Düşenin elinden tutarken, aç/susuz bir insanı, hayvanı doyurmak için çabalarken, haksızlıkların karşısında çığlık olurken, çalmıyor, aldatmıyor, sadece kendime ve çocuklarıma değil herkes için isteyip çabalarken cennete gitmeyi düşlemiyorum.vicdanımı dinliyor KADIN İNSAN oluyorum
30 bin Avro sermaye.
Sıfır ciro.
Sıfır çalışan.
İki yıl sonra bilançoda 3 milyon 857 bin Avroluk gayrimenkul.
Ardından 8,5 milyon Avroluk bir ticari kompleks için satın alma sözleşmesi…
Sonra 180 milyon Avroluk bir AVM için görüşmeler…
Gökçek ailesinin Almanya’daki milyonlarca Avroluk yatırım trafiğini, şirketleri, gayrimenkulleri ve noter belgelerini inceledim.
30 bin Avrodan milyonlara uzanan Gökçek ailesinin Almanya dosyası bugün Cumhuriyet’te.
Yıl 2000…
CHP Genel Başkanı Altan Öymen…
İki sendikacı genel başkan yardımcısı var.
Cevdet Selvi - Yaşar Seyman
Cevdet Selvi ile hem işçi sınıfı mücadelesinde başkanlık hem de CHP’de siyasi yol arkadaşlığı yaptık.
Bugün ölüm haberine çok üzüldüm.
Fotoğrafa bakıyorum da kayıplarımız çoğalmış…
Allah rahmet etsin. Sevenlerine sabır diliyorum. Işıklarda olsun.😢🙏
#cevdetselvi #chp
Kırmızı Kedi’nin basacağı İmamoğlu’nun “Millet Şahidimdir” isimli savunmasını içeren kitabı için el koyma, dağıtılmasına ve satışa konulmasına yasak getirildi.
İmamoğlu’nun savunması duruşmada türlü yollarla önleniyor, canlı yayınlanmasına zaten müsaade edilmiyor, sınırlı sayıda gazeteci duruşmaya alınıyor, sosyal medya hesabı engelleniyor, savunmasının kitaplaştırılmasına da müsaade edilmiyor.
Ne güzel barış ve demokratikleşme süreci!!!
Siyasette en büyük sorun, fikir ayrılığı değil; çıkar uğruna kurulan yavşak ilişkiler.
Dün birbirine hakaret edenler bugün menfaat için yan yana gelebiliyor. Dün savunduklarını bugün makam uğruna unutabiliyorlar.
Siyasetin omurgası ilke, liyakat ve kamu yararı olmalı.
Kişisel çıkarların değil, toplumun geleceğinin peşinden gidilmediği sürece isimler değişir, düzen değişmez.
Gökçek Ailesi, sıfır ciro, sıfır çalışanı olan HAMAG Holding üzerinden Düsseldorf‘un en nezih sokaklarından birinde 220 milyon TL’ye 15 daireli bir bina satın almış!
Tamamı Onlar Youtube kanalında...
Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek’in Almanya’daki şirketini ve mal varlıklarını merak edenler için kamuya açık bilgi alma adreslerini ekliyorum.
İsteyen herkes bakabilir, sorgulayabilir:
1- https://t.co/d9HKS7dLAC
2- https://t.co/VL5UDmezt0
Ben gittim, gördüm, yerinde çektim.
Satın aldıkları ve yurt yaptıkları yeri, sözleşme yaptıkları alışveriş merkezini de ekliyorum.
Dünkü yayının linkini de ekliyorum.Ayrıntılı şekilde izleyip öğrenebilirsiniz.
https://t.co/xfpS3bso1G
Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş davası” olarak bilinen yargılamada, karar günü..
Yargılamanın niteliğini anlayabilmek için, duruşma salonunda olanlardan çok, olmayanlara bakmak gerekli.
Aşağıda verilen videoda, Aziz İhsan Aktaş, çıkarıldığı bir tv programında ve kendi ağzıyla;
99 AKP’li,
27 MHP’li,
21 kayyım belediyesinden ve
132 kamu kuruluşundan
ihale aldığını itiraf ediyor.
Yargılananların arasında bir tek AKP’li-MHP’li belediye başkanı/bürokrat, bir tek kayyım vali/kaymakam, bir tek Genel Müdür yok.
Silivri her on yılda bir bu tip duruşmalara sahne oluyor.
Sonra taraflar değişiyor.
Türkiye bu sahnelere layık bir memleket değil.
Türkiye bir hukuk devleti olmalı, olacak..
Bu devletin en liyakatli evlatlarından biri olan, tanımakla iftihar ettiğim Kadriye Kasapoğlu, iki kez gözaltına alındı. 4'er günden 8 gün ağır koşullarda evinden ayrı kaldı. Devamında tutuklandı. Bakımına ihtiyaç duyan evladından 11 ay uzak kaldı. Bugün tahliyesinin ardından tutuksuz savunmasını yaptı. Silivri'deki tarihi savunmanın özellikle son bölümü herkes tarafından okunmalı...
Kadriye Kasapoğlu:
"20 yıllık devlet memuru Kadriye Kasaoğlu: İlk gözaltına alındıktan sonra 13 yaşında o zaman, bugün 14 yaşında olan oğlumla yaşadığı travma sebebiyle birlikte uyumaya başladık. Aradan tam bir ay geçti ve yine bir ev dolusu polisle oğlumun koynundan alındım bu sefer. Ve evden çıktığım, oğlumu tek başına 13 yaşındaki çocuğu evde bıraktığım eve yaklaşık 11 ay sonra dönebildim. Bu çocuğumun eğitim hayatındaki en eşik yılı olan LGS dönemini şu anda telafi edemiyoruz. Anne yoksunluğunu yaşadığı, anne yoksunluğunu telafi edemiyoruz. Annesinin yaşatılan hukuk yoksunluğunu telafi edemiyoruz.
Sayın Başkanım, ben devlet kurumlarından başka bir yerde çalışmadım iş yaşamım boyunca ve devlet kurumlarındaki saygınlığı, hassasiyeti, sorumluluğu en derinlerinde yaşayan biriyim. Bize de şöyle öğretildi: "Devlet anneyi korur, devlet çocuğu korur, devlet kadınını korur, devlet kendisine 20 yıl pırıl pırıl hizmet etmiş pırıl pırıl bir memurunu korur."
Ben dünyanın en çalışkan Özel Kalem Müdürü olduğumu iddia ediyorum. Çünkü böyle iddialarınız yoksa da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışamazsınız. Ama tüm bunlara rağmen size güvenmek istiyorum Sayın Başkanım; sizin haklının hakkını haklıya vereceğinize dair içimde bir umut besliyorum.
Savunmam bu kadar kısa ama haklılığım 4000 sayfa kadar, iddianameniz kadar eder. Dolayısıyla bu çok güvendiğim dağlar kadar haklılığım, Türkiye Cumhuriyeti Devlet'inin bir hukuk devleti olmasına olan kalan inancım, sizin vicdanınız ve istisnasız her gece dua ettiğim ilahi adaletle beraatimi, adli kontrolümün kaldırılmasını ve arkamda oturan kadın arkadaşlarımın bir an önce evlatlarına ve ailelerine kavuşmasını diliyorum, istiyorum"...
"Savcı bir isim ver dedi, verdim.."
Ne güzel İstanbul di mi?!?
Sonuç: İnsanlar en az 18 aydır tutuklu, aileler perişan!
Ve ahlaksız troller tarafından yapılan binlerce algı çalışması!
"Her şey ortaya çıkacak" derken, boşuna söylemiyoruz.
Ve evet; her şey ortaya çıkacak!