Büyük Birlik Partisi Sivas İl Başkanımız, Kurucular Kurulu Üyemiz ve Kangal eski belediye başkanımız, kıymetli ağabeyim Ahmet Polat’ı, geçirdiği kalp krizi sonucu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Davasına olan bağlılığı, mücadelesi ve duruşuyla her zaman hayırla yâd edilecek kıymetli bir büyüğümüzdü.
Merhuma Allah’tan (CC) rahmet; başta ailesi olmak üzere, Büyük Birlik Partisi camiamıza ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet olsun.
BBP Lideri Mustafa Destici:
Terörist başı Öcalan'ın tıynetinde "hainliğinin" yanında "şark kurnazlığı" da var ya; aklınca anayasanın ilk dört maddesini kaldıramıyoruz, bari “Türk" ve “Türkçe’nin yanına ortak” olarak bizi eklerseniz “kürt sorunu” kalmaz demiş!
Nasıl ki tevhid inancımız "şirk/ortak" kabul etmiyorsa, kadim ve kaideli devlet anlayışımız da egemenlik haklarına "ortak" kabul etmez!
Muhsin Yazıcıoğlu, 10 Kasım 2006:
"Atatürk’ü ölüm yıl dönümünde rahmet ve minnetle anarken, kendimizle bir muhasebe yapmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü ülkemizde uluslararası camiada bu müstesna devlet adamının yeterince incelenip, anlaşılmadığı, bu yüzden de hakkında yalan yanlış yargılara varıldığı kanaatindeyim. Oysa Atatürk'ün hayatı, kişiliği ve görüşleri, başta ülkemiz olmak üzere diğer devlet adamlarına ışık tutacak, yol gösterecek muhteşem bir hazinedir. O'nu yanlış anlamak veya görüşlerini saptırmak, tüm insanlık için, özellikle de bizim için büyük bir hatadır. Bizim gibi bazı ülkücülerin de, doğal milli liderimiz olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında olumsuz propagandalara ve gelişmelere seyirci kalmakla hata yaptığımızı itiraf etmek isterim. Gençlerimizi önce komünizm ve liberal kapitalizm tehlikesi hakkında eğitirken, bazı milliyetçi saydığımız yazarların görüşlerine sarılıp, Atatürk'ü sağlıklı olarak öğretip, inceletmediğimiz kanaatindeyim."
Ey hainler! Ey teröristler!
Sizin hukukunuzu korumayacağız.
Hainin hukukunu, hainin tasmasını tutanlar korusun.
Biz, ülkemizin, milletimizin, şehitlerimizin, şehit ailelerinin, şehit annelerinin hukukunu koruyacağız.
Bunun için yola çıktık, bunun için var olacak, bunun için öleceğiz.
Tarihte söylenen bir sözü sizlere bir kez daha hatırlatıyorum; “Osmanlı affetmez!”
Sözün sonunu, milletimizin idrakine bırakıyorum.
Aziz dâvâ arkadaşlarım, Yiğit Ülküdaşlarım, Can Alperenlerimiz;
Dâvamızın adı: Nizam-ı Âlem için İ’la-yı Kelimetullah dâvâsı;
Ülkümüz: Türk’ün İslam Ülküsü!
Yolumuz : Allah ve Resûlünün yolu!
Çizgimiz: Hüseyni yolda şehadete yürüyen lider Şehit Muhsin YAZICIOĞLU’nun çizgisidir.
Yüce Allah'ın varlığı, birliği ve peygamber efendimizin (s.a.v.) risaleti dışınde hiçbir mutlak hakikat tanımıyoruz!
Yaşasın Muhsin YAZICIOĞLU Çizgisi, Duruşu ve Tavrı!
Fikrimiz de, zikrimiz de, kalbimiz de Allah (C.C) yolunda şehit düşenlerin yoludur.
“ Türkçüler ölür, Türkçülük ölmez”
Türk Milliyetçileri olarak, her yıl 3 Mayıs tarihini “Türkçülük ya da Türkçüler Günü” olarak kutluyoruz.
3 Mayıs, bizim için, “milli şuurun”, “Türk kimliğinin” ve o kimliğin etrafında şekillenen, aziz milletimizin, kimliğine ve geleceğine sahip çıkma iradesini temsil eder.
Türk Milliyetçiliğinin, Türk siyasetinde yeniden belirleyici olmasının ilk adımı 3 Mayıs 1944'te atılmıştır.
Milliyetçi Türk Gençliği, o gün, “Esir Türklere hürriyet” istedikleri için “Irkçılık” ve “Turancılık"la suçlanıp yargılanan bir grup milliyetçi Türk aydınına, tek partili dönemin ağır baskılarına rağmen, gereken her türlü bedeli ödemek pahasına sahip çıkmıştır.
O tarihten sonra, Türk Milliyetçiliği, içeride ve dışarıda daha büyük topluluklara ulaşırken, kendi içindeki tekamülünü de sürdürmüştür.
Bu tarihi yolculukta, Türk Milliyetçiliğinin ve Türk Milliyetçilerinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 1977 yılında, Rahmetli Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu, Türk Milliyetçilerinin, Türk İslam Ülkücülerinin istikametini şu sloganlarla açıklar:
“Kanımız aksa da zafer İslam’ın.”
“Çağrımız İslam’da dirilişedir.”
“Türk’üz, Türkçüyüz, İslam’ın eriyiz.”
Türk Milliyetçileri, milletimizin, tarih boyunca güçlü ve bağımsız olarak var olmasını sağlayan imanının, gücünün ve kahramanlığının bugünkü temsilcileridir.
Türk Milliyetçiliği, emperyalizmin, sömürdüğü topraklarda sömürülenlere dayattığı şekliyle, bir “ırkçılık” ve “geri kalmışlık” değildir.
Aksine Türk Milliyetçiliği, Osmanlı’nın son dönemlerinden bugüne, milletimizin “var olma ve kendine sahip çıkma iradesi” ile “emperyalizme karşı en güçlü silahı” olmuştur...
Şehid-i Âla Enver Paşa'dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, merhum Alparslan Türkeş’ten Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’na Türk Milliyetçilerinin siyasi liderlerini; Ziya Gökalp'ten Yusuf Akçura'ya, Hüseyin Nihal Atsız’dan Seyit Ahmet Arvasi'ye Türk Milliyetçilerinin fikir ve kanaat önderlerini;
Türk Milliyetçilerinin siyasi organizasyonlarında Türk Milliyetçiliğine ve aziz milletimize hizmet eden ve ebediyete uğurladığımız dava arkadaşlarımızı; darağaçlarında ve kızıl kurşunlarla ömrünü yitiren aziz şehitlerimizi sevgiyle, saygıyla, rahmetle ve şükranla yad ediyorum. Ruhları şâd, mekanları cennet olsun.
Necip ve büyük Türk Milleti’nin “3 Mayıs Türkçüler Günü” nü kutluyor, asırlarca “İlay-ı Kelimetullah” için İslam’ın sancaktarlığını yapan milletimizin güçlü ve aydınlık yarınlarına vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Mustafa DESTİCİ
Genel Başkan
Binlerce hemşehrimiz tek bir sofrada buluştu.
Ramazan'ın manevi ikliminde ekmeğini, suyunu, sevgisini ve muhabbetini paylaştı.
Şehitlerimizi Anma ve Birlik İftarı’na iştirak eden tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz.