Bir Kadından Bir Cumhuriyet’in Kadınına
@Skilicdaroglu ’na
Açık Mektup;
Sayın Selvi Kılıçdaroğlu,
Size bu mektubu yazmak, başlı başına ağır bir sorumluluk.
Çünkü hitap ettiğim kişi olarak siz; yalnızca bir siyasetçinin eşi değilsiniz.
https://t.co/cwQW5UmDz2
KAMUOYUNA DUYURU
Sayın Kültür ve Turizm Bakanı'nın, kurumumuz ve şahsıma yönelik ifadelerine kendi üslubuyla cevap vermek zorunda kaldığım için son derece üzgünüm…
Sektörel bir tartışmanın, sektörün hak etmediği bir seviyeye gelmiş olması, arzu edeceğimiz bir durum değildir. Sektörel konuları tartışabilmek için bilgi sahibi olmak gerekir. Fakat anlıyoruz ki, Sayın Bakan'ın bu konuda alması gereken çok yol var.
Sayın Bakan TÜRSAB'a "STK" demiş!
Sayın Bakan bunca yıl bakanlık yapmasına rağmen, STK’larla kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü arasındaki farkı ayırt edemiyor. Turizmde on beş bin üyeli bir meslek örgütü olan TÜRSAB, dünya çapında bilinen ve örnek gösterilen en büyük turizm örgütüdür. Kamu kurumu niteliğindeki meslek birliğimizi önemsizleştirme ve sıradanlaştırma gayretiyle derneklerle bir tutmak, eğer kasıtlı yapılmıyorsa, cahilliktir.
Yaptığı açıklama, Sayın Bakan'ın “kamu düzeni” kavramı hakkında bilgisinin yeterli olmadığını da gösteriyor. Dediği gibi TÜRSAB, kamu kurumu niteliğinde bir meslek birliği değil de STK olsaydı, yıllardır kurumun içinde mesai yapan Bakanlık Müfettişleri kurumu denetleyemezdi.
Sayın Bakan, "Mecbur olmasa kimse TÜRSAB’a üye olmaz" demiş!
Ticaret Odalarına, Barolara velhasıl benzeri meslek örgütlerine üyelik kanun gereğidir. Tıpkı turizm tesislerinin Bakanlığımıza bağlı olmaları gibi…
Kendisine sormak lazım; eğer belge alma zorunluluğu olmasaydı, bir tek turizm tesisi Bakanlıktan belge alır mıydı?
Sayın Bakan’a, dükkânı gibi çalıştırdığı TGA’ya ödeme yapmayı neden gönüllülük esasına bağlamadığını da ayrıca sormak gerekiyor!
Sayın Bakan "TÜRSAB kokuşmuş" demiş!
Bunca zorlama denetimlere rağmen bizde bulamadığınız o "kötü kokular" esas sizin Bakanlık döneminizde şirketlerinize verdiğiniz tahsislerden ve sağladığınız avantajlardan kaynaklanıyor olabilir mi?
Açıkçası bu ölçüsüz ve nezaketsiz çıkışlarınızın neyin hazırlığı olduğunu, neyin işaret fişeği olduğunu merak ediyoruz. Anlaşılıyor ki, Sayın Bakan şahsi saplantısı olan TÜRSAB’ı bölme ve yok etme projesinden vazgeçmemiş ve yeni bir atağa hazırlanıyor.
Sayın Bakan, ısrarla şahsi husumetini devlet meselesi gibi sunmaya çalışıyor.
Şahsi husumetinden dolayı kurumumuz ile Bakanlığımızı karşı karşıya getirme konusundaki ısrarı sürüyor. Bizler defalarca ziyaret etmemize rağmen kendisi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde TÜRSAB’ı bir kez bile ziyaret etmemiş tek Turizm Bakanı'dır.
Sektörün başta vizyon olmak üzere çözüm bekleyen onlarca sorunu varken, devlette ve sektörde tek bir kişi yok ki Sayın Bakan’ın TÜRSAB’a ve Başkanına olan husumetini bilmesin!
Bakan olduğu günden bu yana, şahsi menfaati için kanunla kurulmuş meslek örgütüne düşmanlık yapıyor!
Tarihe böyle geçiyor!
Kamu gücünü kullanarak turizm sektörünü,
Reklam gücünü kullanarak medya sektörünü,
Olağan artışı yansıtırken bile abartılan, rakiplerle hiç mukayese edilmeyen istatistiklerle hükümeti,
şahsi ikbali için yanıltmaktan vazgeçmiyor.
Meselenin aslı şudur:
Sayın Bakan, TÜRSAB’ın iç turizmde kendi şirket ve markaları ile oluşturduğu tekele karşı, 15 bin seyahat acentasının hakkı için verdiği mücadeleden ve seyahat acentalarının varlığından rahatsızdır.
Bunca saldırıya rağmen birliğimizi bozamamanın öfkesi içinde, şahsi ticari işlerimize dahi dört koldan hukuksuzca saldırılara kadar varan onca girişimi sonuç vermeyince, işi 52 yıllık meslek birliğine “kokuşmuş” demeye kadar getirdi.
Bu vesileyle şunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum: TÜRSAB, sektör üzerinde oluşturduğunuz bu tahakküme boyun eğmeyecek, haksız rekabetiniz ve tekelinizle mücadele etmeye devam edecek.
Sayın Bakan şunu bilmeli ki;
Biz turizmi memleket meselesi olarak görüyor ve eleştirilerimizi bu doğrultuda yöneltiyoruz. Yanlışlara bu nedenle karşı çıkıyoruz.
Sayın Bakan, STK niteliğindeki otel derneklerini seviyor ve turizmin asıl temsilcisi olarak göstermeye çalışıyor. Çünkü onlar, büyük yatırımlarının, tesislerinin tepesinde sallanan giyotin nedeniyle, her olumsuz tespitlerinde tepelerine çöküldüğü için ve kendilerini savunacak meslek örgütüne sahip olmadıkları için hiçbir doğruyu dile getiremiyorlar.
Ortak aklın yerine sadece kendi aklını koyan bir anlayışa karşı bildiklerimizi söylemeye, sektörün sesi olmaya, yanıltılmaya karşı doğruları ortaya koymaya devam edeceğiz.
Turizmde herkesin bildiği gerçekleri sağa sola çatarak kapatamazsın!
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, devlet aklının doğrunun yanında olacağına inanıyoruz.
Firuz Bağlıkaya
TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı
Handan Atamer Engin, Turizmin Son Şafağı: Türkiye'nin Karanlık Yolculuğu... | Turizm Ajansı | Turizm Haberleri | Turizm Gazetesi https://t.co/d96SqqqP0D
Turizmin içinden geldiği sektör tarafından bilinen Turizm Bakanı, devlet yönetimini bir halüsinasyon içine sokmuş, turizmi en iyi o biliyor düşüncesi hakim, ne hikmet ise devlet yönetimi de turizmcilere bir şey sormuyor, danışmıyor. Bunlar gerçekten sizin gerçekleriniz ile örtüşüyor mu diye?
Turizm Bakanı'nın açıkladığı verilerin tamamını kabul ediyorlar.
Gürcistan, Yunanistan, Bulgaristan, İran'dan günübirlik ülkeye gelen herkesi turist sayıyoruz ve sayıya dahil ediyoruz.
Dünyanın turizm ülkelerinde o ülkede 3 gün konaklama yapmayan kişiyi turist sayısına bile dahil etmezlerken, biz ayda 10 kere giriş yapsa da aynı kişiyi sayıya dahil ediyoruz.
Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarını, iki vatandaşlıkları varsa ve ülkeye ait pasaportları ile giriş yaptığında turist sayıyoruz ki bu sayı 7,5 olmuş 2023 yılında.
Bakan TGA diye bir yapı kurdu Turizm Geliştirme Ajansı, çıkıp konuşunca dünyanın 145 ülkesinde tanıtım yapıyoruz diyor!!!
Dijital tanıtım ile yapılan çalışmaların istatistiki hiçbir verisi olmaz, zannedersin bu ülkeden o ülkelere bir tanıtım heyetleri gidiyor ve road show yapıyorlar gibi algılıyor herkes, yapılan tüm tanıtım ağırlıklı olarak %80 oranında dijital ortamda tanıtım.
Ülkemize de youtuber, influencer, gazeteci getirilerek onların ülkelerinde bizim ülkemizi tanıtmaları amaçlanıyor.
Bunun etkisi ne kadar olabilir sizce? Sen bir ülkeden getirdiğin bu sosyal medya fenomenlerinin ülkelerine dönüşlerinde, ülkenin konsolosluğu, turizm tanıtma müşavirliği ile bu insanların katılımı ile o ülkenin değişik bölgelerinde bizim ülkemizin tanıtılması için organizasyonları düzenlemiyorsan yapılan tüm çaba boşa nafile çabadan öteye gidemez.
TGA istediği tanıtım işini istediğine istediği bedelle veriyor, kimsenin denetlediği falan da yok, Dünyanın tanıtıma en büyük harcamasına yapıyoruz bize gelen dünyanın en fakir turist grubu.
Bu işte bir yanlışlık yok mu?
TGA'yı bakan ülke kamuoyuna nitelikli ve zengin turist getirmek için kurulduğunu beyan etmişti üstelik.
TGA'yı kurarken de kendisine hiç itiraz gelmesin diye Otelcileri himayesi altına aldı, gerek tahsisli araziler, gerekse kendi arazisi üzerine otel yapanlar, bakanlığın ve bakanın demokles kılıcını her daim kafalarının üzerinde gördükleri için asla ve katha onun söylediklerinin aksine bir şey de konuşamazlar.
Bakan bugün bir otel sahibi olumsuz bir açıklama yaptı diye oteline denetim gönderse her türlü durumda o otelin ruhsatını iptal ettirecek eksiklikler tespit ettirebilir.
Şimdi niye bu kadar otelciyi bize turizmci diye göstermeye çalışıyor umarım anlaşılmıştır.
Bakan turist getiren bir şirketin sahibi değil, yurt içi ve yurt dışı turlar, uçak bileti ve turizmin diğer branşları ile ilgili iş ve işlemler yapıyor dolayısı ile incoming turizmini ve bunun realitesini asla çözememiş, buna göre program ve çalışmalar yapmıyor.
Üstelik bu ülkeye %85 oranında hala turisti Turizm Seyahat Acentaları getirirken, kendisinin de bir turizm seyahat acentası var iken, turizm seyahat acentalarını dışlayan, horlayan, onları hakir gören bir anlayışa sahip.
Bu kadar yıllık turizmciyim, turizmin t'sini bile bilmeyen bakanlar geldi bu zamana kadar ama bizler bıkmadan usanmadan kendilerine derdimizi anlattık ve çözümledi veya çözümlemeye çalıştı bakanlarımız.
Kendisi turizmci olan kişi kendi sektöründeki turizm seyahat acentalarını ya da onun birliğini dinlemiyor, onlar ile empati kurmaktan imtina ediyor, onları aşağılamaktan başka bir şey yapmıyor.
En fazla ziyareti kendisinin Antalya'da koordinatör bakan olması sebebi ile taksi duraklarına yaptığını gözlemliyoruz.
Her hafta sonu bir taksi durağında taksici esnaf ile turizm konularını tartışıyor, toplantılarda bulunuyor. Turizm Seyahat Acentaları ile tek bir teması yok, ne kadar inanılmaz bir durum değil mi?
@RTErdogan@NumanKurtulmus@Hayati_Yazici@fahrettinaltun@Rhisarciklioglu@akaraismailoglu@YildizFeti@mehmedmus@ifarukaksu@HulusiSenturk@_cevdetyilmaz@Nilgun_OK@orhanerdem_42@ahmetkilic16@avabdullahguler@mustafaelitas@mehmetucum@B_Palandoken@celal_adan@kaankoc75@SedaSaribas09@fnasiroglu@halileldemir@mvmustafaoguz@GiderAyhan@samilayrim@aliinci_54@vehbikoctr@KverSemih@KonalGazi
05-12 Kasim ve 01-08 Aralik 2023 Gerçek Mısır - Antik Mısır turu… Abu Simbel turu dahil hicbir ekstra yok tum turlar ve yemekler dahil…
Max 20 kisilik gruplar ile cok ozel. Detayli program: https://t.co/O9vnPN4mGX
https://t.co/B1KLZPW80b