@muhtesem0640@melihaltinok Altın vuruşu yaparsa nereye yapabilir? Bence Varşova veya Berlin’e yapabilir. Berlin’e cesaret edemez içinde de çok alman var ancak Varşovayı cezalandırmak isteyebilir. Londra ve Paris imkansız. Kendisi de tepesinde mantar bulutu görmek istemez.
@m_akifkoc Ana dili ingilizce, ayrıca peygamber efendimizin sülalesinden diye biliyorum. İşte alimden zalim, zalimden alim doğarmış dedikleri bu olsamgerek.
YUNANLARIN İTİNAYLA GİZLENEN KANLI TARİHİ
23 Eylül 1821, Tripoliçe. Türkler bu tarihi unutmamalı.
Tarihçi Sonyel, bu tarihi Türklere yapılan soykırım günü olarak niteliyor.
1821 Mart ayında Mora’da tahmini olarak 50.000’e yakın Türk yaşadığını, bir ay sonra Mora'da tek bir Türkün dahi kalmadığını belirtir.
Yunanistan'ın resmi anlatısında bu tarih "kurtuluş" olarak geçer. Belgeler, arşivler ve dönemin tanıklıkları ise çok farklı bir tablo ortaya koyar.
Tarihçi S. R. Sonyel, İngiliz arşivlerine dayanan çalışmasında, Mart 1821'de Mora'da yaklaşık 50 bin Türk'ün yaşadığını kaydeder.
Bir ay sonra, Rumlar Paskalya'yı kutlarken yarımadada neredeyse tek bir Türk bile kalmamıştı. İsyanın hedefi açıktı: "Mora'da Türk kalmayacak."
Kalavrita'dan Navarin'e, Korint'ten Atina'ya uzanan katliamlar zinciri Tripoliçe'de doruğa ulaştı.
Kuşatma altındaki şehir teslim olduğunda sivillere güvenlik sözü verildi.
Ardından üç gün boyunca katliam yaşandı. Kadın, çocuk, yaşlı ve erkekler ayrılmadı. Kolokotronis'in kendi hatıratındaki ifade, yaşananların boyutunu gösteriyordu: Sokaklardan geçerken atının ayakları yere basacak yer bulamıyordu.
İngiliz tarihçi William St Clair, Mora'daki Türk nüfusun nasıl ortadan kaldırıldığını ayrıntılarıyla anlatır:
Çiftliklerdeki aileler evlerinde öldürüldü, kasabalara kaçan kafileler yolda saldırıya uğradı, teslim olanlara verilen güvenlik sözleri tutulmadı. Yahudi cemaati de katliamın kurbanları arasındaydı.
Bu tabloya Avrupalı tanıklar da şahit oldu. Alman doktor Wilhelm Boldemann'ın yaşananların dehşeti karşısında intihar ettiği yönündeki kayıtlar, dönemin Avrupalı tanıklıkları arasında yer alır.
Ancak mesele insanların katledilmesinden çok daha fazlasıydı.
Camiler yıkıldı, vakıflar yağmalandı, mezarlıklar açıldı ve kemikler yakıldı. Amaç, Mora'daki Türk ve Müslüman nüfusu ortadan kaldırmanın ötesinde, bu nüfusun geçmişine ve kültürel varlığına ait izleri de silmekti.
Sonyel, bu tabloyu değerlendirirken soykırımın temel unsurlarının burada görüldüğünü belirtir: Kasıt, sistematik uygulama ve belirli bir topluluğun fiziksel ve kültürel varlığının ortadan kaldırılması.
Yunanların, 23 Eylül 1821'i bir "kurtuluş" tarihi olarak anlatması, yaşananların önemli bir bölümünü tarihten silmek demektir.
Bugün Kolokotronis'in heykelleri Yunanistan'ın meydanlarında duruyor.
Tripoliçe'de katledilen binlerce Türk ve Müslüman ise bu anlatının dışında bırakılıyor.
23 Eylül, Türklerin unutmaması gereken gündür.
@medyamuhtari Yatırımcının aç gözlülüğü ama piyasayı düzenleyen kurumun göz yumması. Spk bu işi buraya getirmeden müdahale etmeliydi, etmedi. Spk temerrüdü beklememeliydi.