Notos'un Nisan sayısında tartışılan, merak edilen bir konuyu kapsamlı bir dosya kapsamında ele aldık:
Otokurmaca – Benlik Kurgusu Olarak Edebiyat
Notos yayımlanmaya başlayalı tam 19 yıl oldu. On dokuz yıl boyunca hiçbir sayısı bir gün bile geç kalmadan yayımlandı. Nitelikli dergicilik anlayışımızı korumaya çalışıyoruz.
Belki hiç kimse bizden bir dergi yayımlamamızı beklemiyor. Ama piyasanın, popüler algıların, postmodernizmin bütün değerleri aşağıya çektiği günümüzde, Notos gibi yalnızca nitelikli edebiyatın izinde kalmak için düpedüz savaşan bir dergiyi on dokuz yıl boyunca yayımlamak... Elbette kolay değil, bilinir bu.
Notos, okurlarının desteğinden ve ilgisinden başka hiçbir destek aramadan yoluna devam ediyor.
Yeni Kitabımız Çıktı > “ELLİ
Beşibiryerde: Seçme Şiirler” :: Hakan İşcen
Hakan İşcen, çağdaş Türk şiirinin özgün ve derin seslerinden biridir. İşcen’in şiiri, gündelik hayatın içinden süzülen imgelerle, varoluşsal sorgulamalarla ve ince bir melankoliyle dokunur. Aşkın imkânsızlığını, ölümün yakınlığını, modern insanın yalnızlığını ve direncini aynı anda taşıyan dizeleri, okuyanı hem yaralar hem de umutlandırır. “Buğu ve Çizgi”, “Hayatânı”, “Yeraltından Şiirler”, “Kadıkale Postası”, “Yaşamak Da Bulaşıcı Olsa” gibi kitaplarında; bazen sert ve keskin, bazen ise yumuşak ve içe işleyen bir dil kullanır. Şiirlerinde bireysel acılarla toplumsal yaraları ustalıkla iç içe geçirir. Yeni (2026) kitabımız:
“ELLİ / Beşibiryerde: Seçme Şiirler” kitabı daha önce yayımlanan beş şiir kitabından özenle seçilen şiirleri kapsıyor.
Hakan İşcen, “Dünya Şiir Günü” önerisinin Türk PEN’inde kabul görmesinde emeği geçen şairlerden biri olarak da edebiyat camiasında iz bırakmıştır. Onun dizeleri, sessiz bir isyan gibi okunur: hem fısıldar hem de içten içe haykırır. Günümüz şiirinde samimiyetin ve cesaretin hâlâ mümkün olduğunu hatırlatan nadir seslerden biridir.
İşcen’in şiiri, gündelik hayatın içinden süzülen imgelerle, varoluşsal sorgulamalarla ve ince bir melankoliyle dokunur. Aşkın imkânsızlığını, ölümün yakınlığını, modern insanın yalnızlığını ve direncini aynı anda taşıyan dizeleri, okuyanı hem yaralar hem de umutlandırır. Onun dizeleri, sessiz bir isyan gibi okunur: hem fısıldar hem de içten içe haykırır. Günümüz şiirinde samimiyetin ve cesaretin hâlâ mümkün olduğunu hatırlatan nadir seslerden biridir.
Sipariş için: https://t.co/i9dUMd6MNd