Hayat, ezen-ezilen ilişkisinden ibarettir ve her birey, bu ilişkide kendine bir yol seçmiştir. Bu yollar üç başlıkta toplanır.
1. Ezenin değirmenine su taşıyanlar
2. Tadımız kaçmasın deyip üç maymunu oynayanlar
3. Ezene karşı direnenler..
Üçüncü yola selam olsun...✌️
ONUR ÜNLÜ'DEN YILMAZ ERDOĞAN'A İRONİK GÖNDERME: "SİNEMAYI YAVAŞ KURTARSIN!"
🔹 Hocam
🔹 Yılmaz Erdoğan sinemayı kurtarmamız lazım Vizontele üçü çekiyoruz böyle böyle sinemayı geri alacağız dedi
🔹 Ya ben kurtaracaktım sinemayı ya
🔹 Onu da mı Yılmaz Bey'e kaptırdık ya
🔹 Madem kurtaracak bence yavaş kurtarsın öyle bir kerede kurtarmasın
🔹 Ağır ağır kurtarmasını tavsiye ediyorum ona mesela
🔹 Atatürk'te ülkeyi bir kerede kurtarmadı de mi
🔹 5 tane büyük savaş yapıldı
🔹 Kütahya, Eskişehir I. İnönü, II. İnönü Sakarya Büyük Taarruz böyle böyle
🔹 Onun için önce Vizontele 2.25 çekebilir sonra Vizontele 2.5 sonra 2.75 sonra Vizontele 3
Onur Ünlü, Yılmaz Erdoğan'a BKM'yi değil, sinemayı kurtarmak için ne yapması gerektiğini tane tane anlatmış:
Onur Ünlü: "Kimse tutup da old school bir filmi yeniden yapmaktan bahsetmedi. İşte paradoks olarak Yılmaz Erdoğan'ın büyük önerisi bu. Bundan neredeyse bir buçuk, iki kuşak önce seyredilmiş, tüketilmiş bir filmi; artık karşılığı var mı, yok mu belli olmayan bir durumu yeniden üretip onunla sinemayı kurtarmak falan... Bunlar olacak işler değil.
Ama Yılmaz Erdoğan sinemayı kurtarabilir. Sinema tarihine çok daha kuvvetli de geçebilir. Yılmaz Abi, bak; çık sokaklara. Şehrin çeşitli yerlerinde, Beyoğlu'nda, Cihangir'de, Kadıköy'de ateş gibi çocuklar var. Çok güzel kızlar, oğlanlar çalışıyor. Çok iyi projeleri var. Paraya ihtiyaçları var ama çok daha fazla umuda ihtiyaçları var.
O eski old school filmleri yeniden yaparak olmaz bu işler. Eğer sinemayı kurtarmak gibi bir niyetiniz varsa..."
Tam olarak ayrıldığımız yer burası 👇🏻
Ali Babacan, “özel okul yılda 1 milyon mu, bakmayın, satın evinizi, verin parayı özel okula, çocuğunuz iyi eğitim alsın” diyor.
Biz ise, “eğitim temel insan hakkıdır, fırsat eşitliğidir. Kamu, zengin-yoksul her çocuğa ücretsiz ve kaliteli eğitim vermelidir” diyoruz.
Ne minnoş sözler değil mi? Neyin varsa sat, çocuğunu okut.
Oysa olması gereken şudur:
Devlet, bütün çocuklarına ücretsiz olarak en iyi eğitim olanaklarını sunar. Eğitim devletin işidir ve para karşılığı yürüyen bir mekanizmaya bırakılamaz.
Erişim engeli getirseniz de katil katildir!
"RTÜK, Sözcü TV'ye Colani için kullanılan 'kravatlı terörist' ifadesi nedeniyle inceleme başlattı" gönderimize X tarafından erişim engeli getirildi.
Emeperyalistlerin ve işbirlikçilerinin üstünü örtmeye çalıştığı hakikati söylemek görevimizdir. Colani takım elbise de giyse kravat da taksa IŞİD artığı bir katildir.
27 Temmuz saat 08.30 itibari ile sendikamızın 2369 üyesi bulunmaktadır. Ocak ayında Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan maden işkolu barajı 1965'tir. Baskılara rağmen ülke çapında madencilerin saygısını ve bağlılığını kazandık, sarı sendikaların tehdit ve oyunlarına karşı mücadele etmekteyiz.
Bakanlık tarafından bugün açıklanacak olan sendika istatistiklerini yakından takip ediyoruz, hakkımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz.
Doruk Madencilik işçileri, 3 aydır ödenmeyen alacakları nedeniyle Yıldızlar SSS Holding binası önünde yeniden eylem başlattı:
"Ankara Ankara duy sesimizi, işte bu madencinin ayak sesleri!"
"Karaman'da 45 çocuğa istismar olayında hakkında soruşturma açılan Asım Sultanoğlu’nun Şanlıurfa’ya il milli eğitim müdürü olarak atanmasına tepki gösteren Emine Gizem Çetiner, yaklaşık üç yıldır Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde sürdürdüğü eylemini Sultanoğlu’nun görevden alınmasıyla sonlandırdı!.."
Zamanımızda kahraman mı arıyorsunuz?!..
İşte size kahraman: Emine Gizem Çetiner...
Melih Aşık
ODTÜ BİRİNCİLERİ SUSTURULUYOR!
Konuşma hakkı elinden alınan 8 ODTÜ birincisi olarak bizlere yapılan haksızlığı paylaşıyoruz.
• ODTÜ’den 4.0 ortalama ile mezun olan 9 üniversite birincisi olarak hepimiz, törenden iki gün öncesine kadar her yıl birincilerin yaptığı gibi Devrim'de konuşma yapacağımızı zannediyorduk. Ancak birincilerden yalnızca birine konuşma hakkı verildi.
• 17 Temmuz'da derece öğrencileri için bir tören düzenlendi. Bu tören öncesi düzenlenen toplantıda bizlere süre yetersizliği sebebi ile Ankara'dan ve Kıbrıs'tan birer birincinin konuşacağı bildirildi. Konuşmalardan sonra bu kişiyi kararlaştırmak için tekrar çağrıldığımızda bize seçim kriterlerinin hala belirlenmediği aktarıldı.
• 19 Temmuz'daki törenden bir gece önce telefonla arandık ve konuşma yapmayacağımızı öğrendik. Hangi kritere göre seçim yapıldığı ise talep etmemize rağmen bize açıklanmadı.
• Programın sıkışıklığını bahane eden yönetim, bu konuşmayı yapmaya hak kazanmış öğrencilere üçer dakika süre vermek yerine üniversite tanıtım videoları izletti ve Athena grubuna yaklaşık 70 dakikalık bir konser verdirtti. Grubun sahneye çıkmasının beklendiği 20 dakika boyunca hiçbir şey yapılmaması da eklenince “program sıkışıklığı” bahanesinin ne kadar asılsız olduğu gözler önüne serildi.
Tüm dönem arkadaşlarımızla bize karşı yapılan bu büyük ayıbı kınıyoruz!
Biz bu şekilde sansürlenmeyi kabul etmiyoruz. Bu sebeple ODTÜ birincileri olarak çok büyük bir hevesle hazırladığımız ancak yapamadığımız konuşmalarımızı bu gönderiyi alıntılayarak paylaşma kararı aldık. Bizim dillendiremediklerimizi okumanız bizi çok mutlu edecektir.
@_yrm_5@frekanstr_ Evet, biz de ilkokul ve ortaokulda kitapları kırtasiyeden alıyoruz. Ama şöyle bir durum vardı. Kitaplar zırt pırt değişmiyordu ve abi ablalarımızdan temin edebiliyorduk. Peki şimdi daha iyi mi oldu. Anlaşmalarla kamu kaynakları yayınevlerine peşkeş çekiliyor +
@_yrm_5@frekanstr_ Yayınlar sürekli değişiyor, her defasında bir daha telif ödeniyor özel yayınevlerine. Yani bir daha halkın parası kırtasiyeye/yayınevine gidiyor. Kitapların niteliği azaldı ve birçok öğretmen MEB kaynağı kullanmıyor