🚨 SAYIN SAĞLIK BAKANI, ADALET HERKES İÇİN GEREKLİ!
15 nöbet tutan hemşire ile idari katta görev yapan hemşirenin aynı maaşı almasını adaletsizlik olarak değerlendiriyorsunuz.
Peki, gece gündüz demeden, ağır tıbbi ve hukuki sorumluluklar altında nöbet tutan hekimlerin saatlik nöbet ücretlerindeki adaletsizlik ne zaman giderilecek?
Mesele işçinin ne kadar ücret aldığı değil; hekimin ve tüm sağlık profesyonellerinin emeklerinin, eğitimlerinin ve üstlendikleri sorumlulukların karşılığını alamamasıdır!
Biz hiçbir meslek grubunun ücretinin düşürülmesini değil, hekimlerin ve tüm sağlık profesyonellerinin hak ettikleri ücretlere kavuşmasını istiyoruz.
Adalet, bütün meslek grupları için geçerli olmalıdır!
Sayın Bakan, hekimler de emeklerinin ve sorumluluklarının karşılığını almak istiyor!
#HekimBirliği
#MemişoğluAdaleti
@drmemisoglu
@hekim_birligi Gerçekten bütün hekim sendikaları artık bu tarz konulara odaklanmalı enerjisini bu tarz şeylere harcamalı, gerçekçi hedefler hakettiğimiz maddi karşılık.. çünkü verdiğimiz emeğin aldığımız riskin zaten karşılığı yok.. başka sendikaya üye olsam da sonuna kadar destekliyorum 👏🏻
Bireysel Hedef Katsayısı Hekimlere Ne Getiriyor?
Bireysel Hedef Katsayısı, hekimlerin mesai içi hizmet puanını ve buna bağlı teşvik ek ödemesini etkileyen, 1 ile 1,4 arasında değişen bir çarpandır.
Toplam maaşa, sabit ödemeye veya taban ödemeye uygulanmaz. Her ek ödeme döneminde yeniden hesaplanır.
Düzenlemeye göre Ağustos 2026 geçiş döneminde katsayı bütün hekimler için 1 kabul edilmektedir. Katsayıların farklılaşması sonraki ek ödeme dönemlerinde başlayacaktır.
Sistemin Özü Nedir?
Ölçülen işlem türleri branşlara göre değişse de sistemin ortak mantığı aynıdır:
Hekimin katsayısı yalnızca kendi yaptığı işlemlerden elde ettiği puana göre belirlenmez. Bu puan, Bakanlığın benzer nitelikte kabul ederek aynı grupta sınıflandırdığı sağlık tesislerinde çalışan aynı branştaki hekimlerin puanlarıyla karşılaştırılır.
Bu nedenle karşılaştırma ölçütü sabit değildir. Hekimin katsayısı, karşılaştırıldığı gruptaki diğer hekimlerin ne kadar puan ürettiğine göre de değişir.
Daha fazla işlem yapmak veya daha fazla puan üretmek, katsayının mutlaka artacağı anlamına gelmez.
Hekimleri Hangi Riskler Bekliyor?
Bakanlık “Nitelikli Hizmet” Diyor, İyi Hekimlik İşlem Puanına Sığmıyor
Bakanlık, uygulamanın hastaların nitelikli hizmetlere ulaşmasını sağlamayı amaçladığını belirtiyor. Ancak iyi hekimliğin bütün unsurları işlem sayısı ve puanıyla ölçülemez.
Karmaşık bir hastaya ayrıntılı değerlendirme, danışmanlık ve ekip görüşmesi için uzun süre ayıran hekim, aynı sürede daha fazla işlem puanı üreten meslektaşından daha düşük katsayı alabilir.
Oysa daha çok işlem, her zaman daha iyi sağlık hizmeti demek değildir.
Hekim, Tıbben Doğru Olan ile Gelir Kaygısı Arasında Bırakılabilir
Tıbben doğru karar hastayı izlemek, bilgilendirmek veya gereksiz bir girişimden kaçınmaktır. Hekimlik yalnızca işlem yapmaktan ibaret değildir.
İşlem sayısı ve puanının teşvik ek ödemesine bağlanması, hekim üzerinde daha fazla tetkik veya girişim yapma baskısı oluşturacaktır.
Tıbbi kararı belirleyen hastanın gereksinimi olmalıdır, puan hedefi değil.
BASIN VE KAMUOYUNA
“TEŞVİK DEĞİL, BİTİŞ SİSTEMİ!”
Hekim Emeği Enflasyona, Katsayılara ve Keyfî Formüllere Kurban Edilemez!
Sağlık sisteminin bütün yükünü omuzlayan hekimlerin emeği, “teşvik” adı altında uygulanan karmaşık, öngörülemez ve adaletsiz ödeme sistemiyle her geçen gün daha fazla değersizleştirilmektedir.
Gece gündüz demeden, ağır iş yükü ve yetersiz imkânlar altında yurttaşlarımızın sağlığı için çalışan hekimler; daha fazla hizmet üretmelerine, daha yüksek performans göstermelerine ve daha fazla puan toplamalarına rağmen sürekli gelir kaybına uğramaktadır.
Gelinen noktada bu sistemin adı teşvik değildir.
Bu sistem; hekimi daha fazla çalıştıran, emeğini daha ucuza satın alan, gelirini belirsiz katsayılara bağlayan ve her ay biraz daha yoksullaştıran bir bitiş sistemidir.
PUAN ARTIYOR, EMEK ARTIYOR, GELİR ERİYOR!
Resmî rakamlar sistemdeki çöküşü bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır:
Haziran 2024’te, 27.969 hekim performans puanı karşılığında 26 BİRİM teşvik ödemesi yapılmıştır.
Haziran 2025’te, performans puanı yüzde 39 artarak 39.028’e yükselmiş; ancak ödeme yalnızca yüzde 26 artışla 33 BİRİM seviyesinde kalmıştır.
Haziran 2026’da ise performans puanı 29.838 ile 2024 yılının üzerinde olmasına rağmen, teşvik ödemesi 30 BİRİM'e gerilemiştir.
Yani hekim daha fazla çalışmış, daha fazla puan üretmiş; ancak emeğinin karşılığını alamamıştır.
Haziran 2024 ile Haziran 2026 arasındaki iki yıllık resmî TÜİK enflasyonu yüzde 71,60’a ulaşmıştır. Gerçek hayat pahalılığının bunun çok daha üzerinde olduğu ise herkesin malumudur.
Buna rağmen teşvik ödemeleri, enflasyon karşısında güncellenmek bir yana, iki yıl öncesinin nominal değerlerine mahkûm edilmiştir.
Sağlık Uygulama Tebliği fiyatlarında yapılan artışlar hastanelerin gelirlerine yansırken, bu hizmeti bizzat üreten hekimlerin gelirlerine yansımamaktadır.
Ortaya çıkan tablo açıktır:
Hekim daha fazla çalışmakta, daha fazla puan üretmekte, daha fazla sorumluluk üstlenmekte; ancak reel olarak her ay daha da yoksullaşmaktadır.
KATSAYI OYUNLARIYLA HEKİMİN ALIN TERİ BUHARLAŞTIRILIYOR
2022 yılında teşvik sistemi ilk uygulamaya konulduğunda yüzde 36 olan dağıtım tutarı tavan oranı, sonraki düzenlemelerle sistematik biçimde düşürülmüştür.
2’nci ve 3’üncü basamak sağlık tesislerinde dağıtım tavan oranı yüzde 32’ye indirilmiştir.
Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanelerinde ise bu oran yüzde 24’e kadar geriletilmiştir.
Bu kurumlarda tavan oranındaki kayıp yüzde 33’e ulaşmıştır.
Bunun adı teknik düzenleme değildir.
Bunun adı, hekim emeğinden doğrudan kesintidir.
Şubat 2026 itibarıyla uygulamaya konulan Kurum Hedef Katsayısı ise adaletsizliği daha da derinleştirmiştir.
Hekimin bireysel emeğini, mesleki niteliğini, yaptığı işlemin güçlüğünü, hizmet sunduğu hasta sayısını ve üstlendiği riski dikkate almayan bu sistem; hekimin alın terini kurum performansına, idari tercihlere ve sürekli değişen formüllere bağlamaktadır.
Bir hekimin emeğinin karşılığının, kendi çalışmasıyla doğrudan ilgisi olmayan kriterlere göre azaltılması kabul edilemez.
Her ay değişen katsayılarla gelir hesaplayan, ay sonunda ne kadar ücret alacağını öngöremeyen bir hekime “teşvik ediliyorsun” denilemez.
Bu sistem hekimi teşvik etmemekte; aksine çalışma azmini, mesleki motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini yok etmektedir.
YETKİLİLERE AÇIKÇA SORUYORUZ
Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan fiyat artışları, sağlık hizmetini üreten hekimlerin gelirlerine neden yansımamaktadır?
Hastanelerin döner sermaye gelirleri artarken, hekimlerin teşvik ödemeleri neden yerinde saymakta veya azalmaktadır?
İki yıllık resmî enflasyon yüzde 71,60’ı aşmışken, hekimlerin ek ödemeleri neden iki yıl önceki nominal seviyelerde tutulmaktadır?
Hekim daha fazla puan topladığı hâlde neden daha düşük ödeme almaktadır?
Kurum Hedef Katsayısı adı altında, hekimin bireysel emeği neden kurumun kontrol edemediği veya hekimin sorumlu olmadığı kriterlere bağlanmaktadır?
@saglikbakanligi
Artık hekim de tutuklayabiliyorlar
Hem de hekim hatası olup olmadığıyla ilişkili hiçbir tespit yapılmadan
“Tıpta, önlenemez "komplikasyonlar" ile "hekim hatası" ayrımı ancak bilimsel verilerle yapılabilir. Bu tespit yapılmadan uygulanan peşin cezalandırmalar, hekimlerde çekingenlik yaratarak kritik ve acil vakalarda sağlık hizmeti sunumunu aksatacak….”
SUT arttı denildi…
Ancak sağlık profesyonellerinin eline geçen ücrette kayda değer bir artış olmadı.
Geçen yıl %35 vergi diliminde aldığımız rakamları bugün ancak alabiliyoruz.
Aradan geçen onca zam, enflasyon ve sözde artışlara rağmen sağlık profesyonellerinin gelirinde gerçek bir iyileşme yok.
📌 Vergi dilimleri yükseliyor,
📌 Teşvik ödemeleri eriyor,
📌 Döner sermaye dağılımları yetersiz kalıyor,
📌 Enflasyon karşısında alım gücü her geçen gün düşüyor.
“SUT arttı” deniliyor ama sağlık profesyonellerinin cebine yansıyan bir artış görülmüyor.
Kağıt üzerindeki artış değil;
emeğe, maaşa ve teşvik ödemelerine gerçek yansıma istiyoruz.
#VergiDilimleri #Teşvik #DönerSermaye #SağlıktaEmek
@saglikbakanligi@drmemisoglu