Cuma günü Silivri'de Osman Kavala'yı da ziyaret ettim. En ufak bir suçu olmamasına rağmen 3.268 gündür cezaevinde. Bu ay 69 yaşına girdi.
Ocak ayında yaşadıklarıyla ilgili yazdığım yazıda, bunca haksızlığa rağmen içeride hâlâ ümitvar olduğunu, dışarıda ümitsizliğe düşen bizleri asıl utandırması gerekenin onun bu tükenmez inancı olduğunu yazmıştım.
Osman Bey'i hep böyle tanıdım. Kendi derdine ilgisiz, başkalarının meselelerine son derece duyarlı, her şeye rağmen umutlu.
Doğrusu bu kez farklı bir şey hissettim. Hukuktan son beklentilerinin de kırıldığını sezdim. Bunu kendisi söylemedi. Osman Bey kendi dramını anlatmayı zaten hiçbir zaman sevmezdi. Ama bu defa dava sürecine dair konuşmak, hatta üzerinde durmak dahi istemeyişinde, her zamanki vakarının ardında, artık bir şey beklememenin ağırlığını hissettim.
Bu kırgınlığı anlamak zor değil. 25 Ağustos'ta AİHM Büyük Dairesi kesin bir kararla Kavala'nın en kısa sürede serbest bırakılmasına ve mahkûmiyetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına hükmetti. Kavala bunun üzerine yeniden yargılama talep etti. Mahkemenin ilk adımı, Adalet Bakanlığı'na yazı yazıp Kavala hakkında bir ihlal kararı bulunup bulunmadığının araştırılmasını istemek oldu.
Bütün dünyanın bildiği bir karar, onu uygulamakla yükümlü mahkeme için hâlâ araştırılması gereken bir ihtimal.
Bunca haksızlığa rağmen umudunu koruyan bir insanın bile yargıdan beklentisini yitirmeye başlaması, bu ülkenin adalet düzeni hakkında da her şeyi söylüyor aslında.
Çok üzgünüm. Osman Kavala'nın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını diliyorum.
https://t.co/lqBgMFndxy
Teşekkürler, ama:
Uzun yaşamak, 1 armağan mı; yoksa dostlarını yitiren ve gittikçe yalnızlaşan 1 insan için 1 lanet mi?
Engin Kongar
İhsan Kongar
Mesude Kongar
Erdal İnönü
Aziz Nesin
İlhan Selçuk
Nermin Abadan
Türkân Saylan
Ali Sirmen
Şükran Soner
Attila İlhan
Ve daha niceleri!
Sanki “iç hukuku” uygulayacakmış gibi “iç hukuk yolları tüketilmedi” diye gerekçe yazan mahkeme,
daha önce “iç hukukta” Can Atalay ile ilgili iki ayrı Anayasa Mahkemesi kararına iki ayrı kez uymayan ve Tayfun Kahraman ile ilgili verilen AYM kararını da tanımayan mahkeme.
Eğer CHP ile AKP arasında yerel yönetim anlayışı açısından az da olsa bir fark varsa @drcemiltugay'ın bu farkla bir alakası yoktu.
O başından beri AKP’liydi ve bu işin vebali de onu aday yapanların omzundadır.
İki somut örnek:
1- 23 bin işçinin anayasal hakkını tanımadı. Grev kırıcılığı yaptı.
2- O da yetmedi, İZDOĞA işçilerinin yürürlükteki TİS’ten kaynaklanan kazanılmış haklarını yok saydı.
Ve sonuçta tencere yuvarlandı, kapağını buldu!
İzmir’in hikayesi böyle bitmez,
Dayan güzel İzmir.!
Hiçbir bahane, hiçbir gerekçe İzmirlinin iradesini yok saymanın sebebi olamaz.
Yetki, kaynak, daha çok hizmet iddiaları da asla meşruiyet getirmez. Sihirli değnek hayalleri de kimseyi kandırmaz.
Çünkü bir işi yapmanın bir, yapmamanın bin sebebi vardır.
Başkanlar, o sebebe inandıkları için başkanlık yaparlar. O da her koşulda hizmettir. Depremlerde yıkılmamak, krizlerde geri basmamaktır başkanlık.
Elimden geleni yapmaya gayret ettiğimi bildikleri için 15 aydır çocuklarım bana gururla bakıyor. Bu gururun sırrının haysiyet ve vicdan olduğunu biliyorum. Her şey geçiyor ama geriye haysiyetli olup olmadığınız miras kalıyor.
İzmir Duruşu hepimize miras çünkü;
İzmir Cumhuriyet’tir, Mustafa Kemal’dir, ilk kurşundur.
İzmir Kurtuluşun ve Kuruluşun şehridir.
İzmir “karşı yaka”, “al sancak”, “kadife kale”dir.
İzmir yaşam sevinci, heyecanı, coşkusu, neşesidir.
İzmir emek, dayanışma, hoşgörü, mücadele demektir.
İzmirli olmak onurla, cesaretle bunlara sahip çıkmak için dik durmaktır.
İzmir Duruşu işte bu kararlı iradeyle teslim olmamaktır.
Başın öne eğilmesin güzel İzmir.
Yaşasın İzmir.!
Yaşasın İzmir Duruşu.!
#İzmirDuruşu
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli, Ceza İnfaz Kurumu - Koğuş B/63, Buca - Kırklar