İBRANAMENİN MİKTAR İÇERMEMESİ
İbraname miktar içermelidir. Aksi hâlde geçerli sayılamaz. Bu bakımdan;
- ibranamede avukatın ne kadar tahsil ettiği,
- ne kadarının masraflarda kullanıldığı,
- vekâlet ücretinin mahsubu yapılmışsa bunun miktarı,
- başka mahsup işlemleri yapılmışsa bunun miktarı ve neticede müvekkile ödenen miktarı gösterilmelidir. Aksi hâlde bu ibraname avukatı hesap verme ve iade yükümlülüğünden kurtarmaz.
" ... Kaldı ki ibranameler ödeme miktarı içermediğinden geçersiz olup bu haliyle vekil davalıyı hesap verme borcundan kurtarmadığı gibi davacıları da bağlamaz. Buna göre davalı ibraname ile ödeme savunmasını ispat edememiştir. Öyle olunca mahkemece, davalı vekilin davacı tarafa ödeme yapıp yapmadığına ilişkin varsa diğer delilleri sorulup toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." (Y13.HD, 2014/15694 E., 2015/8914 K.)
Borçlunun TC kimlik no olmadan takip açtı iseniz Adalet Bakanlığı ile imzalanan protokol gereği icra müdürlüğü, doğrudan TAKPAS üzerinden sorgu yaparak borçlunun TC kimlik numarasını öğrenebilir
Güzel şeyler de olmuyor değil! TC olmadan takip açtınız, tapu müdürlüğünden borçlunun TC'sini almak istiyorsunuz. Bunun için tapuya müzekkere yazdırmanıza gerek yok. Müdürün aklına da yatarsa Adalet Bakanlığı ile imzalanan protokol gereği icranın direk sorgu yapması gerekiyor :)
Vergi kaçakçılığı suçuna yönelik harika bir emsal
Cezanın nasıl verilebileceği izah edilmiş
Kaydedin lazım olur
Antalya BAM 10. CD 14/07/2026
2025/43E, 2026/2311K👇
⚖️ CEZA AVUKATLARI BU AYM KARARINI MUTLAKA BİLMELİ!
Bağlantılı suçlardan biri temyizdeyken, diğer hükmün kesinleştirilip İNFAZINA BAŞLANMASI, hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal eder.
Bu durumda çok sayıda mağduriyet var!
📌 AYM,
https://t.co/Bp4ypTRzFI: 2020/39936
MASUMİYET KARİNESİ
Suçsuzluk ya da masumiyet karinesi,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/6-1147 Esas, 2018/519 Karar sayılı ilâmlarında "... Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü,
ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir..." şeklinde açıklanmıştır.
Buradan hareketle,açılan bir kamu davasında sırasıyla;
📌 Suç işlendi mi?
📌 Gerçekleştirilen eylem kanunda tanımlanan suçun bütün unsurlarını içeriyor mu?
📌 Bu suçu sanık mı işledi,suçun faili sanık mı?
soruları cevaplandırılmalıdır.
Yukarıda yer verilen Yargıtay CGK kararında, şüphenin ceza muhakemesinin hangi aşamalarında sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği oldukça geniş biçimde ortaya konulmaktadır.
Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır.
Sanığın mahkûmiyeti ihtimale veya kanaate dayandırılamaz.
Bunun en önemli sonucu şudur;
Olayın gerçekleşme şekli tam olarak aydınlatılamamışsa, mevcut belirsizlik sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet kurulamaz. Yüksek bir ihtimal dahi tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir.
Yargıtay CGK’nın yaklaşımına göre mahkûmiyet;delillerin bir bölümüne dayanılarak ulaşılan kanaate veya herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalıdır.
Makul ve objektif bir şüphenin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Örneğin;
📌 Sanık ile mağdurun çelişkili beyanları,
📌 Tanık anlatımlarındaki önemli çelişkiler,
📌 Olayın gerçekleşme biçiminin birden fazla makul olasılıklarla açıklanabilmesi,
📌 Teknik,kriminal,bilimsel delillerin sanığın fail olduğunu kesin olarak ortaya koymaması,
📌 Sanığın savunmasının dosyadaki başka delillerle bertaraf edilememesi,
gibi hususlar birlikte değerlendirilerek her türlü kuşku dışlanmalı,sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair “kesin,inandırıcı,her türlü kuşkudan uzak,cezalandırılmasına yeterli” deliller elde edilmişse mahkûmiyet,
aksi halde “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği beraat kararı verilmelidir.
Ancak,
CMK’nın 170/2 maddesine göre;
“Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.”
hükmü gereği Cumhuriyet savcısı suçun işlendiği hususunda “yeterli şüphe” varsa şüpheli hakkında iddianame düzenlemektedir.
Soruşturma aşamasında iddianame düzenleyebilmek için “yeterli şüphe” aranırken,
kovuşturma aşamasında sanık hakkında mahkûmiyet kararı verebilmek için “kesin,inandırıcı,her türlü kuşkudan uzak,
cezalandırılmasına yeterli deliller” bulunması gerekmektedir.
“…İŞTEN ÇIKIŞ KODUNUN DUZELTILMESI DAVASININ TESPİT DAVASI NİTELİĞINDE OLDUĞU VE ARABULUCULUK DAVA
ŞARTINA TÂBİ OLMADIĞI..”
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2026/1382
Karar No : 2026/4121
Tarihi : 30.04.2026
TRAFİK KAZALARINDA TEK KİŞİLİK POLİS-BİLİRKİŞİ RAPORUYLA HÜKÜM VERİLEMEZ.
*Kusur oranının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerekir. Mahkemeler genelde tek kişilik rapor alarak HAGB yoluyla bu dosyaları kapatma temayülündedir.
*İlgili Yargıtay içtihadı aşağıdadır:
Sevgili KHK'lı arkadaşlarım GÜNAYDIN. KHK mağdurlarının yas ve mezar yeri ritüelleriyle ilgili makalem Türkiye'deki uluslararası bir dergide yayınlandı. Bu çok önemli bir gelişme. Makale Türkçe. Makaleyi konuyla ilgilenen akademisyenlere ve hepinize emanet ediyorum. Devamı gelecek.
https://t.co/IUtAyRw6zh
• SGK Hacziyle Karşılaşanlar Dikkat: Yargıtay’dan Emsal Karar
SGK prim borçları nedeniyle konulan hacizlerde çok kritik Yargıtay kararı ⚖️
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (15.10.2025), SGK tarafından banka hesaplarına konulan hacizlerin otomatik ve sınırsız şekilde uygulanamayacağını net şekilde ortaya koydu.
Karara göre;
SGK haciz uygulayabilmek için
• Ödeme emirlerini ilgili kişiye usulüne uygun tebliğ etmiş olmalı
• Ödeme emrinin kesinleştiğini ispatlamalı
• Zamanaşımını kesen somut işlemleri dosyada açıkça göstermeli
Aksi hâlde, ödeme emri kesinleşmeden ve zamanaşımı denetlenmeden uygulanan hacizler hukuka aykırı kabul ediliyor.
Yargıtay ayrıca;
Şirket borçları nedeniyle yöneticilere haciz uygulanabilmesi için
• Kişinin hangi dönemde yönetici olduğu
• Yönetim kurulu üyeliğinin ticaret sicili kayıtlarıyla ispatı
• Borcun doğduğu dönemle görev süresinin örtüşmesi
hususlarının ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini vurguladı.
Önemli bir nokta:
Zamanaşımı yalnızca borcun süresine bakılarak değil,
SGK’nın bu süre içinde zamanaşımını kesen işlem yapıp yapmadığı incelenerek değerlendirilmek zorunda.
Sonuç olarak;
Eksik inceleme ile konulan SGK hacizleri kaldırılabilir.
Bu karar, SGK hacizleri ve zamanaşımı konusunda emsal niteliğindedir.
#SGK #Haciz #Zamanaşımı #Yargıtay #PrimBorcu #vergi #mükellef #muhasebe #alomaliye #önemli #karar #GİB #bunlarıbiliyormusunuz
📌Balıkesir’de af kapsamında cezaevinden çıkan bir kişi, kendisine alkol servis edilmediği iddiasıyla bir restorana rastgele ateş açtı.
Saldırıda, yeni yıla “2026’da kimseyi kaybetmeyelim” diyerek giren müşteri Hasan Durka yaşamını yitirdi.
Meslektaşlarımıza yönelik polis şiddetini kabul etmiyoruz! İlgili polisler hakkında yürütülecek soruşturmaların takipçisi olacağız..
@VanBaro@istbarosu@barolar
Adalet mücadelesini sürdüren Emine Şenyaşar’a destek veren İHD Eş Genel Başkanı Hüseyin Küçükbalaban, cezasızlık politikalarına dikkat çekerek, “failler belli” dedi
https://t.co/bOGYgXhgm5