İşgalci İsrail ordusunun "durun" anonsuna Küresel Sumud Filosu’ndan yanıt:
• Tekrar ediyorum, siz seksen yıldır soykırım ve Filistin halkına karşı etnik temizlik yapıyorsunuz.
• Ve bu kesinlikle uluslararası hukuka aykırıdır. Bir kez daha uluslararası sulardayız, ki bu sizin yetki alanınız değil.
• Filistin topraklarına doğru ilerliyoruz, ki bu da sizin yetki alanınız değil, her ne kadar o toprakları işgal edebileceğinizi düşünseniz de.
Erbakan Hocamızın 40 yıl önce Meclis kürsüsünden haykırdığı bu sözler bugün daha fazla anlam kazanmıştır: "Vay canına ya, biri hipnotize mi ediyor sizi Allah aşkına? Efendim, Amerika'nın hoşuna gitmezmiş, banane Amerika'dan, banane Amerika'dan! Amerika mı bizi yönetecek?"
Siyonistlere, işbirlikçilere ve Dünya'ya tekrardan şunları hatırlatmakta fayda var:
Gazze'nin geleceğini Gazzeliler ve Gazze için direnen yiğitler belirleyecektir!
Gazze hiçbir şekilde pazarlık konusu edilemez!
Hiçbir emlak projesi, yatırım ve ticaret, Gazzeli bir çocuğun canından değerli değildir!
Kudüs doğusuyla, batısıyla Filistin'indir!
Hamas'sız bir Filistin geleceği düşünülemez!
Siyonist israil, işgal ettiği tüm Filistin topraklarından sökülüp atılmalıdır!
Bölgenin ve insanlığın geleceği özgür Filistin'den geçmektedir!
Son olarak belirtmek isteriz ki;
Haklı mücadelesinde biz Hamas’ın ne yanındayız ne de arkasındayız.
Biz Hamas’ın ta kendisiyiz!
Unutmayın ki;
Hamas düşerse Ümmet düşer!
Milyonlarca insan karadan Gazze'ye yürüyecek, milyonlarca insan.
Devletler çöktü, Uluslararası sistem çöktü, Uluslararası hukuk çöktü. Gidip ellerimizle kardeşlerimizi kurtaracağız, bekleyin...
Gemi filosundan sonra kara konvoyu ile gidiyoruz inşallah Gazze'ye.
Gazze'de Ablukayı kırmak için yola çıkacak gemiler belirlendi.
Gazze'de @ablukayikir Platformu olarak, amaca matuf yürütülen çalışmalar neticesinde tüm satınalma işlemleri gerçekleştirilmiş, Türkiye'den gemiye binecek isimler belirlenmiş ve çok yakın zamanda gemilerin harekete geçeceğini söylüyoruz.
Tüm karalamalar, işi hedefinden saptırma girişimleri, kendi isimlerini reklam etme çabalarına rağmen, sessiz ve hedefe odaklanmış bir ekiple çalışmalarını yürüten Platform Başkanımız @SelmanEsmerer1 Bey'e, STK temsilcilerimize, İş adamlarımıza Gazze hassasiyetlerinden ötürü teşekkür ediyoruz.
Gemilere binerek bu ablukanın kırılması için başlatılan bu kutlu yolculuğa gönüllü olanların yolunun açık olmasını diliyoruz.
Amaç #Gazze'de Ablukayı kırmak... Gerisi teferruattır.
Gandi’ye atfedilen bir sözdü. “Türkler savaşta yenene kadar tanrıyı İngiliz sanıyordum.”
Şimdi bizdeki Sünnilerde de durum aynı. Şiiler Tel Aviv’i, Hayfa'yı bombalayıp enkaza çevirene kadar bizdeki Sünni şeyhleri, ulemaları, hacıları, hocaları, cübbelisi İsrail’i tanrı sanıyordu
*Acil*
*Başlarında Şeyh Muhammed el-Hasan ed-Dedev ve Gazze'deki Filistin Ulema Heyeti Başkanı Dr. Mervan Ebu Ras bulunuyor.*
*Küresel Çağrı Başlığı Altında:*
*"El-Aksa ve Gazze Çağrısı"*
*Bu çağrı son derece önemli olup, okunması ve terimlerinin anlaşılması gerekmektedir. Ümmete yönelik saldırıların ve savaşın büyüklüğüne uygun bir metindir. Net, kararlı, anlam ve üslup açısından etkileyici bir çağrı.*
*Allah bizden ve onlardan kabul etsin. Ümmete doğru yolu ilham etsin.*
*Çağrı Metni:*
*Bismillahirrahmanirrahim*
*El-Aksa ve Gazze Çağrısı*
Allah Teâlâ şöyle buyurur: *"Kitap'ta insanlara açıkladıktan sonra indirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti gizleyenlere, hem Allah hem de tüm lanet ediciler lanet eder." (Bakara, 159)*
*Bu ilahi emirden hareketle, şeri sorumluluğu yerine getirmek, hakkı haykırmak ve sözle cihat etmek için tüm ümmetin alimleri, seçkinleri, kurumları, kamu figürleri ve geniş halk kitleleri, aşağıdaki şeri esasları teyit eder:*
*1. Direnişin Meşruiyeti:*
Mescid-i Aksa ve Filistin halkına yönelik işgalci saldırıları püskürtmek için direnişi desteklemek, *kutsal bir cihattır* ve İslam'ın zirvesidir.
*2. Filistin Direnişine Sadakat:*
Filistin’in cesur direnişçileri bizdendir, biz de onlardanız. Onları destekleyeni destekler, onlara düşman olana düşmanız. Yahudi ve Hristiyanlarla ittifak kurup Müslümanlara karşı onlara yardım eden, *İslam'dan dönmüş sayılır.*
*3. Filistin Toprakları Vakıftır:*
Filistin’in her karışı toprağı vakıftır; Kudüs'ün ve Aksa'nın kurtarılması İslam'ın inanç ve şeriatının gereğidir. Filistin, kıyamete kadar İslam vakfıdır. Ümmet, hiçbir parçasının satılması veya bağışlanmasının haramlığı konusunda icma etmiştir.
*4. Gazze’ye Yardım Farzdır:*
Gazze’ye yardımda gevşeklik, *savaştan kaçmaktır.* Tüm Müslümanlar için bu, danışılmaz ve görüş alınmaz bir *farz-ı ayndır*. Yardımdan kaçan, savaştan kaçan gibi günah yüklenir.
*5. İşgale Karşı Cihat Farzdır:*
Yahudilerin Kudüs, Aksa ve Filistin’e saldırısı, Müslümanları *savunma cihatına* mecbur bırakır. Din, namus, toprak, can, ruh ve mala yönelik saldırılardan biri bile cihat için yeterlidir.
*6. Sınır Kapılarını Kapatmak İhanettir:*
Çevre ülkeler, sınırlarını *genel seferberlik*, mücahit geçişi ve yardım konvoyları için açmalıdır. Özellikle *Refah Sınır Kapısı* hayat damarıdır. Kapatmak, *Allah'a, Resulü’ne ve müminlere ihanettir*. Gazze’de yardımsız ölenlerin vebali, kapıyı kapatanındır.
*7. Savaşın Genişleme Riski:*
Düşman saldırıları durmazsa, bu *saldırıda ısrar* anlamına gelir ve çatışma alanı genişleyebilir.
*8. İşgalci “Sivil” Olmaz:*
Filistin topraklarını işgal eden, suçlu rejime bağlı herkes (ırk veya statüsü ne olursa olsun) *saldırgan savaşçıdır*, masum sivil değildir.
*9. Genel Seferberlik:*
Her Müslüman elindeki imkanla düşmanla çatışmalı, düşman elçiliklerine protesto için akın etmelidir.
*10. Ekonomik Cihat:*
Suçlu rejimin ve destekçilerinin tüm ürünlerini boykot etmek farzdır. Alım-satım veya ilişki kurmak haramdır.
*11. Barış Anlaşmaları Geçersizdir:*
Gazze saldırısı öncesinde bu rejimle yapılan tüm barış, normalleşme ve uluslararası anlaşmalar *şer'an batıldır*. Sahih hadiste belirtildiği gibi: *"Müslümanların zimmeti birdir; en altları bile bunu üstlenir."*
*Bu çağrıyı WhatsApp, Facebook, Instagram, X (Twitter) ve Telegram’da paylaşın.*
*Allah kabul etsin, amel defterinize yazılsın. Ümmete faydalı olsun.*
Aksa Tufanı bütün ödenen bedellere değdi mi?
Peki Yahya Sinvar, bu operasyon konusunda Filistin halkıyla kumar oynayarak çılgınca bir karar mı verdi?
Bu, Gazze Şeridi’ndeki insani ve maddi kayıpları bilen herkesin aklını kurcalayan bir soru. Aynı zamanda 15 ay süren kanlı savaş boyunca Gazze’de yaşananların dehşeti düşünüldüğünde meşru bir soru.
Bildiğimiz üzere İsrail’in saldırıları sonucunda 50 bin kişi şehit oldu, iki milyon kişi de yerinden edildi. Gazze’deki bina ve evlerin yüzde 70’inden fazlası yıkıldı. Nihayetinde Hamas, İsrail’in yaklaşık 500 gün süren saldırılarının ardından bir ateşkes anlaşmasını kabul etti ama ne pahasına?
Filistin meselesini çevreleyen uluslararası koşullara baktığımızda, soru basit olsa da karmaşık bir cevabı var. Örneğin, Aksa Tufanı Operasyonu’nun başlamasından bir gün önce bile, Netanyahu ve hükümetindeki aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Filistinli mültecilerin geri dönmemesi ve Batı Şeria sakinlerinin Ürdün’e, Gazze’dekilerin de Sina’ya sürülmesini içeren korkunç senaryolar hazırlıyordu.
Direniş kararına dönüş
Filistinliler, 1960’ların ortalarında gerilla eylemlerinin başlamasından bu yana topraklarını özgürleştirmeye ve başkenti Kudüs olan bir devlet kurmaya çalıştı.
Başlangıçta El Fetih, Filistin halkının temsilcisi olarak direnişe öncülük etti ve bu davayı halkın kalbinde canlandırmayı başardı. Ama daha sonra bu yöntemi değiştirmeye karar verdi ve müzakere yolunu seçti. Ancak İsrail, müzakerelerle sadece zaman kazanıyordu. Bu sürede Batı Şeria’ya yarım milyondan fazla yerleşimci yerleştirdi ve yıllar boyunca işgal altındaki toprakların coğrafyasını parçaladı.
Filistinlilerin toprakları ve kutsal mekanlarını geri alma hayalleri kayboldu ve İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik kuşatması 16 yıldan fazla bir süre devam etti. İsrail bu eylemleriyle, Filistinlilere direnmekten başka seçenek bırakmadı.
El Fetih, lideri Yaser Arafat’ın ölümünden sonra direnişi terk ettiyse de Filistin halkı 2006 seçimlerinde direniş seçeneğine bağlı kalarak Hamas’ı seçti.
Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı yürütülen üç şiddetli savaşın ardından, Netanyahu başkanlığındaki birbirini izleyen hükümetler olası barış senaryolarını ortadan kaldırdığı için Filistinlilerin kaybedecek bir şeyi yoktu.
Yahya Sinvar, Yaser Arafat halka karşı yapılan uluslararası ihanetten yakınarak öldükten sonra, Filistin halkına yönelik böyle acı bir ihanetin tekrar yaşanmaması için Aksa Tufanı Operasyonu’na karar verdi.
Arafat, tarihi Filistin’in neredeyse yüzde 67’sinden vazgeçtiği bir barış anlaşması imzaladı. Ancak müzakerelerin sonunda Filistin’in sadece yüzde 1,8’ini, yani Gazze ve Eriha’yı aldı. Yani ne toprak ne de barış elde edemeyeceğini anladı.
Ölümünden önceki son üç yılında karargahının kuşatılması nedeniyle, Arafat ofisinde silah da bulundurdu.
Sinvar’ın hesapları ise, hayatının son anında dünyanın yüzüne doğru fırlattığı “sopa” kadar sembolikti.
Uluslararası irade Filistin meselesinin üstünü örtmeye hazırlanırken ve Filistin’in adı artık haberlerde yer almazken, Aksa Tufanı Operasyonu, Filistin halkının “hakları iade edilmeden” Orta Doğu ve dünyaya barış ve huzurun gelmeyeceğini açıkça ortaya koydu. Öyleyse bu operasyon bir macera veya kumar değildi. Çünkü her direniş hareketi, kendisiyle işgalci arasındaki devasa boyutlardaki güç farkını bilir.
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de sadece ani ve ezici bir zafer elde etmek için hazırlanmadığı, bilakis kararlılıklarını, İsrail’e ve Batı sömürge bloğuna iradelerini dayatabilecekleri stratejik bir silah olarak kullandıkları doğrudur.
ABD yönetimin yanı sıra İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, İsrail’e destekleri konusunda hem vatandaşları ve hem de dünya önünde ifşa oldular.
Bu savaşın sürprizi, İsrail’in Batı’nın askeri cephaneliği kendisine açılmadığı sürece kendisini savunamayacağı oldu. Böylece Filistin, bir gece bile durmadan dünya başkentlerinin sokaklarını kasıp kavuran destek gösterileriyle küresel bir ivme kazandı. Aynı zamanda, “İsrail devleti” yalanını reddeden ve Filistin’e özgürlük isteyen Siyonist olmayan bir Yahudi nesli ortaya çıktı.
İsrail dünyadan yavaş yavaş tecrit edildi ve liderleri uluslararası mahkemelerde yargılanmaya başladı. Böylece İsrail, 1956’daki Çinhindi Savaşı’nda olduğu gibi, işgal edilen vatanları asıl sahiplerine bırakan ve büyük insani suçlar işledikten sonra ayrılan tüm sömürgeci ülkelerin yaşadığı kaçınılmaz kaderden korkmaya başladı.
Söz konusu Çin hindi Savaşı sırasında, Vietnam’da Fransa’yı denizden ve havadan desteklemekten bıkan ABD, Fransa’yı 16 bin askerinin öldürüldüğü aşağılayıcı bir yenilgiye terk etti.
ABD’nin kendisi Vietnam bataklığına girdiğinde de 58 bin askeri savaşta öldü ve Washington 29 Mart 1973’te Vietnam’dan ayrıldı.
Yüzyılın Anlaşması’nın başarısızlığı
Aksa Tufanı Operasyonu, Filistin davasını sonsuza dek tarihe gömme ve Mescid-i Aksa’nın kimliğini Yahudi Tapınağı ve “vaat edilmiş topraklar” lehine tasfiye etme projesi olan Yüzyılın Anlaşması’nın, ABD’nin yeniden seçilen Başkanı Donald Trump ve İsrail tarafından 2020’de açıklanmasından üç yıl sonra düzenlendi.
Trump, bu planıyla Siyonist sanrılarla körüklenen en büyük “dini gayrimenkul anlaşmasına” hazırlanıyordu.
Bu bağlamda, ABD Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıdıktan sonra Trump, İbrahim Anlaşmaları kapsamında İsrail ile Arap komşuları arasında kapsamlı bir barışı dayatmak için çalıştı.
Buna, Gazze’ye yönelik ablukayı direnişi bastırmak ve etkisizleştirmek amacıyla sıkılaştırmak, işgal altındaki iç bölgeleri “İsrailleştirilmeye” çalışmak, UNRWA’yı etkisiz hale getirmek ve yurtdışındaki Filistinlilerin geri dönüş hakkını iptal etmekle birlikte, Batı Şeria sakinlerinin kapsamlı bir şekilde yerlerinden edilmesini öngören Yüzyılın Anlaşması’nın uygulanması eşlik etti.
Bugün ateşkes, Trump’ın göreve başlamasına günler kala yürürlüğe giriyor.
Dostu Netanyahu’ya ateşkesi kabul etmesi için büyük baskı yapan emlak kralı, bunu daha başlamadığı yeni dönemi için bir başarı olarak gösteriyor.
Yeni ABD yönetiminin aldığı ders, Filistinlilerin haklarını dikkate almayan aşırılık yanlısı projeleri hayata geçirmenin “bir öncekinden daha güçlü yeni bir Aksa Tufanı’nın” habercisi olacağıdır.
Aynı şekilde öğrenilen bir diğer ders, belki de ABD’nin bir müttefik olarak İsrail için yapabileceği en iyi şeyin, “onu kendisinden ve aşırılık yanlısı siyasi liderlerinden” korumak olduğudur.
Tüm olanlara rağmen Hamas hayatta
Pes eden ve Hamas’la müzakere etmeyi kabul eden Netanyahu, elbette seçmenlerinin gözünde itibarını kurtarmak için “zaferini” pazarlamaya çalışacak.
Kendisini fırtınalı bir siyasi gelecek bekleyen Netanyahu, sadece müzakerelere boyun eğmekle kalmadı. Aynı zamanda binlerce insanı öldürmesinin yanı sıra tonlarca akıllı ve “aptal” bombayla evleri havaya uçurma konusundaki tüm suçlarına rağmen, Hamas’ın hala varlığını sürdürdüğüne dair gerçeği de kabul etti.
Hamas hareketinin, yok edilmesi için yapılan onca harcamaya rağmen hala hayatta olduğu bir gerçekle karşı karşıyayız.
Haziran 1967 savaşında dört Arap ordusunu (Mısır, Suriye, Ürdün ve Irak) yenen işgalci devlet, düzenli ordusu olmayan bir direniş hareketini yenmeyi başaramadı.
Sonuç olarak Hamas’ın iki lideri İsmail Heniyye ve Yahya Sinvar ile binlerce direnişçiyi öldürülmelerinin ardından, İsrailli yetkililer, Doha’daki otel odalarında ateşkes anlaşmasına varabilmek için son ana kadar eşit şartlarda Hamas’la müzakere etti.
Ali Zalat / Fokus Plus
18 Ocak 2025
Aç hain kendini Gazze'ye Sultan zannedermiş
Mahmut Abbas’ın Gazze’ye gideceğini ifade etmesi aslında çok derin anlamları olan bir açıklamaydı. Bizimkiler çok pozitif bir şey söylediğini zannettiler fakat işin aslı elbette ki böyle değil. Çünkü bu Mahmut Abbas'ın Gazze’ye gitme planı da bir Amerikan planı.
Mahmut Abbas savaştan önce Gazze’ye gitmemişti. Hamas teslim olmadan önce de gitmeyeceğini açıklıyordu. Amerika ve İsrail’in planı da zaten Gazze’de direnişi bitirdikten sonra Gazze'deki yönetimi işbirlikçi Mahmut Abbas‘a teslim etmekti. Batı Şeria‘da olduğu gibi Gazze’de de ihanet içerisinde bir yönetim kurma arzuları vardı.
Mahmut Abbas’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada söylediği "Gazze’ye gideceğim" ifadesi aslında Hamas’ın bitirilmesinden sonra Gazze'nin kendisine teslim edilmesi beklentisi ile alakalı bir hayaldir.
Gazze Mahmut Abbas’a yar olmayacak.
Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla
"Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın, bilakis onlar Rableri katında diridirler ve rızıklandırılmaktadırlar."
Hamas İslamî Direniş Hareketi yüce Filistin halkına, İslam alemine, Arap halklarına ve vicdanlı tüm özgür insanlara başsağlığı diler.
Hareketimizin Lideri Mücahid İsmail Heniye, İran'ın yeni seçilen Cumhurbaşkanının yemin törenine katıldıktan sonra Tahran'daki ikametinde Siyonistler tarafından gerçekleştirilen hain bir saldırı sonucunda şehid oldu.
Biz Allah'a aidiz ve O'na döneceğiz.
Bu bir cihaddır, ya zafer ya şehadet.
25 Muharrem 1446
31 Temmuz 2024 Çarşamba
Hamas İslamî Direniş Hareketi
🔴 Gazzeli gazeteci Muin Naim, İsrail ile devam ticaret için yapılan tüm tevillere yanıt verdi:
- 7 Ekim'den sonra İsrail'in tüm tedarik zincirleri durmuştu. Maalesef bu tedariğin ana kaynakları Türkiye ve Ürdün oldu.
- Yahudiler şöyle diyor: Türkiye ve Ürdün'den domates gelmeseydi, 1 dolara satılan domates 10 dolar olurdu.
- Hangi Filistinlinin çelik fabrikası var da Türkiye'den çelik alacak ve kullanacak? Böyle bir şansı yok.
- Batı Şeria ve Kudüs'teki Filistinlilerin meyve sebzeye ihtiyacı yok. Kendileri zaten dışarıya ihraç ediyor.
- İşgalci askerlerin Gazzelileri vurmak için tankları ateşlerken, diğer elleriyle Türkiye'den gelen suları içtiğini düşünün. Bu kabul edilemez.
- Türkiye'nin Müslüman toplumlar üzerindeki imajı, ticaretin devam etmesi nedeniyle olumsuz yansımalar yaşıyor.
!! Arap Devletleri Birliği'nin Gazze Şeridi'ndeki olaylara yönelik acil zirvesi Suudi Arabistan 'ın başkenti Riyad'da başladı.
Her zaman ki gibi sonuç bildirgesini Erbakan hocamızdan dinliyelim.
#KASSAMTUGAYLARI
1390 LEŞ / Mavi
Antik Çağdan İlk İslam Fethine Kadar Kudüs
M.S.638'de Kudüs Müslümanlar tarafından fethedildi. Halife Ömer(ra) aynı yıl Kudüs'e geldi ve Hristiyanlar tarafından ''çöplük'' olarak kullanılmakta olan Süleyman Mabedi kalıntılarını temizletip buraya bir mescit yaptırdı.++