Yanlış üslup, doğru sözün celladıdır.
Mesela neden bu kadar üstten ve buyurgan bir dille konuşuyorsunuz? Çağırırsınız zabıta ekiplerini, gerekli incelemeyi yaparlar, ceza gerekiyorsa kesilir ve konu kapanır.
“Hayt, huyt” ederek, parmak sallayarak sorun çözülmez.
Suriyeli diye hiç kimse kayırılmamalı; ancak bir işletmeyi doğrudan mühürlemek de ilk seçenek olmamalıdır. Makul bir süre verilir, 15 gün ya da 1 ay içinde ruhsatını alması istenir. Alırsa faaliyetini sürdürür, alamazsa o zaman yasal işlem uygulanır.
Kısacası videonuz sayesinde işletme sahibinin yaptığı hataları konuşacağımız yerde, sizin üslubunuzu konuşuyoruz. Oysa dikkatlerin yanlışın kendisine yönelmesi gerekirken, kullandığınız dil doğru mesajın önüne geçmiş durumda.
Değerli İhsan Şenocak Hoca’yı ve İFAM’daki pırlanta gibi talebelerini FETÖcü ilan etmek ancak akıl sağlığını tamamen kaybetmiş bir delinin yapabileceği bir davranıştır. İnsan ancak bu kadar delirir, bu kadar ahlaksızlaşır.
Adam yasaklı ırk köpeğini çocuk parkına sokmuş, kaydırağa çıkarmış fotoğraf paylaşıyor. Ağızlık takmaması zaten suç da çocuk parkına bırak Pitbull sokmayı kaniş bile sokamazsınız. Devletin görevi sadece kanun çıkarmak değil aynı zamanda uygulamak da devletin görevi. @TCTarim@TC_icisleri
Bugün, Kemalizm eleştirilerimin ve tarihî-siyasi değerlendirmelerimin Mustafa Kemal’e hakaret olarak yorumlanıp 5816 sayılı Kanun kapsamına alınması nedeniyle hakkımda yürütülen sürece ilişkin hazırladığımız dosyayı Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği bünyesindeki İfade Özgürlüğü Özel Raportörlüğüne gönderdik.
Bir ideolojiyi, bir siyasi anlayışı veya tarihî bir dönemi eleştirmenin; düşünce ve ifade özgürlüğünün en temel unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. Kemalizm hakkındaki eleştirilerin doğrudan Mustafa Kemal’e hakaret olarak değerlendirilmesi ve 5816 kapsamında cezai soruşturmaya konu edilmesi, ifade özgürlüğü bakımından ciddi şekilde tartışılması gereken bir husustur.
Hiç kimsenin tarih, siyaset ve ideolojiler üzerine konuşma, eleştirme ve farklı görüşler ortaya koyma hakkı ortadan kaldırılamaz. Düşünceler suç değildir.
Hukuki mücadelemizi ulusal ve uluslararası hukuk zemininde sürdürmeye devam edeceğiz.
Dosyanın hazırlanmasında katkı sunan kıymetli hocam Kerami Özdemir’e teşekkür ediyorum.
@kerami_ozdemir
Kızılay, bu milletin yüz akıdır; Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır; Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır.
Herkes zamanı kum saatiyle ölçmeye çalışırken, bir Müslüman alim geleceği şekillendiriyordu.
Cabir bin Eflah, çubuklu güneş saatini geliştirdi, trigonometride kendi adıyla anılan formüller bıraktı ve yüzyıllar sonra Kopernik ile Kepler gibi Batılı bilim insanlarına ilham verdi.
Gazze'de abluka altındaki bir Filistinli balık tutmanın heyecanını böyle paylaştı:
"Vallahi bu balıkları ellerimizle yakaladık!
Hiçbir şey görünmüyordu ama Allah 'Ol' dedi ve oluverdi. Biz pes etmeyeceğiz, ne olursa olsun buradayız, topraklarımızdayız."
Macaristan'da yeni Başbakan Peter Magyar, vekil maaşlarını %40 düşürüp cep telefonu faturalarının devletçe ödenmesini tamamen kaldırdı.
Yeni vekil maaşı 3.690 Euro, 140 bin TL.
Bizde ise 2026 güncel milletvekili maaşı 273 bin TL, emekli vekil maaşı 177 bin TL... Yorum sizin.
"Tayyip kazanırsa, kadınlar baş örtüsüz sokağa çıkamayacak" bile demişlerdi 94 belediye seçimlerinden önce. Ne hazindir ki, bunlara hala inanan büyük kitleler var hala.
Eğer @e_ercis'in ortaya çıkardığı tablo soruşturulursa, yakın tarihin en büyük yolsuzluk davası çıkabilir.
Artık herşey milletin gözü önünde.
🔴 Hiçbir parti bu skandalla ayakta kalamaz.
Yolsuzluk yapan belediye başkanları ihraç edilip soruşturma başlatılmalıdır.
Gazze’de çocukların, kadınların, masum sivillerin üzerine bombalar yağdıran; insanlığın ortak vicdanında mahkûm olmuş Binyamin Netanyahu’nun, Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ı hedef alan hadsiz sözleri yok hükmündedir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında şüpheli, kabul edilen iddianamede ise sanık konumunda bulunan Netanyahu’nun; insanlık onurunu savunan Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya kalkışması tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.
Sayın Cumhurbaşkanımız; Filistin halkının haklı davasını, mazlumların hukukunu ve insanlığın vicdanını en güçlü şekilde savunmaktadır. Buna karşılık Gazze’de yaşananlar karşısında susanlar tarihin karanlık sayfalarına yazılacaktır.
Netanyahu ve beraberindeki cinayet şebekesi, işledikleri insanlık suçlarının hesabını er ya da geç bağımsız yargı önünde verecektir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de hukuk, adalet ve insanlık adına en güçlü sesi yükseltmeye devam edecektir.
Sn. @RTErdogan sonrası Baraj sayımızın tam 5 kat arttığını biliyor muydunuz?
Türkiye son 23 yılda su kaynaklarından enerji elde edilmesi konusunda dünyada örnek projelere imza attı. 276 olan baraj sayımız 2002-2026 yılları arasında enerji, sulama, içme suyu amaçlı 1300 baraj İnşa edilerek 1576 ulaştı. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. 🇹🇷@ibrahimyumakli
🔴 Yazar Murat Ayar, İstanbul Erkek Lisesinde yaşananları öğrenciler ile de görüşerek arka planını ve örgütlenme ağını yazdı:
- Okul, "devlet içinde devlet" gibi işleyen, dışa bağımlı ve otoriter bir yapının kontrolü altındadır.
- Anadolu’dan gelen, inançlı, namazında veya kendi yerel değerlerini korumaya çalışan öğrenciler mercek altına alınarak sistemli bir şekilde yıldırılmakta, dövülmekte ve ana hattın dışına çıkmaları engellenmektedir.
- Öğrencilerin uygunsuz anlarda, alkol veya sigarayla gizlice çekilen fotoğrafları ise birer şantaj ve fişleme malzemesi olarak kullanılıyor.
- Okul bir fen lisesinden ziyade, öğrencileri Alman yükseköğretimine ve sanayisine hazırlayan bir "dil okulu" işlevi görüyor.
- Öğrenciler hazırlık sınıfından itibaren ideolojik olarak kodlanıyor ve mezuniyet sonrası doğrudan Almanya’nın iş gücü ihtiyacı için bir "makine dişlisi" haline getiriliyor.
- Öğrenciler üzerinde ağır bir can emniyeti problemi ve korku duvarı örüldü. Geleceklerinin karartılmasından, fiziki zarar görmekten korkan mağdur çocuklar rahatça şahitlik bile yapamıyor.
- Devlet, kendi yetiştirdiği genç beyinlerin yabancı bir sanayinin 'hammadde'si haline getirilmesi gerçeğiyle yüzleşmelidir. Aksi takdirde bu asırlık çınar, kendi topraklarında kendi çocuklarını yutan bir yapıya dönüşecektir.
Kıpti Ortodoks Kilisesi Patriği III. Şenuda'nın akrabası olan ve 28 yıldan fazla rahibelik yapan bir kadın, rüyasında üç kez Hz. Muhammed'i (sav) gördüğünü ve elindeki dövme haçın kaybolduğunu söyledi.
Kadın, bu olayın ardından Müslüman oldu ve 12 bin Hristiyanın da Müslüman olmasına vesile oldu.
"İsrailliler 4 yaşındaki bir çocuğu keskin nişancı ateşiyle vurdu, ardından evlat acısıyla kahrolan anne babasının gelmesini bekleyip onları da katletti. Bunlar şeytanın ta kendisi."
— *Eski Yeşil Bereli Yüzbaşı Joseph Cortina*