Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO Ankara Zirvesi konuşması: “En büyük kara ordusuna sahip ülke olarak, yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada, ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz.”
Müslümanlar için, Gazze için gönderilmeyen ordular, NATO için kirli ittifak için hazırmış, hatta bunun gayreti içindeymişler!
7 ekim Aksa Tufanı harekatının hemen sonrasında, yüzbinlerce Müslüman meydanlara inerek Mehmetçik Gazze’ye, Ordular Aksa’ya çağrısı yaptı. Hatta hatırlarsanız, Erdoğan gelen tepkileri sübvanse etmek için, yeni kapı meydanında miting düzenlemişti. İşte o miting sırasında bir grup “Mehmetçik Gazze’ye” diye seslenince duymazdan gelmişti.
Bu şiddetli çağrıyı duymazdan/görmezden gelen başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidar çevresi hadi ordan diye tepki gösterdi. 3 yıl boyunca hem Gazze’li, hemde Türkiye’li Müslümanlar kandırıldı.
Henüz zamanı değil, bilmediğiniz şeyler var, her doğru her yerde söylenmez sloganları ile geçiştirildi. Daha sonra hızını alamayan iktidar, Gazze’de olduğunu iddia etti. Hatta utanmadan, haya etmeden, Allah’tan korkmadan, saraya yakın duran belamlara, bu yalanını doğrulattı.
İşte “meşruiyet” krizi tam olarak budur.
Dostu Amerika olanın, düşmanı kimdir?
Ne garrib değil mi, Gazzede, Lübnanda yaşananlar zirvede hiç gündeme gelmedi, Ukrayna, İran hatta Grönland konuşuldu ama Gazze değil. Zirvenin "en zırva" noktası bu!
The robbery against Egypt was even worse than the one against Cape Verde.
It reached the point where the players and coach openly called out Messi and Argentina for the blatant corruption.
The fact that Mo Salah with the Egyptian coach and staff keeps urging the referee to review the VAR but they neglected and never did tells you everything you need to know.
Prof Dr. Nevzat Tarhan,
“Zeki ve çalışkan, bilgisayar mühendisi olmuş; hackerlık yapıyor.
Kimyacı olmuş, sentetik esrar üretiyor.
Hekim olmuş, yenidoğan çetesi kuruyor...
Demek ki zeki ve çalışkan olmak yetmiyor.
Erdem ahlakını öğretmek gerekiyor!”
Ak Parti Meclis üyesi birinin katlettiği evladının hakkını arayan yüreği yangın yerine dönen babanın hesabını jet hızıyla kapattırmakla ne yaptığınızı zannediyorsunuz?
Adalet Bakanımız ve ekibi bu duruma müdahale edecektir.
Adalete parti-pırtı işleri karışırsa, bu, bu ülkenin kıyameti demektir.
#AlperYusufPolataAdalet
@abakingurlek
🔴 Oğlu Yusuf Polat'ı Kızılcahamam Belediye Meclis Üyesi Fatih Oral'ın aşırı hızla çarpması sonucu kaybeden baba Abdulkadir Polat'ın adalet çağrısı yaptığı X hesabı, mahkeme kararıyla Türkiye'de erişime engellendi.
Hem nalına , hem mıhını, biri Avrupaya mesaj veriyor, öteki Müslüman halka. Bir elinde kiitab, öteki elinde şarab, başı örtülü ama mini etekli, oruç ama sigara içiyor, olmaz olmaz demeyin oluyor işte. Ağızları başka şey söylüyor, ayakları başka yöne gidiyor.
🎙️ Yargı Paketi TBMM’de görüşülüyor…
İçinde süresiz nafaka düzenlemesi yok.
Suça sürüklenen çocuklar meselesi yok.
Kapasite patlaması yaşayan cezaevleriyle ilgili bir düzenleme yok.
Cinsiyet değiştirme operasyonlarını kısıtlayan düzenleme yok.
Hak ihlali kararlarına uyum konusu yok.
KHK’dan beraat edenlerin göreve iadesi yok.
Güçlü olanı değil, haklı olanı koruyan hükümler yok.
Özetle ortada bir yargı paketi var ama içinde adalet yok!
Dr. Fatih Erbakan
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı
Süresiz nafaka zulmü ve cinsiyet değiştirme sapkınlığı aynen devam ediyor!
Kemalist AK Parti, daha önce bu zulüm ve sapkınlığın iptal edildiğini açıklamıştı. Ancak meclise sunulan 12. Yargı Paketi taslağından bu iptallerin çıkartıldığı anlaşıldı!
“İlk peygamberlerden itibaren halkın hatırında kalan bir söz vardır: “Utanmıyorsan dilediğini yap.” [Buhari]
-Bu Video Ak Parti İdaresinin, Tabanına Rest Çektiği Videodur.
-Bu Video, Ak Partinin Mama Lobisine Teslim Edildiği Videodur.
-Bu Video Özlem Zengin ve Arkadaşlarının Zaferidir.
AK Parti Artık Halkın Partisi Değildir!
- Bu Video Ak Partiyi @RTErdogan'ın yönetmediğinin Net Göstergesidir.
-Bu AK Partinin Batışını Anlatan Videodur!
@Akparti 👏👏👏
Canan Karatay: Erkek milleti de deli zaten; biraz deli, kusura bakmasınlar da. Hepsinin aklı prostatında. Onun için demek istedim. Ama hakikaten şunu söyleyeyim; şimdi bana kızacaklar ama kızmasınlar. Yapılan bütün araştırmalar gösterdi ki, kanda bakılan PSA’lar var ya; serbest PSA, total PSA… Bunların hiçbir kıymetiharbiyesi yok.
Sunucu: Peki nasıl bakılacak hocam?
Bakılmayacak. Ama bakılmayacak derken, şimdi onu devreye soktular ki yüksek olunca korkutalım, biyopsi yapalım. Aynı meme gibi. Yani meme dokularında olduğu gibi korkutup, “İleride kansere dönüşürsün” diyorlar.
Sunucu: Yani mamografinin erkek hâli yani.
Prostat işlevlerinin azalması da testosteron hormonu ile ilgili. Hormonları konuştuk biliyorsunuz; insülin yüksekliği olunca bütün hormonlar düşüyor. Yaşam biçimi ve beslenme şekli nedeniyle spermler de azalıyor. Hanımlarda yumurtalar azalıyor ya, erkeklerde de spermler azalıyor. Bunların hepsi prostata bağlanıyor. Hâlbuki hepsi metabolik bir bozukluğun belirtisidir.
🚨 HASSAS 🚨
Şimdi bu videoya çok iyi bakın, rızkının peşinde olan bir gence neler yapılmış ya!
Bursa’da düzenlenen kermeste midye satmak isteyen bir genç, bölgedeki tavuk dükkanı işleten bir kişi tarafından evine kadar takip edilip 7-8 kişilik bir grup tarafından bakın nasıl darp ediliyor.
İnsafsızlar, vicdansızlar annesinin ve yeğeninin gözünün önünde yapıyor bir de bunları.
Bu şahıslar hakkında en sert cezanın en kısa sürede verilmesi şarttır!
Diyetisyen Ersin Özdemir:
◽️Bir simit yediğin zaman tam 35 tane küp şekere eşdeğer şeker tüketmiş oluyorsun. Bir poğaça yediğin zaman 25-26 tane küp şeker tüketmiş oluyorsun.
◽️Bugün insanlar, bir poğaçayla “Canım istiyor” misali karınlarını doyuruyorlar. Bunlarda morfin benzeri yapılar var. Bu morfin benzeri yapılar da beyinde bağımlılık yapıyor.
◽️Daha doğal kaynakları, doğadaki haliyle tüketmek lazım. İnsan eli girdiği zaman, buğdayı un haline getirdiğin zaman o sıkıntılı. İnsan yapımı poğaça dediğin zaman o sıkıntılı. Bunlardan uzak dur. İnsan varsa sağlık yok.
“Yeryüzünde kibirlenerek ve kasılarak yürüme. Çünkü -kendini ne kadar büyük görürsen gör- ne yeri yarabilirsin, ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.”
(İsrâ, 37)