Ödeyemediğiniz kira, kredi kartlarıyla döndürmeye çalıştığınız harcamalar, alamadığınız et, gidemediğiniz tatil, oturamadığınız bar, dilediğiniz saatte yürüyemediğiniz sokaklar ve artık olmayan okulunuz hah işte tüm bunlar politik
Sayın Bakan,
Anneliğin ve ailenin değerini anlatmak için kimseyi ikna etmenize gerek yok.
Bu topraklarda insanlar anneliğe sonuna kadar saygı duyar…
Aileyi savunurken, kimleri ailenin dışında bıraktığınızın farkında mısınız?
Annelik ikame edilemez demişsiniz…
Kimse de anneliğin yerine bir şey koymaya çalışmıyor.
Sevgi tek tip değildir, hayat tek kalıba sığmaz…
✅ Yıllarca tedavi görüp çocuk sahibi olamayan kadınlar, erkekler de var…
✅ Evladını kaybetmiş anneler de var…
✅ Evlat edinmiş, büyüten insanlar da var…
✅ Yalnız yaşayan ya da kalan ama bir kediye, köpeğe, kuşa bakarak hayata tutunan insanlar da var…
Bunlar aile değil mi?
Misal, bir kadın düşünün…
10 yıl boyunca tedavi görmüş, umut etmiş, beklemiş ama bebeği olmamış…
Sonra bir köpeği olmuş, ona oğlum, kızım demiş…
Bu kadına çıkıp böyle sevgi olmaz, bu annelik değil demek kimi koruyor?
Kalpleri nasıl kırdığınızın farkında mısınız?
Bir de hayatın gerçeği demişsiniz...
O zaman hayatın gerçeğine hadi hep birlikte bakalım…
✅ Denetimleri ihmal edilmiş binalarda depremlerde yaşamını kaybetmiş binlerce çocuğu hatırlıyor musunuz?
✅ Hızlandırılmış trende yaşamanını kaybeden Arda’yı?
✅ Narin Güran’ı?
✅ Gülistan’ı?
✅ Münevver Karabulut’u?
✅ Kartalkaya’da otel yangınında kül olan çocukları?
✅ Kahramanmaraş’ta, Urfa’da, Çekmeköy’de okuldaki silah seslerini? Yitip giden çocukları, öğretmenlerimizi?
✅ Hasteneye, yoğun bakım ünitesine emanet edilen bebeklerin hayatını kaybetmesini?
Hatırlıyor musunuz?
Bu acıları yaşayanlar için aile ne demek?
Hiç düşündünüz mü?
Bunlar ve nice acılar insanların zihnine yerleşmiş, mevcut koşullarda dünyaya çocuk getirmenin engelleyici olası riskleri olabilir mi?
Sonra ekonomik koşullar…
Bir çocuğu bu dünyaya getirmek,
sadece doğurmak değil…
Onu güvende büyütebileceğin bir ortama da inanmaktır.
Bu inanç kaybedilmiş olabilir mi?
Araştırmalar diyorsunuz…
Evet, bazı insanlar için çocuk sahibi olmak hayatına bir anlam getirir…
Ama herkes için değil!
Çünkü anlamın tek kaynağı çocuk değildir…
Kimi için üretmek, kimi için sevmek, kimi için bir canlıya bakmak, kimi için sadece hayatta kalmak bile anlamdır.
Devletin görevi insanlara anlam tarif etmek, anlam biçmek değil…
İnsanların kurduğu bütün anlamları tanımaktır.
Aileyi güçlendirelim diyorsunuz…
Katılıyorum…. Tüm kalbimle…
Ama aileyi güçlendirmek
onu tek bir forma zorlamakla olmaz.
Aileyi güçlendirmek…
✅ Yalnız olanı dışlamamak
✅ Çocuğu olmayanı eksik görmemek
✅ Farklı yaşayanı tehdit gibi algılamamakla olur…
Güçlü toplum, tek tip insanlardan değil, birbirine saygı duyan farklı insanlardan oluşur.
Ayrca kimse anneliğin yerini almaya çalışmıyor… İnsanlar; benim sevgim de gerçek... Benim hayatım da eksik değil demek istiyor, hayata bir yerinden tutunmaya çalışıyor.
Aile sadece çocuk doğurmakla kurulmaz…
Aile; bazen bir insanın yalnız kalmamak için sarıldığı bir köpektir…
Bazen evladını kaybetmiş bir annenin hatırasıdır…
Bazen de artık kimseyi kaybetmek istemiyorum diyen bir insanın son kararıdır.
Daha da önemlisi…
Çocuk sahibi olmak bir zorunluluk değil, bir tercihtir.
Bu tercihte bulunmayanları
eksik, korkak ya da hatalı ilan etmek aileyi büyütmez…
Bilakis, insanları aile fikrinden uzaklaştırır…
Misal ben çocuk yapmadım diye sevgisiz değilim…
Sadece mevcut koşulları yeterince güvenli bulmuyorum…
Süpürge reklamıyla ilgisi yok tercihimin.
İnsanlar neden çocuk yapmaktan vazgeçiyor?
Asıl araştırılması, üzerinde konuşulması gereken budur.
Bir anne olarak, çocuk yapmak istemeyenlere “ay annelik şahane bir şey, kim anne olmak istemez” diyip baskı yapanları asla anlamıyorum. Anne olduktan sonra daha çok anlamamaya başladım hatta. Hayır kardeşim annelik korkunç bir şey. Kızımı çok seviyorum, iyi ki doğurdum, iyi ki benim kızım, canımı veririm, son nefesime kadar tüm savaşım onun için AMA annelik sevilecek bir şey değil kimse kusura bakmasın. Tüm her şeyi bırakıp kendine ayırdığın 1 gün bile vicdan yükü oluşturuyor “acaba beni özlemiş midir üzülmüş müdür” diye. Sizce nefes almaya hakkımız bile olmadığını düşünmemiz normal bir şey mi? Çocuk yemek yemedi diye gece uykumuz kaçıyor. Biraz sesim yükselse kendimi yiyorum. Ödüm kopuyor kontrolüm dışında bir yerde bıraktığımda. Ve bu büyüyene kadar da değil he. Bu vicdan yükü, bu panik ölene kadar bizimle. Büyüsün rahatlarsın diye bir şey de yok. Herkes bunu kaldıramaz, kaldırmak istemeyebilir. Annelik sonrası hayat eskisi gibi olmuyor, olamaz. İnsanları azıcık rahat bırakın ya. Çocuk muhteşem, sevgisi muhteşem ama annelik dünyanın en zor, en sabır gerektiren, en manyakça şeyi. İnsanların bunu istememesini anne olduktan sonra daha iyi anlamanız gerekirken bu baskıyı yapmanızın sebebini insanların rahatlığını kıskanmanız olduğunu düşünüyorum.
@pegasusdestek Malesefff dm den yazılmıyor size. Bana bir şekilde ulaşır mısınız tum bilgileri vermek istiyorum bunun bir an önce çözülmesini istiyorum
İstifa eden genç: Bunu söylediğim için linç yiyeceğim ama umurumda değil.
Kurumsal bir şirkette çalışmak aşırı küçük düşürücü bir şey değil mi ya? Ben aşırı kötü hissediyorum. Ya düşünsene sanki tekrardan 5 yaşındasın ve baban var karşında. İzin alıyorsunuz her şey için.
Ana muhalefetin, son seçimin birinci partisinin polis ablukasındaki görüntüsü unutulmayacak. Siyasetin de seçme hakkının da yasaklandığı bir dönemdeyiz. Ne hukuk var ne demokratik haklar. İktidar yapabileceklerinin sınırı olmadığını gösteriyor. Artık mesele; halkın demokratik haklarına sahip çıkıp çıkmayacağı.
Manifest grubuna açılan soruşturma, sahne sanatlarına ve kadının özgürlüğüne yönelik açık bir saldırıdır.
Bu ülkede binlerce çocuk gelin varken, daha geçen gün Boğaziçi Üniversitesi’nde 15 yaşında bir ‘işçi’ kız çocuğu katledilmişken,
kadınların yaşam güvencesi olan 6284 sayılı yasa hakkında mücadeleye çoğunluk kulaklarını tıkamışken,
Narin’den Rojin’e yüzlerce cinayet karanlıkta kalmışken,
tek kelime etmeyenler;
Sahneye çıkan kadınların kıyafetleri hakkında milyonlarca paylaşım yapıyor! Rezalet! Utanç duyuyorum!
İşte tam da bu yüzden vah halimize!
Kadın şarkı söyler, dans eder, istediğini giyer, sahnede özgürce var olur. Bu özgürlüğü hedef alan her saldırı, toplumun tümüne yönelmiş bir tehdittir.
Manifest’i cezalandırırsanız ne olacak?
K pop gruplarını, dünyada yüzlerce örneği olan kız gruplarını takip etmeyecek mi evdeki çocuklarınız? Ahlak bekçiliği yaparak koruyamazsınız çocuklarınızı. Onlara güvenerek,
sevgiyle sarmalayarak, eğiterek, örnek olarak korursunuz.
Bu memlekette her dakika ‘namus’ cinayeti işleniyor. Sizin bu linçlerinizi asıl hak eden o namussuzlardır!
Siz önce suça süreklenmiş çocukları, çeteleri gündem edin! Bu güzel genç kadınları değil!
#KadınınBedeniKendiKararıdır #Manifest
#benimbedenimbenimkararım #6284
Siz önce milyon dolarlık teknelerin su giderlerini inceleyin ve engelleyin. Duş suyuyla kuraklık önlenmez.
Biraz lütfen okuyun, öğrenin.
Önceden kurunun yanında yaş yanardı, şimdi zenginin yanında orta gelirli (çünkü yoksulluk baya uç durumda) yanıyor. Evimizi de yönetmeyin bi
İZSU, kuraklık nedeniyle düşen baraj su seviyeleri için vatandaşlara tasarruf çağrısı yaptı.
• duş 4 dakikayı geçmesin
• araç yıkama durdurulsun
• musluklara tasarruf aparatı takılsın.