Rizeli hemşehrilerim ne kastettiğimi çok iyi anladı ve sosyal medyada büyük destek verdiler. Gönül dolusu teşekkürler.
Yazılarımıza devam ediyoruz. Bir sonraki paylaşımı özellikle okumanızı tavsiye ederim.
Normalde böyle konuşma aktarmak adetim değildir ama hüsnü şehadet olduğu için aktarıyorum.
Geçen içimde olan bir halle ilgili Abdullah hocaya bir konu danıştım. Bana salavat önerdi. Bir kaç kere benzer durum oldu her seferinde tedavi maksatlı salavat önerdi. Başka zikir değil, her seferinde salavat.
Şimdi bunların sui-zan ve iftiralarının nasıl bir şey olduğunu anlayın. Her meselenin çözümünü salavat zikrinde bulan birini efendimize düşmanmış gibi lanse ediyorlar. Allah bunların bu şerli amellerine bereket verir mi ?
Şu iftira, tecessüs ve gıybetlerinin tek sebebi de kürsüden Abdullah hocaya tan eden efendileri. Zira efendilerini razı etmek için her türlü kötü ahlakı meşru sanıyorlar.
Çünkü Abdullah hoca da efendilerinin kürsüden tan ettiği başka bir hocayla ilişkisini kesmeyerek efendilerini kızdırdı. Nasıl olur da onun hevasına herkes itaat etmez ? İtaat etmeyene her türlü gayrı meşru saldırıyı mübah alıyorlar. Hele şunların haline bak.
Masiva ''Allah'ın dışındaki şey'' demektir. Efendimizin(sav) zatı Allah'ın zatının aynısı değildir. Bunun aksine inanan zaten Hristiyanlar gibi müşrik olur.
Hocanın buradaki kastı bellidir. Efendimiz vesilesi ile Allah'tan gelene yöneliyorsun. Zatı için kendisine yönelilen ise sadece Allah'tır. Bunu zaten efendimiz emretti. Dinin temeli bunun üzerine kuruldu.
Dolayısı ile hocanın şu sözü zaten efendimizden gelene yönelmektir zaten. Efendimize tazim ve ittiba zaten masivayı terketmek olur. Zira efendimiz de zatına yönelmemizi emretmedi.
Gemilerin bazıları İsrail’in tüm engelleme çabalarına rağmen hala daha yola devam ediyor. Tek bir gemi bile Gazze’ye ulaşsa abluka delinmiş olacak ve büyük bir umut inşa edilecek. Akdeniz dün geceden beri tarihe geçecek bir mücadeleye şahitlik ediyor. Sumud ehline selam olsun!
Ya Rabbe’l alemin!
Ya Erhame’r rahimin!
Ya Aziz!
Ramazan gecesi seher vakti yine masumlara, kadın ve çocuklara bomba yağdıran zalimleri ve destekçilerini Sana havale ediyoruz!
Ümmetin acizliğini sana arz ediyoruz!
Günahsız bebeler, masum bedenler hürmetine zalimleri hezimete uğrat!
#Gaza
#GazzedeSoyKırımDevamEdiyor
RİYAD FESTİVALİNDE KÂBE’YE SAYGISIZLIK ÜZERİNE
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, İslam’ın hiçbir değeriyle bağdaşmayan bir eğlence festivalinde, Kâbe silüetinin tahkir edici basit bir sahne dekoru olarak kullanılması ve bunun birkaç kez tekrarlanması, bütün müminleri derinden yaralamıştır.
Müslümanların en yüce şiarının, bu tür gayr-i meşru ve gayr-i ahlaki etkinliklere alet edilmesi, kelimenin tam manasıyla İslam’ın harimi ismetini ihlaldir.
Kâbe, hiçbir kavmin, aşiretin, milletin ya da devletin malı değildir. Yeryüzündeki iki milyar Müslümanın en büyük kutsalıdır. Kâbe-i Muazzama, Hz. Adem’den Hatemü’l-Enbiya Hz. Muhammed Mustafa’ya (sav.) kadar bütün peygamberlerin en yüce mabedidir. Ümmetin kıblegâh ve ziyaretgâhı, İslam’ın en büyük şiarı, en mukaddes simgesi, tevhidin ve vahdetin yegane nişanesidir. O, Mescid-i Haram’dır yani saygın ve dokunulmazdır.
Bu saygısızlığa İslam dünyasından yükselen itirazlar üzerine kimi yetkililerin yaptığı açıklamalar ise kelimenin tam anlamıyla “özrü kabahatinden büyük” nevidendir. Söz konusu tutarsız açıklamalar ya Kâbe’nin değerini yeterince bilmediklerini ya da bildikleri halde bunu kasten yaptıklarını ortaya koymaktadır ki her ikisi de ayrı ayrı birer fecaattir. Çocuklara hac ve umre eğitimi vermek için dahi Kâbe maketini kullanmayı yıllardır caiz görmeyen Suud ulemasının sessizliği ise bir başka fecaattir.
Bu fecaatin Müslümanlar açısından yakın tarihin en zor günlerinde Gazze’de, en zalimane cinayet ve katliamın yaşandığı bir vakitte gerçekleşmesi ise bütün yüreklerde ve hafızalarda silinmesi imkânsız acılar bırakmıştır.
Müslümanların en büyük ve en kutsal şiarları olan Kâbe-i Muazzama’nın azametini korumak, Kâbe’nin Rabbine aklı, kalbi ve ruhuyla iman eden her bir ferd-i müminin en tabii hakkıdır.
#Riyad #Kabe #KabeyeSaygısızlık