Mehmet Genç hocanın her 10 kişiden biri dilenciydi dediği dönemin Londra ve Paris'inde, fakir evli çiftler yataklarını 3. bir kişiye kiraya veriyordu. Çocuk işçiler güneş görmüyordu. Osmanlı sanayi devrimi yapmadı çünkü kölelerin kafasına basıp yükselmeyi reddetti.
Mekke Anlaşması Hakkında:
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’a yönelik olarak, bu anlaşmanın İran’a karşı olduğu yönünde endişe duymamız için hiçbir neden bulunmamaktadır. Zira bu üç ülkeyle derin dinî, tarihî ve medeniyet bağlarına sahibiz.
Türkiye ve Pakistan halkları arasındaki dostluk geçmişi, İran’ın iki Müslüman ve komşu ülkesi olarak, köklü bir geçmişe dayanmaktadır. İran, Pakistan ve Türkiye halkları arasındaki iç içe geçmiş kültürel bağlar son derece açıktır.
Bu gelişme, bölge ülkelerinin ABD’nin ve bölge dışındaki bazı aktörlerin güvenlik sağlama iddialarına güvenemeyecekleri ve dayanamayacakları sonucuna vardıklarının önemli bir göstergesidir. Bu ülkeler, kendi imkân ve kabiliyetlerine ve kendi bakış açılarına dayanarak, dış müdahalelerden, dış tarafların etkisinden ve onların yıkıcı müdahalelerinden bağımsız olarak başka bir yöntemi denemeye yönelmektedir.
İran, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'ndan endişe duymadığını belirterek anlaşmanın hedefinin İran olduğu yönündeki iddiaları çürütmüş oldu.
İran: Mekke Ortak Savunma Anlaşması'ndan endişe duymamız için bir neden bulunmuyor https://t.co/kB4zmbFQUy
329 yazma eserden oluşan seçkin ve renkli bir koleksiyon TÜYEK yolunda.
İsmail Erünsal, kitap, yazma eser ve kütüphane ile ilgili meraklıların yakından tanıdığı, öncü hizmetlere ve eserlere imza atmış, maruf ve meşhur bir hocamız. Sahanın ülkemizdeki en önemli âlimi.
329 eserden oluşan seçkin bir yazma eser koleksiyonuna sahip. Bilenler bilir, hocayı tanıyanlar anlamıştır nasıl bir koleksiyondan söz ettiğimizi. Yakında herkes de öğrenme imkânını bulacak.
Ön görüşmelerini gerçekleştirdik. Vakfını yaptı. Kitaplar yarın Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanemizde. İki ay içinde de “İsmail Erünsal Yazma Eser Koleksiyonu” olarak dünyanın en büyük yazma eser portalın https://t.co/ICNu31LFMP’de erişime açılacak.
m
Muhtevası ve sayısıyla son yılların en zengin bağışlarından olan “İsmail Erunsal Yazma Eser Koleksiyonu” ayrıntılı bir katalog kitabıyla da kayıtlara ayrıca geçecek.
Süleymaniye Kütüphanemize yaptığı bu vakfı için Hocamıza medyunu şükranız. Sürecin şahidi, yakından takipçisi, vekil-i vâkıfı sevgili kardeşim Bilgin Aydın hocaya da müteşekkiriz.
İhsan Fazlıoğlu, Erhan Afyoncu ve Şeyhülmüverrihin Mehmet İpşirli hocalarımız da bu bağışın ilk haberdar, takdirlar ve müjdelenenleri olarak kayıtlardaki yerlerini aldılar.
Hayırlı olsun.
@mehmetipsirli@ihsanfazlioglu@eafyoncu
Mehmet Görmez hocamız bunu geçen yıl bu zamanlar paylaşmıştı ama Siyonist İsrail rejimi bugün ateşkese rağmen her gün vuruyor her gün şehitler var ve Gazze bugün Türkiye ve dünya gündeminin ilk sıralarında değil maalesef.
Hür dünyanın bütün vicdân sahiplerine,
Bugün, gün boyu Gazze'deki yetkili kişilerden çok acı haberler aldım.
Gazze'deki büyük mezalim, tahammülü hatta tasavvuru dahi mümkün olmayan bir safhaya girmiştir. Başka siyasi ve insani krizlere odaklanarak Gazze'deki trajediyi geri planda bırakan kamuoyuna mevcut durumu ilan etmeyi insani bir vazife biliyorum.
Birkaç yıldır devam eden ağır bombardıman, toplu yıkım ve soykırımla beraber Gazze'de su, yiyecek ve ilaç başta olmak üzere temel hayatî ihtiyaçlar konusunda büyük bir mahrumiyet yaşanmaktaydı. Bu mahrumiyet son haddine ulaşmış durumdadır. Bebeğinden ihtiyarına, yaralısından hastasına, bütün Gazzeliler topyekün bir açlıkla karşı karşıyadır.
Uzun süredir açlığa direnen çocuklar, yaşlılar ve hastalar ölmektedir. Sınırlarda ihtiyacın binde biri dahi olmayan yardımların tabiri caizse damla damla dağıtılması nedeniyle büyük bir kaos oluşturulmaktadır. Şerefli Gazzeliler çocuklarına götürebilecekleri bir lokma için itiş kakış içine girmek zorunda bırakılmakta ve küçük düşürülmektedir. Dünya tarihinin en şerefli mücadelelerinden birini vererek her halükarda ayakta kalan bir halk, silahlı askerlerin karşısında yerlerde süründürülerek, aşağılanmaktadır. Yüzlerce kişi yiyeceğe ulaşmak isterken, hunharca katledilmektedir.
Bu açlık, tabiî bir afetin neticesi değildir. Alçakça uygulanan bir soykırım mühendisliğinin son aşamasıdır.
Değerli dostlar,
Süre tükenmektedir... Hayat tükenmektedir... Onur tükenmektedir...
Başta ilk günden itibaren Gazze'nin sesini tüm insanlığa duyuran Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere tarih boyunca insanlığın vicdan yükünü omuzlayan aziz milletimizin her ferdine sesleniyorum.
Lütfen tüm önceliklerimizi değiştirerek insanlığı bir kez daha Gazze'de yaşanan büyük trajediye yöneltelim.
Bu mutlak şer ve kötülüğe derhal müdahale edilmediği takdirde, -tıpkı Bosna gibi- bütün insanlığın utançla anacağı bir Gazze'miz olacak!
Vallahi ahirette Gazze'den sorulacağız!
Vallahi ahirette bunun hesabını veremeyeceğiz!
15 Temmuz gecesi; istiklal ve istikbalini korumak için canını siper eden milletimizin gösterdiği sebatın ve o sebatı kuşatan ilahî nusretin tarihe kazınmış mührüdür. Bununla beraber Cenâb-ı Hakk’ın ihsan ettiği her zafer, beraberinde korunması gereken bir emanet ve yerine getirilmesi gereken bir mesuliyet bıraktığını da unutmamak gerekir. Bu sebeple 15 Temmuz’u sadece geçmişte kazanılmış bir zafer olarak değil; geleceğe taşınması gereken bir ahlak, adalet ve basiret çağrısı olarak okumak gerekir. Zira o gece maruz kaldığımız ihanet, yalnızca devletimize ve milletimize değil; inancımızın en mukaddes değerlerine, emanet ve emniyet duygumuza ve kardeşlik hukukumuza yönelmiş büyük bir istismar hareketiydi.
Bugün bize düşen, o gecenin ruhunu yalnızca hatırlamak değildir. Onu adaletle, cesaretle, emanet bilinciyle, ihsanla, merhametle ve güzel ahlakla yaşatmaktır. Allah’ın ihsan ettiği nusrete layık olmanın yolu; zulme, ihanete, fitneye ve her türlü haksızlığa karşı durmanın yanında adaleti ikame etmek, emaneti ehline vermek, birlik ve kardeşliği tahkim etmek, hukuku ve ahlakı hayatın merkezinde tutmak; dinimizi sahih bilgi, nebevî hikmet ve güzel ahlak üzere yaşayarak her türlü istismar ve tahriften korumaktır.
Rabbimizden niyazımız odur ki, bizleri şehitlerimizin uğruna can verdiği hakikatlere sadakatle bağlı kalan kullarından eylesin. Milletimize birlik, dirayet, basiret ve feraset ihsan buyursun. Adaleti ikame etmeyi, emaneti korumayı, kardeşliği güçlendirmeyi ve hakkın şahidi olmayı hepimize nasip eylesin. Aziz şehitlerimize rahmet, kahraman gazilerimize sıhhat ve afiyet ihsan buyursun. Milletimizi ve bütün İslam âlemini dini istismar eden her türlü fitne ve şer odaklarından muhafaza eylesin. O gece bu milletten nusretini esirgemediği gibi Gazze başta olmak üzere bütün mazlum kardeşlerimize de zafer ve kurtuluş nasip etsin.
Âmin.
Güzel haberler 🤗
Yıldız Holding’de devam eden “Gök Kubbe” sergisi üzerine, Anadolu Ajansı’nın “Bir Bakışta” podcast programında gazeteci Betül Sümeyye Us ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Nazik davetleri ve sergiye dair ilgileri için teşekkür ederim. Sergiyi 0 216 524 25 00 nolu numarayı arayarak randevu ile gezebilirsiniz. #Mutluetmutluol
Haftasonu İsmail Faruki'yi anma programı vardı. 3 yıl Ezher'de eğitim alması ve bilimlerin islamileştirilmesi bağlamında İslam iktisadı alanındaki görüşleri benim için önemliydi. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. @ibnhalduni@inkilapkitabevi@mahyayayincilik