Erkan Baş:
"Bir avuç asalak Monaco'da ıstakoz yiyecek, Londra'da ev alacak diye memlekette çocuklar okulda açlıktan bayılacak!
Kabul etmiyoruz bunu! Buna "servet düşmanlığı" diyorsanız, ben de size "çocuk düşmanısınız" diyorum!"
Hiç Sordunuz mu,
Neden bir tane bile ev, bir tane bile saray yapmadı da, 48 tane fabrika yaptı diye ?
Sormadınız.
Siz onun Devrimciliğini nerden bileceksiniz ?
Hiç Sordunuz mu,
Neden kendine teklif edilen makam ve mevkileri kabul etmedi de, bütün rütbelerini söküp, Samsun'a çıkarak her şeye sıfırdan başladı diye ?
Sormadınız
Siz onun Cumhuriyetçiligini nerden bileceksiniz ?
Hiç Sordunuz mu,
Neden Paşalar gibi, Saraydan boğazı seyretmek yerine, yıllarca Cephe cephe gezdi, ömrünü savaş meydanlarında tüketti diye ?
Sormadınız.
Siz onun Milliyetçiliğini nerden bileceksiniz ?
Hiç sordunuz mu,
Neden Beyoğlu diye diye, Konak diye diye değil de, Selanik diye diye yandığını, ağladığını ?
Sormadınız.
Siz onun Vatanseverliğini nerden bileceksiniz ?
Hiç Sordunuz mu,
Bir ömrün Vatan ve Özgürlük uğruna neden ve nasıl seve seve feda edildigini ?
Sormadınız.
Siz onun kıymetini nerden bileceksiniz ?
Fatih Portakal: (Diyanet’in “Yılbaşı kutlamayın” fetvası)
“Sn. Diyanet Başkanı Ali Erbaş; bir gün şu yalan, iftira, indiregandiyle ilgili; yolsuzluklar, adaletsizliklerle ilgili fetva verseniz.
Nasıl olur hocam?”
Cengiz Holding Kazdağları'nda 1 Milyon ağacın kesimine başladı!
Kazdağları yok olmasın!
Kesimi durdurun !
19 futbol sahası büyüklüğünde ORMAN yok olacak!
3 köy haritadan silinecek
Lütfen sizde 1 twit atarak destek olun dostlar
BAHÇELİ NİN. "İMAMOĞLU GÖREVDEN AFFINI İSTESİN " sözüne karşılık muhteşem bir cevap ...
ESKİ İSTANBUL ÜLKÜ OCAKLARI BAŞKANI RECEP ÖZTÜRK'ÜN Bahçeli'ye cevabı;
İyi dersin, güzel dersin, vede hoş dersin emma... Boş Dersin!
O, senin gibi kralın muhafızı filan değil ki, görevden affını istesin.
Son dönemlerde bolca şahit olduğumuz atanan bakanlardan biri değil ki o, affını talep etsin.
Merkez Bankası Başkanı, Tüik Başkanı,Tübitak Başkanı, Yuksek Seçim Kurulu Başkanı da değil ki şeyhinden , hünkârından affını istesin....
İmamoğlu seçilmiş bir Belediye Başkanı. Af isteyeceği yer, İstanbul halkı. Onunda yolu, seçim yâni sandıktır.
SEN NEDEN KENDİ AFFINI İSTEMİYORSUN?
" Affını istesin " dediğin kişi, senin Türkiye genelinde aldığın oydan daha fazla oy almış birisi.
25 yıldır MHP nin başındasın. Hiçbir başarın yok. Neredeyse partiyi bitirdin. Zar zor yürüyorsun, lâkin; görevi bırakmaya hiç mi hiç niyetin yok.
Asıl affını isteyecek olan kişi sensin.
En başta aziz şehitlerimizden.
Sonra da; Türk Milletinden, Türk Milliyetçilerinden, Ülkücülerden...
Sadece affını istemek yetmez!
Af dilemelisin.
Hemde ayaklarına kapanarak bu aziz milletin.
Bilmem af ederler mi ?
İstanbul karla boğuşurken, 25 gün önce organize edilmiş, İmamoğlu'nun İngiliz sefiri ile olan yemekli randevüsünün hesabını soruyorsun.
" Orada ne konuşuldu? Bir protokol tutuldu mu? " diye soruyor.
Aynı soruyu, Yunan Başbakanı ile, Trump'la, Putin'le, Joe Biden'le yaptığı ikili görüşmelerde, neler konuşulduğuna dair hiçbir protokol tutturmayan ağababan'a sorsana. Peki, O'na niye sormuyorsun?
Trabzon mitinginde eline migrofon verilip, anamuhalefet liderine "hain" dedirtilen 9-10 yaşındaki çocuğun bu davranışını ve orada sergilenen sahneyi normal buluyor ve diyorsun ki;
" Bu çocuk bu duruma nasıl geldi? Ona bakmak lâzım. "
Millet İttifakını HDP ve pkk ile irtibatlandırıyorsun.
Ne çabuk unuttun Habur'u, Apo'nun Diyarbakır meydanında okunan mektubunu, Megri Megri okunuşunu,
İhânet sürecini, hendek kazılmalarına karşı iktidarın sessizliğini, Oslo'yu, Dolmabahçe'yi, Apo'nunTrt de okunan mektubunu, Osman Öcalan'la trt de yapılan söyleşiyi ve daha nicelerini...
Ve bütün bu gaflet veya ihanetin sebep olduğu yüzlerce vatan evladının genç yaşta toprağın kara bağrına düşüşünü ne çabuk unuttun!...
Esasen o çocuğu ve bir nesli siz bu hâle getirdiniz!
Sen ve O!...
Sizin o küfürbaz, aşağılayıcı, ötekileştirici, ayrıştırıcı ve bölücü diliniz...
O çocuğun dili, sizin diliniz.
Orada konuşan o değildi, sizdiniz!
Övünün eserinizle ...
Eski İstanbul Ülkü ocakları Başkanı.
Recep ÖZTÜRK.
Ekrem İmamoğlu’nun Instagram’da paylaştı��ı Atatürk videosunun izlenmesi kısa sürede 6 milyona yaklaştı:
“Yutkunarak Mustafa Kemal Atatürk demeyeceksiniz.”
Ebubekir’in kızı Muhammed’le,
Muhammed’in kızı Osman’la,
Ömer’in kızı, Muhammed’le
Muhammed’in kızı, Aliy'le
Ali’nin kızı, Ömer’le
Evlendiğini biliyor muydunuz?
Çok basit ve anlaşılır dille anlatıyorum:
Muhammed, kızlarından
Fatma'yı Ali'ye,
Ümmü Gülsüm'ü de Osman'a veriyor.
Bu durumda :
Ali ile Osman bacanak oluyor.
Ömer, kızı Hafsa'yı Muhammed'e veriyor.
Yani Ömer Muhammed'in kayınbabası oluyor.
Muhammed, torunu, Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm'ü Ömer'e veriyor.
Yani Ali, Ömer'in kayınbabası, Fatma ise kaynanasıdır..
Ömer'in boşadığı Atike'yi Muhammed'in torunu Hüseyin alıyor.
Muhammed, Ali'nin de Osman'ın da kayın babası.
Ali ile Osman bacanak.
Muhammed Ömer'in eniştesi, Ömer ise Muhammed'in
(KIZI HAFSA'DAN DOLAYI) kayın babası.
Ömer, Ali'nin damadı ve Ali Ömer'in kayınbabası (KIZI UMMU GULSUM DEN DOLAYI)...
Ali, kendi kayınbabası Muhammed'in kayınbabası olan Ömer'in kayın babası.
Muhammed ZEYD'in babalığı.
Zeyd'in hanımı Zeynep Muhammed'in gelini.
Fakat aynı Zeynep aynı zamanda ZEYD'in de analığı. (Muhammed, daha sonraları evlatlığı Zeyd'in hanımı Zeynep ile evlenmiştir. Bakınız Kuran-ı Kerim Ahzap suresi 37.ayet).
Muhammed'in torunu Ümmi Ali'nin hanımı
Ümmü'nün anası, Zeynep, Muhammed'in kızı,
Ali'nin baldızı ve kaynanası Fatma'nın da bacısı.
Ali, Muhammed'in hem amcaoğlu hem de damadı..
Bu kadar basit bir şeyi nasıl anlamıyorsunuz??
=================
Arap hayranlığını bırakın artık...
Muhammed'in kızı Fatma 10 yaşında iken Ömer 52 yaşındadır.
Ömer, Muhammed'den kızı Fatma'yı ister.
Muhammed; "kızım henüz küçüktür hem amcam oğlu Ali'ye sözüm var" deyip Ömer'e vermez Fatma'yı.
Fatma 12 yaşına geldiğinde 26 veya 27 yaşındaki Ali ile evlendirilir.
Ali ile Fatma'nın ilk çocukları Ümmü Gülsüm olur. Ömer 62 Yaşında HALİFE olur.
Ümmü Gülsüm 9 yaşındadır. Halife olduğunda Ömer bu sefer Ali ve Fatma'nın kızları, Muhammed'in torunu Ümmü Gülsüm'ü ister.
Ali ne kadar diretse de Ömer işi tehdit etmelere kadar götürür. Ali yine vermez.
Bu sefer Ömer Ali'ye allah üzerine yemin ederek, amacının sadece resulullaha akraba olmak olduğunu, Ümmü Gülsüm'e ölünceye kadar dokunmayacağını sadece nikahına alacağını söyler ve bir şekilde Ali'yi ikna edip 40,000 dirhem altına Ümmü Gülsüm'ü alır.
11 yaşına geldiğinde Ümmü Gülsüm bir oğlan, 13'ü ne geldiğinde bir oğlan daha doğurur Ömer'den.
Ömer'in hazırda 9 karısından 7.sidir Ümmü Gülsüm (kütübi sitte ve nebiyyi secere).
2 çocukta yaşına gelmeden ölür. Ömer ��ldükten sonra Ümmü Gülsüm 5 ayrı yaşlı adama verilir. Kızcağız 22 yaşına kadar 4 çocuk daha doğurur ve 22 yaşında ölür.
Şu birbirlerinin kızlarını ve torunlarını beceren arapları 7/24 tv ekranlarında överek, örnek göstermeye çalışan şarlatan ümmetçiler bu gerçek yaşam öykülerini, fatıma'nın, maria'nın, safiye'nin, berre'nin, ayşe'nin, ümmü gülsüm'ün kimlere peşkeş çekildiklerini bilmiyorlar mı?
Hepsi de bal gibi biliyor. Tüm bu bilgileri Araplar kabul eder ve halende küçük yaştaki kızlarla evlenmeyi sürdürürler.
Ama bizim Türkler "yok koruma amaçlı nikahladı, yaşı 9 değil 13 idi" gibi iddalar geveleyip Arapların s*pkınlığını örtmeye çalışırlar.
KAYNAK: Kütüb-i Sitte ve nebiyyi secere...
Vargas için "Devşirme ne işi var Türkiye'de" diyen Yobazlara ithafen cevabı:
"3.600.000 oy kullanan
devşirme vatandaştan çok daha verimli iş yapıyorum.
Ben bir Türk kızıyım"
diye verdiği kapak gibi yanıtını yürekten
alkışlıyorum. 👏👏
"Vargas'ın yanındayım" deyip kaç kişiyiz...?!
#FileninSultanları