Üsküdar Belediye Başkanı #SinemDedetaş TUTUKLANDI..
Savcılık, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Sinem Dedetaş’ın Özel Kalem Müdürü Alihan Koçoğlu, Mimar Burçin Çevik ve Müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan'ı tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk etmişti. Tutuklandılar.
Adli kontrolle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ve İş takipçisi Adem Altuntaş serbest bırakıldı.
İBB DAVASI'NDA tahliyeler devam ediyor.
Beyoğlu Belediye Başkanı #İnanGüney Silivri Cezaevi'nden konvoyla ayrıldı.
İnan Güney, babasının evine gidiyor..
⚠️ Kayhan Ayhan gazetecidir!
Gözaltına alınan Ayhan adliyede, savcılık işlemleri için bekletiliyor.
Ayhan'a kolluk ifadesinde yalnızca yaptığı haberlerle ilgili sorular yöneltildi. Bir kez daha gazetecilik, soruşturma konusu haline getirildi. Ancak haber yapmak suç değildir!
NATO Zirvesi haftasında peş peşe gazetecilerin gözaltına alınması tesadüf değil.
Gazetecileri susturmaya, haberciliği kriminalize etmeye yönelik bu uygulamalar hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz.
Kayhan Ayhan'ın ve baskılara maruz kalan tüm meslektaşlarımızın yanındayız.
Gazetecileri derhal serbest bırakın!
#GazetecilikSuçDeğildir
Binlerce kişi NATO'ya karşı yürüyor
#NATO'ya Hayır Koordinasyonu, Ankara'da yapılacak NATO zirvesini ve NATO tutuklamalarını Kadıköy'de protesto ediyor.
NATO zirvesini protesto ihtimali gerekçesiyle yüzlerce kişi tutuklandı ve bugün aralarında avukat, gazeteci ve akademisyenlerin dr olduğu yüzlerce kişi şafak baskınıyla gözaltına alındı.
Arkadaşımız Deniz Göktaş hakkında verilen tutuklama kararı, yalnızca bir komedyeni değil; mizahın ifade alanını da daraltan bir karardır.
Bir komedyenin yeri cezaevi değil, sahnedir.
Deniz bizim arkadaşımız. Yıllardır aynı sahneyi, aynı heyecanı ve aynı kahkahayı paylaşıyoruz. Bugün de yanında olmaya devam edeceğiz.
İnsanlar birlikte güldükleri insanları da, neye güldüklerini de kolay kolay unutmaz.
Çünkü mizahın hafızası vardır.
O hafızaya kelepçe vurulamaz.
Deniz’in yanındayız.
📌 Av. Selin Nakıpoğlu, Deniz Göktaş'ın gözaltına alınmasıyla ilgili konuştu!
🗣️ Kendisi geldi bu genç adam, "Yakalandı" diye haberler yapılıyor. Ters kelepçeyle gözaltına alındı ve bu suçtur.
🗣️ Deniz Göktaş'ın bir an önce serbest bırakıldığı haberini bekliyoruz. Şu ana kadar hak ihlali yapıldı, suç işlendi kendisine karşı. Bir an önce bu yanlıştan geri dönülmeli.
📺 İrem Sansak (@iremsansak) ile #HaberMasası
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Çağlayan Adliyesi önünde #DenizGöktaş için yapılan açıklamada Oyuncular Sendikası (@oyuncusendika) adına Cem Yiğit Üzümoğlu konuştu:
"Meslektaşımız Deniz Göktaş'la dayanışmak ve ifade özgürlüğünü savunmak için bugün buradayız.
Meslektaşımız Deniz Göktaş'ın bir an önce serbest bırakılmasını ve sürecin hukuka uygun bir şekilde yürütülmesini talep ediyoruz.
Dayanışmanın, hukukun ve özgürlüğün yanında olmaya devam edeceğiz.
Deniz Göktaş yalnız değildir"
#DenizGöktaş Çağlayan Adliyesi'ne sevk edildi.
Adliye içi ve adliye önünde yüzlerce kişi bekliyor.
Sendikalar ve siyasi partiler adliye önünde basın açıklaması yaptı.
Adliye önünde
#DenizGöktaşYalnızDeğildir sloganları atılıyor.
MİZAH SUÇ DEĞİLDİR
DENİZ GÖKTAŞ SERBEST BIRAKILSIN!
Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinin sosyal medyada yayımlanmasının ardından hakkında soruşturma başlatılması ve yurt dışından dönüşünde gözaltına alınması; Anayasa’nın düşünce, ifade ve sanat özgürlüklerini güvence altına alan 25, 26 ve 27. maddeleri ile kişi özgürlüğünü koruyan 19. Maddesinde belirtilen kişi güvenliği ve özgürlüğünün özünü zedelemektedir.
Demokratik toplumlarda mizah; toplumsal olayları sorgulayan, eleştiren ve kamusal tartışmayı besleyen temel bir ifade biçimidir. İfade özgürlüğü yalnızca kabul gören, rahatsızlık yaratmayan düşünceleri değil; sarsıcı, incitici, rahatsız edici ve iktidarı eleştiren ifadeleri de korur. Nefret söylemi ya da şiddete açık çağrı niteliği taşımayan mizahi anlatımların ceza soruşturmalarının konusu hâline getirilmesi, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmaz.
Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalar, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olmak zorundadır. Hakkında açılan soruşturmayı bilerek ülkesine dönen Deniz Göktaş hakkında gözaltı tedbirine başvurulması; zorunluluk ve ölçülülük koşullarını karşılamamaktadır.
Dahası, Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulanması ve emniyet binası içinde ters kelepçeli halde çekilen görüntülerinin servis edilmesi, güç gösterisinden öte;* insan onurunu zedeleyen, kötü muamele ve işkence yasağı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken ağır bir uygulamadır. Bu uygulama, gözaltı tedbirine ilişkin adli sürecin bir parçası değildir. Bu görüntüler, kamuoyuna verilen bir gözdağıdır. İnsan onurunu zedeleyen bu uygulama; masumiyet karinesini, kişi özgürlüğünü ve kötü muamele yasağını delmektedir. Hukuk devleti, teşhir ve itibarsızlaştırma üzerinden işletilemez.
Ayrıca, bu tür işlemler yalnızca kişi özgürlüğünü değil; sanatsal ve eleştirel ifade alanını da baskılayan, toplumda otosansürü yaygınlaştıran caydırıcı bir etki yaratmaktadır.
Mizah ve politik hiciv, toplumun ve yönetenlerin kendileriyle yüzleşmesini sağlayan bir dev aynasıdır. Demokratik yönetimler, kendilerine tutulan bu aynaya tahammül edebildikleri ölçüde demokratik kalabilirler.
İstanbul Barosu olarak, Deniz Göktaş’a yönelik bu müdahaleyi asla kabul etmiyoruz. Yetkili makamları sanatsal ifade özgürlüğünü ceza tehdidiyle baskı altına alan uygulamalardan vazgeçmeye, Deniz Göktaş’ın derhal serbest bırakılmasını ve hakkında yürütülen soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandırılmasını sağlamaya çağırıyoruz.
Kamuoyunun Dikkatine!
Dünyanın en köklü aktif müzik grubu olarak yapılan bu saygısızlığa karşı avukatlarımız gerekli hukuksal süreçleri başlatmıştır.
Asdfghjkl 😂
Şaka şaka.
Son gösterine bayıldık, İyi ki varsın 🙏 @idgoktas
Neşemizi de çalamazlar ya 😜
🔴 SON DAKİKA | Komedyen Deniz Göktaş, pasaport kontrolü sırasında havalimanında gözaltına alındı.
Siyaset Bilimci Doç. Dr. Burak Çop, yaşananları Sözcü TV canlı yayınında değerlendirdi: "Yazıklar olsun. Türkiye'ye bir deli gömleği giydirilmeye çalışılıyor. Bu millet bu deli gömleğini giyecek bir millet değil. Zulümle abad olunmaz." @cancoskun@burakcop
İBB DAVASINDA GERGİNLİK
İMAMOĞLU SALONDAN ÇIKARILDI
(Ekrem İmamoğlu çıkmayacağını söyleyince)
Başkan: Uyacaksın sen sanıksın burada çıkacaksın. 9 Temmuz'da bitireceğim. Size gerekçe söylemek zorunda değilim
( Ekrem İmamoğlu çıkmıyor )
Başkan: Siz sanıksınız burada herkesin temsilcisi gibi benimle pazarlık yapamazsınız baştan beri tahammül ediyorum size yeter artık. Kimseye hangi tarihte duruşmayı bitireceğime dair gerekçe açıklama mecburiyetinde değilim
İmamoğlu: Böyle yargılama olmaz aldığınız kararı bugün niye değiştiriyorsunuz
Başkan: Ben sana açıklamasını mı yapacağım?
İmamoğlu: Ben savunmayı arkadaşlarımın savunması bitmeden vermeyeceğim diyorum
( Bu sırada Sezgin Tanrıkulu da itiraz etmeye başladı. Onun da salondan çıkarılmasına karar verildi. Suat Özçağdaş da itiraz ediyor )
Mahkeme Başkanı: Bağıran herkesi dışarı alın
( Milletvekilleri ile mübaşir tartışıyor )
Mahkeme Başkanı: Milletvekili diye burada her türlü soytarılığı yapamaz
Doğru, heyet değişmedi. Yalnız kısa bir bilgi vermek gerekirse, Mahkemenin verdiği kararlara karşı yapılan itirazları, takip eden numaralı mahkeme değerlendirir. Yani 40. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını 41, 41 artık yok ise sıralama başa dönerek 1. AğCM değerlendirir. 40 ve 41 kapatıldığı için ve 40 Ağır Ceza Heyeti artık yeni numara alarak 33 olduğu için, 33'ün kararını 34'ün değerlendirmesi gerekir. Fakaaaaat.. 33'ün kararını değerlendirecek 34. Ağır Ceza Mahkemesi de kapatıldığı için, itirazları değerlendirecek mercii de değişti. Ve o yeni mercii, Aziz İhsan Aktaş Davasını gören 1. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Yani CHP'li belediyelerin davalarını gören mahkemeler, birbirlerinin denetim mercii oldu.
Ne güzel İstanbul di mi? 🤗
Sivas’ta açılan karanlık kapı mutlaka kapanacak!
33 canın hesabı mutlaka sorulacak!
Unutmadık, affetmedik, affetmeyeceğiz!
Sokaklarımızı ve ülkemizi bu içine CIA kaçmış yobazlara teslim etmeyeceğiz, şeriata ve faşizme karşı omuz omuza mücadele edeceğiz!
Kahrolsun şeriat! Kahrolsun faşizm
#Bağbaşı köyünün 24 saati geçtiğimiz ay bu videodaki gibi geçti.
Her şeylerini bıraktılar; dağlarını, meralarını, geçmişlerini ve geleceklerini savundular.
Oysa köy hayatında erteleme olmaz.
“Hayvanları sulamayı unuttum, ürünleri de yarın ilaçlayım” diyemezsin.
Günlük hayatın işleri, hayatın normal akışıdır.
Ertelediğinde, unuttuğunda bedeli ağır olur. Bir yılı heba olabilir.
İşte tam da bu yüzden, Mustafa Kemal'in “Dağda yörük ateşi yanıyorsa korkmayın” dediği ateş budur.
Ve bizim destanlarımızda “yalnız onların maceraları vardır”.
#MuratDağı
#Elmadağ
BAĞBAŞI DESTANI
https://t.co/VsmWLZnv5h @YouTube aracılığıyla