Osimhenin , Emirhanın bozagını sıkmasını görmeyen
Agbadou pozisyonunu penaltı veren Yasin Kol gözaltına alındı
Bu saatten sonra yabancı hakemden başka çare kalmadı
Bugün en büyük problem bağlantıydı. Amed de maç öncesinde bunu kesmeyi planlamış. Ama biz de ekmeklerine yağ sürmüş olduk.
Öncelikle 2 sprinter kanatla oynadığımız için, ilk yarı 2 kanadımız beklere gelip top almadı. Bekler top ayaklarına geldiğince hemen içe stoperlere ya da Salih’e döndüler.
Yine kanat oyuncularımız top alıp oyun kurulumuna destek olmadığı gibi, orta sahadaki pasör oyuncuların da pas kalitesini etkiledi. Orkun İlhan’la, Olaitan Poku ile 2’ye 1 yapamadı.
Buna ek olarak İlhan Trossard gibi, Poku Cerny gibi topu tutup takımın yerleşmesine olanak tanımadığı için, Murillo ve Rıdvan da özellikle ilk yarı öne çıkacak zamanı bulamadı. Bek kanat bağlantısı da kesilmiş oldu.
Elde sadece Salih kalmıştı, Amed de ona baskıya çıkınca aynı yerden aynı şekilde 3 gol yedik.
Çünkü Amed bütün bağlantıları kapatamaz, bir kısmını kapatır. Diğerlerini biz kendi elimizle kapatmış olduk!
İnşallah daha iyi olacağız. Hocamız çözümler üretecektir!
Tamam kötü oynadık
Tamam konsantrasyon kaybı yaşadık Tamam yorgunduk
Tamam bireysel hatalar yaptık
Amaaaaaa
İki gün önce övdüğünüz yere göğe sığdıramadığınız takımı şimdi gömmek çöp çekmek aleni pusuculuktur tatlı su kurnazlığıdır
Tüm Beşiktaş taraftarı sizi görüyor ve sezon sonunda şampiyon olunca bunları unutmayacak
Ben takımdan razıyım üzüldük ama iyi yoldayız
Ha penaltıyı ve kırmızı kartı ve hakemin yüzüne edilen küfürüde es geçen #TFFİSTİFA
Maçın 32. Dakikası rakip 7 numara sarı kart görünce hakemin yüzüne 30 cm mesafeden Fuck Off diyerek el kol yapıyor atılmıyor
Vlahovic pozisyonu penaltı kırmızı kart olması gerekirken verilmiyor
Kamuoyuna Duyuru
Beşiktaş Kulübü olarak sporda adaletin, şeffaflığın ve eşitliğin sağlanması yolunda her zaman lafla değil, somut ve kararlı adımlarla hareket ettik.
Dün oynanan müsabakada, kırmızı kart görerek oyundan ihraç edilmiş bir teknik direktörün açıklamalarının maç devam ederken canlı yayında adeta savunulurcasına aktarılması, yayıncı kuruluşun (beIN Sports) tarafsızlık ilkesini nasıl ayaklar altına aldığını bir kez daha açıkça göstermiştir. Yayıncılık ilkelerini ve sportif rekabetin dürüstlüğünü zedeleyen bu tutuma; pozisyonların ekrana ve VAR odasına yansıtılmasında sergilenen seçici ve manipülatif yaklaşımlara karşı duruşumuz sadece sosyal medya mesajlarından ibaret değildir.
Nitekim Kulübümüz, yayıncı kuruluş hakkında geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na resmî suç duyurusunda bulunarak Türk sporu adına tarihi ve somut bir hukuki süreç başlatmıştır.
Son günlerde yaşanan gelişmeler ve diğer kulüplerin de benzer şikayetleri dile getirmeye başlaması, attığımız bu hukuki adımın ne kadar haklı ve zamanında olduğunu bir kez daha net bir şekilde gözler önüne sermiştir.
Sporda adalet ve tarafsız yayıncılık talebinde samimi olan tüm Türk spor kamuoyunu ve kulüpleri, temennilerle yetinmek yerine başlatmış olduğumuz bu somut hukuki mücadelenin arkasında durmaya ve takipçisi olmaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız.
Beşiktaş JK
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) Veda Hutbesi’nde belirttiği üzere; “Beyazın siyaha, siyahın da beyaza hiçbir üstünlüğü yoktur.” #SiyahBeyaz
🚨 TÜM BEŞİKTAŞLILARIN AMA TÜM BEŞİKTAŞLILARIN 2 DAKİKASINA TALİBİZ!
İDARECİSİNDEN YORUMCUSUNA, GAZETECİSİNDEN YAZARINA, FENOMENİNDEN TRİBÜNDEKİ SON NEFESE KADAR... BEŞİKTAŞ’IN TEK BİR FERDİNİN DAHİ BU UYKUYA DALMA LÜKSÜ YOK!
Bir kulüp sadece saha içinde rakipleriyle mücadele etmez; saha dışındaki düzenin, lobilerin ve algı operasyonlarının yarattığı rüzgâra karşı da bir duruş sergiler. Bugün Beşiktaş camiasının içine düşürüldüğü en büyük tuzak, sistemin adaletsizliğini göz ardı edip silahları kendi içine doğrultmasıdır.
"Özeleştiri" adı altında yapılan her bir parçalanma, Beşiktaş’ın hakkını gasp edenlerin en büyük sığınağı haline geliyor. Türkiye futbol iklimi bir İskandinav demokrasisi, Norveç Ligi hiç değildir. Saha içinde rakiplere tanınan imtiyazların, TFF kurullarında ve hakem kararlarında sağlanan çifte standartların ayyuka çıktığı bir düzende, eşit şartlarda yarışıldığını varsaymak en hafif tabirle safdil bir yaklaşımdır.
Ayrışmanın Yarattığı Tahribat
Adaletsizliği Meşrulaştırmak: Rakiplerin her türlü saha içi ve dışı ayrıcalıktan faydalandığı bir ortamda, "Ama oyuncumuz da biraz kendine bakacak", "Teknik direktör de şunu öğrensin" söylemleri, yaşanan sistemik adaletsizliği perdelemekten başka hiçbir işe yaramaz.
Güdümlü Özeleştiri Tuzağı: Kendini sürekli haksız çıkaran ve iç kavgalarla enerjisini tüketen bir camia, dışarıdaki yapının en kolay yemidir. Siz kendi içinizi döverken, masada ve sahada hakkınızı çalanlar ellerini ovuşturur.
Algı Operasyonlarına Alet Olmak: Hakem hataları ve kurulların aldığı kararlar tek bir takımı koruyup diğerini budarken "Biz önce kendimize bakalım" demek, hakkı yenen Beşiktaş’ın sesini bizzat kendi elleriyle kısmaktır.
Hakkın yenildiği, rekabetin adil olmadığı bir yarışta gösterilecek tek akılcı tutum; romantik özeleştirileri kenara bırakıp tek vücut olmaktır. İçerideki tartışmalar ancak eşit ve adil bir zemin sağlandığında anlam kazanır. Masada ve sahada bir kıyım yaşanırken aynaya bakmak, sizi vuran silahı görmezden gelmektir.
Beşiktaş camiasının ihtiyacı olan şey iç bölünme değil; omuz omuza verip bu adaletsiz iklime karşı kenetlenmektir. Düzenin kuralları eşit işlemezken kendi evini taşlamak özeleştiri değil, bu kirli düzene teslim olmaktır.
Dolmabahçe Post