Hat sanatının manevi yolculuğuna değindiğimiz röportajımızı sayfalarına taşıyan ve geleneksel sanatlarımıza değer veren tüm basın mecralarına yürekten teşekkür ederim🌷
TCK m. 191'e dair uyuşturucu kullanma suçlarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının kesinleşmesi için avukata tebliği yeterli değildir; şüpheliye de tebliğ edilmelidir.
Yargıtay'ın yeni tarihli bir kararında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının avukata tebliği yeterli olmayıp, kararın usulünce kesinleştirilmesi için şüpheliye de tebliğ edilmesi gerekir. Şüpheliye tebliğ edilmeyen karar kesinleşmez. Kesinleşmeyeceği için de, bu arada işlenen suçlar ihlal kapsamında değerlendirilmez.
Y10. CD, 17/02/2025 T.,
2023/16484 E., 2025/1528 K.
"5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararların şüpheli tarafından doğrudan haberdar olunması gereken yükümlülük ve uyarılar içermesi nedeniyle, müdafii bulunan soruşturma dosyalarında bu kararların yalnızca müdafilere tebliği yeterli olmayıp, müdafilerle birlikte taraflara da tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen erteleme kararı kesinleşmeyeceğinden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, açıklanan nedenlerle somut olayda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen erteleme kararının, şüphelinin emniyette alınan ifadesi sırasında hazır bulunan müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak karar şüpheliye tebliğ edilmediğinden erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden sözedilemeyeceği, erteleme süresinin kararın kesinleşmesi ile başlayacağı, bu durumda ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla eylemin erteleme kararının ihlali sayılamayacağı anlaşıldığından durma kararı sonuç olarak doğru olmakla birlikte gerekçe yönünden bozulması gerekir."
Yargıtay 1. CD'ne göre;
Meşru müdafaa halindeki sanığın kendini koruma içgüdüsü altında hareket ettiği bir durumda, silahından çıkan mermilerden birisinin olay yerinden geçen üçüncü bir şahsa da isabet etmesi halinde, meşru müdafaa, bu ikincil neticeyi de kapsar ve beraate hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 1. CD, 24/06/2015 T.,
2015/351 E., 2015/4115 K.
"Sanığın kendisine öldürme kastı ile ateş eden ... ve ...'a meşru müdafaa koşulları altında silahla ateş ederek karşılık verdiği sırada, silahından çıkan mermilerden birinin olay yerinden motosikletle geçmekte olan mağdurun kafasındaki kaska isabet edip onun basit şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılan olayda, meşru müdafaa koşulları altında gerçekleştirdiği eylem nedeniyle mağdura karşı oluşan fiilinin de bu kapsamda kabul edilerek beraatine karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, bozmayı gerektirmiştir."
CMK kapsamında görevlendirilen müdafi ve vekillerin hükmedilen vekâlet ücretlerinin tahsili ile icra takibi işlemlerinde, görevlendirme belgesinin sunulması yeterli olup ayrıca vekâletname ibraz edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Türkiye Barolar Birliği'nin konuya ilişkin duyurusu ektedir;
Hakkında istihbari bilgi bulunan sanığın durumundan şüphelenilerek durdurulduğu sırada, arama kararı alınmasına yönelik bir iradelerinin bulunduğuna ilişkin tespitin dosyaya yansımadığı kolluk görevlilerine rızaen gömleğinin cebinde bulunan ve poşet içerisindeki uyuşturucu maddeleri vermesi durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04.05.2026 tarihli 2021/14563 E. , 2026/6182 K. sayılı kararı;
Çok sanıklı kaçakçılık dosyalarında, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin sanık bazında ayrıştırılmak suretiyle sanıklara ayrı ayrı etkin pişmanlık ihtaratı yapılması gerekirken toplam gümrüklenmiş değer üzerinden sanıklara ihtarat yapılmasının sanığı yanıltması nedeniyle hukuka aykırı olduğuna ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.06.2026 tarihli 2024/390 E. , 2026/6761 K. sayılı kararı;
📍İcra Hukuk Mahkemeleri
~Adli Tatil~
İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davalar adli tatilde de görülebildiğinden temyiz süresi adli tatil içinde işlemeye devam eder.
Yarg. 8.HD
2018/15241 E.2020/4344 K.
📍İş davaları ile marka YİDK iptal davaları da adli tatile tabi değil.
Bilindiği üzere hakaret suçunun (TCK 125/3-a hariç) TCK'nın 75. maddesinde düzenlenen önödeme kapsamına alınmasından sonra hakaret suçuna ilişkin kesinleşmiş kararın verildiği dosyada önödeme sonrası düşme kararı verilebilmektedir.
Hakaret dosyasında alınan düşme kararı sonrasında, karar tarihi itibariyle sanığın adli sicil kaydında yer alan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel oluşturan kararın daha sonradan ortadan kaldırılmış olması hâlinde bu hususun yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesine dayanan yeniden yargılama talebimizin kabulüne ve infazın durdurulmasına dair Mahkeme kararı; (Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14/05/2025 tarihli ve 2024/18242 E., 2025/3859 K. sayılı kararı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02/07/2024 tarihli, 2023/14489 E. , 2024/8125 K. Sayılı kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10/07/2023 tarihli ve 2023/4630 E., 2023/4871 K. sayılı kararı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16/01/2024 tarihli ve 2023/16654 E., 2024/539 K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/01/2019 tarihli ve 2018/6975 E., 2019/345 K. sayılı kararı konu ile ilgili yapılacak başvurularda emsâl olarak kullanılabilir.)