Sonra da (dünkü mahkemede olduğu gibi) "Benim herhangi bir hakaret veya aşağılama kastım yok, diktatör kelimesi siyasal bir tespittir..." şeklinde kendini savunsaydı? Biterdi, değil mi?
Atatürk'ün seans ücretlerini ödemesi de keka olurdu. Belki Atatürk Orman Çiftliği'nden villalık bir arsa veya İş Bankası'ndan hisse de verirdi. Gerçi CHP aşireti bana zırnık koklatmazdı..." deseydi? Efendim? Peki, Atatürk'e de "diktatör" deseydi?
@zekibahce Dini değerlere hakaret etmenin fikir hürriyeti ile bir alakasının olmadığını şimdi bu eczacının aklına nasıl sokacağız? Yolunu bilen varsa lütfen yazsın...
Müslüman olduğunu söyleyip hala mizah adı altında Allahın ayetleri ile, bizzat Allahın kendisi ile dalga geçenleri savunanlar bu ayete baksınlar.
👇👇👇
Nisa Suresi 140. ayet;
"Allah size Kitap’ta şunu indirmiştir: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze geçmedikçe kendileriyle beraber oturmayın; aksi takdirde şüphesiz siz de onlar gibi olursunuz. Allah elbette münafıkların ve kâfirlerin tamamını cehennemde bir araya getirecektir."
👇👇👇
Müslüman değilseniz de saygı duyacaksınız, inançsızsanız da saygı duyacaksınız saldırmayacaksınız.
Bugün Deniz Göktaş, bu ayeti kelimeye saldırmıştır şirke kadar gitmiştir.
Onu savunanlar da ve buna hoşgörü gösterenler de aynı durumdadırlar.
Hem Allah’a inanacaksınız hem de ayetin tersini yapacaksınız.
Yani, siz dinden çıkmayı ne zannediyorsunuz!
Komedyen Deniz Göktaş, yurtdışı dönüşü gözaltına alındı. CHP ve solcu cephede gözaltı kararına tepki var. "Bırakmıyorlar Kur'an-ı Kerim'le biraz dalga geçelim" diyorlar. Bir komedyenin "Kur'an-ı Kerim'le alay etmesinde" bir beis görmüyorlar. "Milletin değerlerine hakaret edilmesinin tolere edilmesini bekliyorlar. Bu komedi türüne tepki gösterilmesini "ilkellik", "demokrasi karşıtı", "tarihin sonu" olarak nitelendiriyorlar.
Milletin diniyle, kitabıyla, peygamberiyle alay etmeyi "ilericilik" sanıyorlar. Dine küfür etmeyeni gerici addediyorlar. En kötüsü, bu yaklaşımlarıyla gençleri kötü etkilemeleri ve yönlendirmeleri.
Tabii, ortada kültürel bir çatışma yok, daha çok siyasi bir çatışma söz konusu. İktidar karşıtlığını, siyasi muhalefeti kutuplaşma üzerine geliştirmeye çalışıyorlar. Yıllardır bu kutuplaşmanın ekmeğini yiyorlar. Ortaya hiçbir değer koymadan "muhalif" olmanın konforunu sürüyorlar.
https://t.co/fOBqKnRubc
@Dr_Heartsurgeon Mevcut iktidar, Aymazlığın zirvelerinde dolaştığı için henüz o konularla ilgilenme fırsatını bulamamış!.. Öncelikli olarak it yasasını çıkartmış..
Lafa gelince milletimizin %99'u Müslüman diyorlar. İcraata bakınca hiçte öyle görünmüyor !..Meydanlara dökülen bu kadar İslam ve Müslüman düşmanı nesebi gayri sahih veledi zinayı kim peydahladı?.. %50'si şuurlu Müslüman olsa yeterdi!..
📌 ACI TABLO❗��
Ramazan Hoca kimseye hakaret etmediği halde bir kumpas sonucu hapse girdi.
Ramazan Bayramı'nı hapiste geçirdi.
📌
O günlerde orada çok az kişi vardı.
Suçsuzluğunun ispatlandıği duruşmada da gazeteci olarak bir ben vardım.
Şimdi..
Mukaddesâtla alenen dalga geçen birine ne kadar da çok sahip çıkan var!
Yani...
Özyurdunda garipsin
Özvatanında parya❗️
#DenizGöktaşYalnızDeğildir
Bir zamanlar gelen yabancı devlet adamlarını yatıracak yatağı bile olmayan Türkiye, NATO Zirvesi’ni şimdi bu binada yapıyor! https://t.co/Vmdfo2XnqT @haberturk aracılığıyla
Hakikaten insan hayret ediyor; Allah ile, din ile, Allah’ın emirleri ile dalga geçeni savunacak kadar hipnoz olmuş ve kendine Müslüman diyenlerli izliyoruz.
Bundan da anlaşılacağı üzere; Allah, din bilgileri sıfır. Ahiret bilinci ve kaygısı yok.
Muhatabınız Allah ve onun indirdiği ve sual olacağınız Kur’an!
Kurumsal bir firma yada kurum değil!
@gizliservis06 Sahipsiz köpekleri, özel kanun çıkartıp koruma altına alarak milletimizin başına bela edenlerin Allah belasını verir inşallah!.. Türk'ün çocuğunun canı, NATO subayının paçası kadar kıymetli değilmiş demek ki !..
NATO ZIRVESI DOLAYISIYLA MANSUR YAVAŞ‘IN REZILLIKLERI PARKLARIN KAPILARI KAPATILARAK GÖRÜNMEZ HALE GETIRILIYOR…
İŞTE GENÇLIK PARKI… GÖKÇEK ZAMANI SIMGE GÖSTERILERIN OLDUĞU YERDE ŞIMDI HAVUZDA SU YOK HER TARAF PISLIK KOKUYOR.
YANI BIR MANSUR YAVAŞ TIPIK GÖRÜNTÜSÜ…
REZILLIK… BECERIKSIZLIK…
KEPAZELIK…
ÇAPSIZLIK…
VIZYONSUZLUK…
YANI MANSUR YAVAŞ ANKARASI…
Sivaslı Alevi bir ailenin babası, Ankara'da geçirdiği bir ameliyatın ardından paraları olmadığı için hastanede rehin kalır.
Alevi oldukları için önce CHP'ye giderler. Ancak CHP'den geri çevrilirler. O dönemde DYP'nin, ANAP'ın ve diğer partilerin de kapısını çalarlar; fakat hiçbiri yüzlerine dahi bakmaz.
Adamlar kara kara düşünürken hastanenin hademesi durumu fark eder ve der ki:
"Bu derdinizden sadece Muhsin Yazıcıoğlu anlar. Hemen ona gidin."
Alevi kardeşlerden biri korkuyla:
"Ya biz Aleviyiz. Muhsin bizi keser." der.
Hademe de gülerek:
"Dört kardeşsiniz. Birinizi keser, üçü kaçar. Babanızı da kurtarırsınız." diye karşılık verir.
Artık yapacak başka bir şeyleri kalmayan kardeşler, korka korka BBP Genel Merkezine giderler. Üzerlerindeki eski elbiseleri ve başlarındaki sekiz köşeli kasketleri gören BBP'liler, onları güler yüzle karşılar.
Şehit Muhsin Başkan'a dertlerini anlatırlar.
Muhsin Yazıcıoğlu, "Hele bir oturun, önce yemeğinizi yiyin. Bizim etimiz ne, budumuz ne; o parayı bulabilir miyiz, bakalım." der.
Adamlar içlerinden, "Bundan da bir hayır yok galiba." diye geçirirler.
Ancak Muhsin Başkan, onlarla konuşurken bir yandan da parti teşkilatındaki arkadaşlarına kaş göz işareti yaparak, "Gidin, hastayı çıkarıp getirin." talimatını verir.
Misafirler yemeklerini yer, kahvelerini içerken Muhsin Başkan da onları oyalamaya devam eder.
Kahveleri bitince kapı çalınır ve içeri hastanede rehin kalan babaları girer.
O an aile büyük bir sevinç yaşar ve Muhsin Başkan'ın eline sarılarak kendisine teşekkür eder.
Aradan yaklaşık altı ay geçer. Seçimler yapılır. O Alevi ailenin yaşadığı 120 hanelik köyde başka hiçbir partiye tek bir oy bile çıkmaz. Oyların tamamı Büyük Birlik Partisi'ne verilir.
(Alıntı)
Haluk Levent, Kızılay’ı ve de Devleti deprem zamanı nasıl itibarsızlaştırdığını itiraf ediyor..
Tam da Haluk Levent’in depremde topladığı paraların nasıl heba edildiği ortaya çıkıp kardeşi bir belediyedeki yolsuzlukla tutuklanınca itiraf gelmiş.