ABD diye bir ülke yok.
ABD, Y@hudilerin dünya üzerinde kurmak istedikleri küresel hegemonyanın truva atı, taşıtı, taşıyıcısı, hamalı.
Gazze soykırımı ve Epstein dosyaları rezaleti / barbarlığı, ABD’nin Y@hudilerin tarihte kurdukları en büyük Y@hudi imparatorluğu olduğunu deşifre etmiş oldu.
ABD bağımsız değildir.
Almanya bağımsız değildir.
Hindistan bağımsız değildir.
Hepsi de Y@hudilerin kölesidir.
Çin de bağımsız değildir: Y@hudilerle İngilizler Çin’de hegemonya savaşı veriyorlar -tıpkı Amerika’nın kuruluşunda olduğu gibi.
Türkiye de bağımsız değildir.
Laik / Batıcı Türkiye, İsrail’in bölgede yerleşmesinde meşrûlaştırma aracı olarak kullanıldı. İlk defa Erbakan ve ardından Erdoğan’la birlikte Türkiye gerçek anlamda bağımsızlık mücadelesi veriyor.
Başarabildik mi?
Kısmen.
Daha çookk yolumuz var katetmemiz gereken…
Hadi PKK'lıların bu zibidiyi savunmasını anlıyorum da
Kendilerine Atatürkçü diyenler bu zibidiyi neden savunuyor?
Siz zahmet etmeyin ben söyleyim;
Kemalistler ile Apoistler aynı babanın çocuğudur.
🔴 Ekrem'in sözcüsü Özgür Özel, Kur’an-ı Kerim ile dalga geçen Deniz Göktaş’a “kardeşim” dedi..
Kur'an ile dalga geçene sahip çıkanı bu millet sandığa gömer üstüne beton döker Özgür unutma..
❝Sonsuz taahhüdümüzü yeniliyoruz: Türkiye'nin başarısı, Pakistan’ın başarısıdır. Pakistan’ın ilerlemesi, Türkiye’nin ilerlemesidir❞
Pakistan Başbakanı Şerif, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ortak basın toplantısında konuştu
— Pakistan ve Türkiye’nin bir ruh içindeki iki kalp olduğunu söyleyebiliriz
— Türkiye çok zorlu şartlarda tam olarak kararlı şekilde yanımızda olmuştur
— Pakistan olarak Türkiye ile birlikte durmaya devam edeceğiz. KKTC konusunda bu birlikteliğimizi devam ettireceğiz. Uzun zamandır bu tutumu ortaya koymaktayız
https://t.co/9GAXslzwZR
Sizler kendi ananız - babanız - atanız ve bilimum ilahlarınızla "özgürlük adına" dalga geçebilir, hafife alabilir ve 'mizah' malzemesi yapabilirsiniz. Kendi 'onur' anlayışınıza kalmış.
Lakin bizim nizamımızda ve onur anlayışımızda kutsalımıza hakaretin cezası 'ağır'dır...
Nedim Şener sevgi pıtırcığı olarak gösterilmeye çalışılan Piro'yu atomlarına ayırıp parça pinçik etmiş:
📍Noldu lan noldu! Erdoğan nefretini sen aşılamadın mı?
📍Erdoğan nefreti üzerinde siyaset kurmadın mı?
📍FETÖ’nün 17-25 Aralık operasyonlarına destek vermedin mi?
📍MİT tırları belgelerini sen servis etmedin mi?
📍15 Temmuz darbe girişimine kontrollü darbe diyerek sen destek olmadın mı?
FETÖ’nün düdüğü olmadın mı?
📍FETÖ’nün desteğini alan
sen değil misin?
İsrail Gazze’de yaptığını bütün Filistin’de yapıyor. Lübnan’da yapıyor. Daha önce Suriye’de yaptı. Şu anda vekilleri eliyle Yemen’de yapıyor. Yemende İsrail’e vekâlet eden İran’da da yaptı. Irak’ta yaptı yeniden yapmanın bir yolunu arıyor. Kıbrısta savaş çıkarmanın yolunu arıyor. Suriye’de yeniden savaş çıkarmanın yolunu arıyor.
Bütün bu gerçeği ve geleceğe yönelik çizgiyi Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle şöyle çizdi:
“SİYONİST KATLİAM KADROSU
Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükümetinin coğrafyamızı tekrar, özellikle barut ve kan kokusuna boğmasına fırsat vermemek gerekiyor.”
-Siyonist Katliam Kadrosu
-Savaş Bağımlısı İsrail
-Tekrar olmasına fırsat vermemek gerekiyor.
OPERASYON TAMAMLANDI
Profil, “kısa süreli kahramanlaştırılmak” için biçilmiş kaftan. Babası sol terör örgütleri davalarından ceza yatmış. Kürtçü bölücülere dozunda destek veren bir İç Anadolu Alevisi. Kendi fiziksel özellikleriyle dalga geçecek kadar ufak tefek. Böylece gözaltına alındığında acıma hissini artıracak her şey hazır.
Aklı başında herkes Kur’an-ı Kerim’le dalga geçen bu varlığın bir aktör değil, CHP içindeki kavganın bir figüranı olduğunu görebilir. Konunun düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgisi olmadığını da.
Bu, çirkin kavganın sadece bir kamuflajı.
Gerçekte olan ise şuydu: Ortadan ikiye yarılan CHP’de Silivri Cephesi, her geçen gün daha fazla etrafa saçılan yolsuzluk ve rüşvet çirkinliğini bir süreliğine unutturmak için geleneksel kutuplaşma tiyatrosunu sahneledi.
Kifayetsiz çömezin gösterisine Özel yanlısı milletvekilleri örgütlü bir şekilde gittiler. Peşinden, en çok tartışma çıkaracak bölümleri kendi sosyal medya hesaplarından paylaştılar.
Cephenin yayın organları dini değerleri aşağılayan kısımları haberleştirdi. Hatta operasyon üzerlerine kalmasın diye gösteriye “İmamoğlu’nun diplomasıyla” ilgili küçük bir bölüm dahi iliştirildi.
Türkiye’de otokratik bir yönetimin olduğu, devletin kimsenin en küçük bir sesine bile tahammül edemediği algısının oluşturulması için sahne hazırdı. Fakat meselenin bir de uluslararası boyut kazanması gerekiyordu.
Bu bölüm ise Özgür Özel adıyla Financial Times’ta yayınlanan makale ile tamamlandı. Makale Türkiye’de dikta yönetimi olduğu ve Erdoğan’ın muhaliflerini susturduğunu öne sürüyordu. Ayrıca Cumhurbaşkanının NATO zirvesine ev sahipliği yapan bir lider olarak aynı zamanda Rusya ve Çin’le de iyi ilişkiler kurduğunu öne çıkarıyordu. Özel, Batı’nın denge politikası yürüten Erdoğan’la değil, kendisiyle ilişki kurduğunda kazançlı çıkacağını vurguluyordu.
Gösteri için her şey tamamlandı. Geriye küstah bir figürandan kahraman çıkarma oyununun sergilenmesi kaldı.
Onu da mahkeme koridorlarında sloganlar eşliğinde gerçekleştirdiler. Ancak unuttukları bir şey vardı: Kılıçdaroğlu.
2023 seçimlerinde küresel sermaye ve baronların açık desteğine mazhar olmuş bir kişinin tezgâhlanan oyunu görmemesi mümkün değildi.
“Oyunda ben de varım” dedi. Soluğu mahkemede aldı.
Konu CHP’deki koltuğun sağlamlaştırılması ise bu fırsat kaçırılamazdı.
Çünkü partide kim halkın değerleri ve kutsallarıyla daha fazla kavga etme cesareti gösteriyorsa koltuk onda kalıyordu. Denklem böyle kurulmuştu. Üstelik tam yüz yıldır.
Böylesi büyük bir amaçla düzenlenen operasyonda birileri feda edilebilirdi.
Zaten çakma komedyen, sahneye kesilip yana düşmüş başının fotoğrafı eşliğinde ve adına nispetle kullanılan “ölü deniz” sloganıyla çıkmıştı.
Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle tezgâhları bozulan Silivriciler çok kızgın. “Hain, düşkün” bağırtıları arasında parsayı bölüşemeyen güruhun kavgasına tanık oluyoruz yine.
Şimdi ne mi olacak?
Yarılan partinin iki cephesi yeni oyunlara yelken açacak. Ebu Leheb’in beşinci sınıf çırağı biraz parlatılıp sonra unutulacak.
İnancına, değerlerine hakaret edilen milyonlar ise gerçek mağdur olmalarına rağmen yine yutkunup çaresizce seçim gününü bekleyecek.
Çünkü bu aşağılık komedyadan hesap soracağı tek yer o seçim sandığı.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 4 Temmuz 2026, Cumartesi.
Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş:
“Tarihsel süreçte hiçbir edebî dehâ, şair veya dilbilimci bu çağrıya nazire yapamamış, Kur'an'ın eşsiz üslup, ses estetiği ve anlamsal bütünlük kombinasyonunu yakalayamamıştır. Dolayısıyla, benzeri yapılamayan bir mucizeyi ‘serinin son kitabı’ gibi sıradanlaştırmaya çalışmak büyük bir cehalettir, ahlaksızlıktır. Bunu Mekke’nin müşrikleri bile yapmamışlardır. İnanmasalar da en azından ‘bu insan sözü olamaz’ demişlerdir.” @DIBAliErbas
Kutsal değerlerle ofansif mizah olur mu❓
🗣️ Altay Cem Meriç:
➖ "Mesela bir şehit cenazesiyle dalga geç ofansif mizah. Hani dalga geçebiliyorsun ya her şeyle. Geçemezsin."
➖ "Tamamı Atatürkçülerden oluşan bir izleyici kitlesinin içerisinde Mustafa Kemal'in bizatihi kendisiyle dalga geçsene abi. Geçemezsin."
➖ "Biz Muhammed Aleyhisselam'la dalga geçirtmeyiz."
Bu sanat falan değil resmen sözlü satanizm ayini…
Bu adama bu saate kadar nasıl müdahale edilmemiş hayret.
Çocuk öldürmekten keyifle bahseden bir canavar bu.
Kur'an-ı Kerim ile alay eden sözde komedyene destek vermek üzere adliyeye giden, kendisinin peygamber soyundan geldiğini söyleyen Kemal beye açık açık söylüyorum;
➡️Dileğim o ki iki yakanız bir araya gelmesin..!
Mustafa Varank kitabın ortasından konuşmuş yine.
“Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!”