cumhuriyet bizim için savunulması gereken bir cephe olmuştur. bu cephedeki komünist de milliyetçi de bizdendir. karşı cephede ki de artık ideolojik farklarımızın olduğu insanlar diyip geçemeyeceğimiz düşman unsurlarına dönüşmüştür. savaşta merhamet vatana ihanet.
Hurafe bir olay, 200 komünistin kurşuna dizilmesi Alman işgalinde 1944'de var olan bir şey. Bu tarz bir olay ne Yunan hükümeti tarafından konuşuluyor ne de Yunan komunist kanaklarında var, olsa bilinirdi. Düz ağızdan dolma uydurma bir fantazi.
@halaskardan@ctharss Sen İsmet İnönü olurdun. Atatürk’ün en sadık silah arkadaşı, Batı Cephesi’ni zaferlere taşıyan, sonra devrimi siyasette sürdüren kişi. Bio’ndaki “ikinci Kemalist devrim” vurgusu tam onun sadakat ve devam ettirme çizgisine uyuyor.
❝Kemalizm’in solidarist/devlet sosyalisti köklerinin hafızalardan silinişinden en fazla nasibini alan gruplardan biri hiç şüphesiz Kemalist ideologlar olmuştur. Köklere yönelik sessizliklerini bastıran genel tavır ise neredeyse daima; söz konusu düşünce sisteminin ülkenin ihtiyaçlarından doğan, İstiklal Hareketi'nin bağrından kopan ve Atatürk’ün kelamından ibaret 'sui generis' bir sistem olduğu yönünde katı bir özcülük olmuştur.❞
Yazının devamı için ⬇️
Trump’ın İkinci Döneminde Amerikan İç Siyaseti
Yazar: Hamit Calğın (@hamitcalgin0)
"Kendini iki yüzyıldır "dünyanın en eski demokrasisi" olarak tanımlayan Birleşik Devletler, 2025'in başından bu yana, siyaset bilimcilerin "rekabetçi otoriterlik" adını verdiği bir sürece girdi: seçimler sürüyor, meclisler açık, mahkemeler işliyor; ama yürütmenin gücü, kontrol ve denge mekanizmalarını aşındıracak biçimde tek elde toplanıyor. Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk yirmi ayı, bu tabloyu somut tarihler, kararnameler ve mahkeme dosyalarıyla belgeliyor."
Bağlantı: https://t.co/CgxENCIv0j
@tarihselmaddci @dgnergun anti emperyalist çizgide bir dergi niye tom barrack planına evet diyen birini kabul etmiş veya niye sizinkiler onlarla aynı dergide yazıyor.
Uzun uğraşların ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından 2. sayımızı da yayımladık. Bununla birlikte bizim için oldukça önemli ve güzel bir eşiği geride bırakmış olduk.
3. sayımızdan itibaren yayın sürecimizi tamamen basılı olarak sürdüreceğiz. Sayılarımız önce basılı olarak okuyucularımızla buluşacak, ardından internet sitemizde dijital olarak yayımlanacaktır.
Burada bir noktayı da tekrar belirtmek isterim: Sayılarımızda makale başına belirli bir kelime sınırı bulunuyor. Bu nedenle yazıların uzun ve kaynakçalı tam versiyonları internet sitemizde yayımlanacaktır.
Bundan sonraki süreçte çok daha güzel işler yapmak dileğiyle. 🇹🇷
Türk Devrim Dergisi
İmtiyaz Sahibi & Genel Yayın Yönetmeni