıl gazeteci müsveddesi bunlar’ diyerek kendilerini onurlandırayım.
Gazeteci değiller ki, müsveddesi olsunlar.
Ahmet Hakan Coşkun da bir yazı yazmış ve Küçük’ü bir zincirin son halkası ilan etmiş. Veyis Ateş, Mehmet Akif Ersoy, ROK zincirinin son halkası. Hiç zannetmiyorum.
İktidar medyasında da sadece ideolojisinden, inandığı değerlerden dolayı orada olan, yazan çizen, edepli, namuslu insanlar da az değil, tahmin ediyor hatta biliyoruz.
Ama zinciri dört halka ile sınırlamak biraz safdillik ya da zinciri az zarar vereceği bir yerden koparmak anlamına geliyor ki, durum hiç öyle değil.
Bu tutuklamalar ve yargılamalar için pek çok kişi ‘İktidar içindeki güç odaklarının hesaplaşması’ diyor.
Olabilir, muhtemelen öyledir de. Hep öyle olmamış mıdır zaten! Gazeteciler onca belgeye bilgiye nasıl ulaşır ki! Hep bir iç çekişmenin sonucu değil midir rezaletlerin ortaya çıkması. Yıllardır her skandal böyle patlamamış mıdır!
Ama sonuç iyidir. Memnuniyet vericidir. Temizlik temizliktir. Yapanın da eline sağlık denir.
Biz gazetecilere düşen ise onlar gibi olmamaktır. Bir gün Timur Soykan bana ‘gazeteci müsveddesi’ derse gerçekten üzülürüm.
Cem Küçük veya benzerleri demiş, umurumda olmaz.
Bilmem anlatabildim mi!”
Karşınızda 8 yıllık milletvekilliği süresince 0 kanun teklifi 0 araştırma önergesi veren, 10 kavgaya karışan ve 8 yılda 70 milyon lira kazanan Alpay Özalan.
🗣️ Barış Terkoğlu:
“Sinem Dedetaş’ın eşinin, tutuklu kardeşiyle bugün Maltepe Cezaevi’nde görüşü var.
Aynı gün, Sinem Dedetaş’ın da Çorlu Cezaevi’ndeki ilk görüş günü.
Bir insan düşünün… Kardeşiyle Maltepe’de mi görüşsün, eşiyle Çorlu’da mı?”
Ekrem İmamoğlu'nun o sözleri yine gündeme geldi:
"35 yıl sonra benim diplomamı iptal ettirmeye çalışan bu kişi, yarın sizin 40 yıllık, 50 yıllık tapularınıza, arabalarınıza, bankalardaki paralarınıza diplomam gibi çöker!"
Erdal Beşikçioğlu, 20 yıldır prime time dizilerde oynayabilen bir oyuncu. Para için siyasete girmiş olması mantıksız. Para için siyasi bir şey yapacak olsa, AKP’li olurdu, TRT’den bölüm başına 2-3 milyon TL kaldırırdı. Adamın tek suçu 4 dönemdir MHP’de olan Etimesgut’u kazanmak
🔴 Üsküdar Belediyesi binasına Sinem Dedetaş'ın o sözleri asıldı:
💬 'Hepimizi de içeri atsanız bu milletin yüzü gülmeyecek'
Üsküdar Belediyesi binasına, geçen cuma tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın "Hepimizi de içeri atsanız bu milletin yüzü gülmeyecek" şeklindeki sözleri asıldı.
https://t.co/9mG6L7froX
*Birgün Gazetesi'nden İsmail Arı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'ın bir yatırımı için devletin vergi muafiyeti, 49 yıllık arsa tahsisi ve altyapı desteği verdiğini haberleştirdi.
Selçuk Bayraktar, bu haber nedeniyle Birgün ve İsmail Arı'ya 2 milyon TL'lik tazminat davası açtı.
Mahkeme, haberde yer alan bilgileri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sordu. Bakanlık, mahkemeye gönderdiği yazıda Selçuk Bayraktar'a ait tesise haberde belirtilen teşviklerin verildiğini doğruladı. (Birgün)
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan…
Siz bu yoldan dönmedikçe, biz de dönmeyeceğiz.
Siz arkamızda oldukça, korkmadan iktidara yürüyeceğiz.
Bizim yolumuz milletle birdir!
Suat Özçağdaş:
- Sinem Dedetaş çarşamba sabahı 06.00’da gözaltına alındı.
- Gece yarısına kadar avukatıyla görüştürülmedi.
- Perşembe 03.00’te sorguya alındı, bugün 08.30’a kadar 16,5 saat ifade verdi.
- Hiç uyumadan 11.00’de adliyeye sevk edildi, burada da 11 saat kaldı.
- Son 48 saattir uykusuz. Bu başlı başına bir eziyet.