ALLAH’ın ayetleriyle alay etmeyi mizah sayan ve bu yolla meşhur olmayı tercih eden beyinsizlere söylüyorum;
↘️ BEYİNSİZ olmanız sizi hukuki ve vicdani sorumluluktan muaf kılmaz!
Resmi görür görmez konuyu
Hatırladınız değil mi ❓
Çok güzel hareketler adlı tiyatro grubuna,,
PAPAZ skeci nden dolayı Özür dilediler
Özür dilettiler❗
O gün neden
"mizah özgürlüğü "
"Fikir ve düşünce özgürlüğü"
deyip savunmaya geçmediniz❓
Tarabya'daki ingiliz okulu...
Gerçek adı Özel Tarabya Anadolu lisesi...
Fakat okul yönetimi bu ismi ısrarla kullanmayıp Trabya British School yani İngiliz Okulu ismini kullanıyor...
Bakanlık bu sebeple okula soruşturma açtı idari para cezaları uyguladı ve durum ruhsat iptaline kadar gidiyor...
Mezuniyet törenine ingiltereden Lord Edimburg dükü prens Edward geliyor...
"Türk" çocuklarının elinde ingiliz bayrakları kafalarında ingiliz binicilik şapkası, hiç bir yerde Türk bayrağı yok...
Mezuniyet töreni İngiliz büyükelçiliği (İngiliz Toprağı sayılır) bahçesinde yapıldı...
Çocuğunu bu okula gönderen bir çok ünlü fırsatını buldukça M. Kemal'in askerleriyiz, ne mutlu Türküm diyene derken törende tek bir Türk bayrağının olmamasından hiç mi rahatsız olmadı? ...
Mustafa Sandal'ın
Özcan Deniz'in
Cem Yılmaz'ın çocukları sevinçle İngiliz bayrağını sallıyor/salladı...
15 Temmuz gecesi hiç bir emir beklemeden kişisel kararı ile FETÖ’cü darbecilerle girdiği çatışmada şehit olan Albay Sait Ertürk gibi kahramanları unutmayın, unutursanız acınacak hale gelirsiniz
Önceki gün birisi çıkmış, kendi kötü siciline bakmadan sosyal medya hesabından bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi yapmakla itham ediyor.
İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor.
Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür.
İkincisi, dış politika şov alanı değil; tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanıdır.
Üçüncüsü, biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık; aksine hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk.
Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik.
Siz birbirinizin kuyusunu kazarken biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık.
Siz kimin hain, kimin iş birlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken biz zorlu müzakere masalarında Türkiye’nin hak ve hukukunu savunduk.
Daha kavgasız gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz.
Siz gidin kapasitenize, kalibrenize uygun işler kovalayın.
Becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin.
Hicri 1448’inci yılın milletimiz ve İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diliyor, yeni yılın tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini Rabb’imden niyaz ediyorum. Yeni hicri yılımız mübarek olsun.
Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.
Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.
Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir. Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır.
Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.
Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.
Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.
Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz.
Siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de Kızılayımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı.
7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı, aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.
Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti.
Ateşkes sonrası başlattığı Neşeli Çocuklar Projesi’yle Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor.
Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor.
Gazze’nin yanı sıra, siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan’da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır.
Tarih bize diyor ki; Kudüs'ün ilk durağı Şam'dır..
Hz.Ömer 636’da önce Şam’ı aldı, sonra 637’de Kudüs’ü.
Selahattin Eyyubi 1184’de önce Şam’ı aldı, sonra 1187’de Kudüs’ü.
Yavuz Sultan Selim önce 1516’da Şam’ı aldı, sonra da Kudüs’e mührünü bastı.
Golan’da diş gösterenlerin, Şam’a parmak sallayanların azı dişini Kudüs’te sökmek sadece bir zaman meselesidir.
Zeytin Dağının manzarasına duyduğumuz özlem, Kudüs'ün hatıralarıyla kavrulan gönül dünyamız tıpkı tek bir damla ile taşacak noktaya gelmiştir..
- Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur.
Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır.
İran’da, Lübnan’da başlayan; Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır.
İsrail durdurulmalıdır.
Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.
Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.
Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır.
Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz; bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.
Öğretmenlik gibi ulvi bir mesleği icra ederken teröristler tarafından katledilen Aybüke Yalçın’ı şehadetinin 9’uncu yılında rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Aybüke kızımızın aziz hatırası her zaman yüreğimizde yaşayacak… 🇹🇷
Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var, dün kahraman dediklerine bugün hain damgası vurmak var.
Aynı muameleyi “gel” deyince koşa koşa gelen eski cumhurbaşkanı adaylarına da yapmışlardı.
Kendisi “hain ve iş birlikçi” olma sırasını savdı, şimdi yerini bir başkasına bıraktı.
Yarın muhtemelen benzer ithamlara bugün alkışlananlar maruz kalacak.
Anlaşılan o ki ana muhalefeti esir alan bu sağlıksız ruh hali değişmedikçe herkes bir gün hedef tahtasına konulacak.
Yaşananlar elbette ana muhalefet partisinin iç meselesidir.
Biz Türk siyasetine yakıştıramadığımız bütün bu tartışmaları güvenli takip mesafesinden izlemekle yetiniyoruz.
Şahsımıza, hükûmetimize, partimize ve ittifakımıza yönelik çirkin ifadelere rağmen serinkanlı tavrımızı korumaya büyük özen gösteriyoruz.
Bilhassa elinden pamuk şekeri alınmış çocuk misali hırçınlaşan karikatür tiplerin nezaket sınırlarını aşan sataşmalarını muhatap almıyoruz.
İnşallah bu çizgimizi, bu duruşumuzu bundan sonra da bozmayacağız.
Hesabıma özellikle birkaç gün güçlü bir destek verirseniz çok sevinirim. Dört koldan saldırıyorlar. Birlikte yürüyecek daha çok uzun bir yolumuz var. Hepinize şimdiden çok teşekkür ederim 🌹❤️