Vergi dairesi kaydınızı siz başvurmadan kapatabilir mi? Evet!
Vergi hukukunda sıkça karşılaşılan ancak sonuçları bazen tam anlaşılamayan "Resen Terk" kurumunu adım adım anlattık. İş yeri kapanan, adreste bulunamayan veya uzun süre beyanname vermeyen ...ramazan alpaslan tombul
Banka hesabına gelir vergisi beyannamesindeki matrahtan 14 kat fazla para giren SMMM hakkındaki salınan cezalı vergilerin iptaline dair lehe Danıştay kararı:
D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7299
Karar No : 2024/999
İŞÇİNİN İŞE DEVAMSIZLIĞI NEDENİYLE FESİH ŞARTLARI
İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin, izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez. Ancak yıllık izin zamanını belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğundan, işçinin kendiliğinden ayrılması söz konusu olamaz. İşçinin yıllık iznini kullandığını belirterek işyerine gelmemesi, işverence izinli sayılmadığı sürece devamsızlık halini oluşturur (Yargıtay 9.HD. 1.7.2008 gün 2007/21656 E, 2008/18647 K.).
İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay 9.HD. 9.5.2008 gün, 2007/16956 E, 2008/11983 K). İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.
Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen işgünlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı doğmaz.
Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı Yasanın 25/II-h maddesi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.
Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlıklar ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.
İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. İş sözleşmesinde, genel tatil günlerinde çalışılacağına dair bir kural mevcutsa, bu taktirde söz konusu günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkanı tanır.
İşyerinde Cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlık da diğer koşulların varlığı halinde haklı fesih nedenini oluşturabilir (Yargıtay 9.HD. 5.10.2009 gün, 2008/43280 E, 2009/25721 K).
İş sözleşmesinin askıya alınması durumunda, işçinin çalışması gereken günde işe başlamaması da devamsızlık olarak değerlendirilmelidir (Yargıtay 9.HD. 25.4.2008 gün, 2007/15152 E, 2008/10326 K.).
⚖️ Yargıtay 9. HD, 23.02.2021 T. 2021/1158 E. 2021/4708 K.
Süleyman Şen
Sosyal Güvenlik Denetmeni | İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuları @suleymansentr
Şirket tasfiye süreçlerinde uygulamada en çok sorun yaşanan konuların başında; sürelerin kaçırılması, beyanname yükümlülüklerinin eksik yerine getirilmesi ve e-defter/e-fatura süreçlerinin yanlış yönetilmesi geliyor.
Tasfiye kararı yalnızca şirketin faaliyetini sonlandırma işlemi değil; aynı zamanda mali, hukuki ve vergisel süreçlerin birlikte ve dikkatle yürütülmesi gereken teknik bir süreçtir.
Özellikle tasfiyeye giriş kararının ticaret sicilinde tescili ile birlikte şirket unvanının “Tasfiye Halinde” olarak değişmesi, muhasebe kayıt düzeninin yeniden yapılandırılması ve tasfiye açılış bilançosunun doğru oluşturulması büyük önem taşımaktadır.
Tasfiye sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı önemli hususlar:
• Tasfiye memurlarının atanması ve yetkilerinin net belirlenmesi
• Alacaklılara yapılacak ilanların usulüne uygun tamamlanması
• Tasfiye giriş/kıst dönem beyannamelerinin süresinde verilmesi
• KDV, Muhtasar ve diğer yükümlülüklerin tasfiye boyunca devam ettiğinin unutulmaması
• E-defter ve e-fatura süreçlerinde “Tasfiye Halinde” unvan kullanımına dikkat edilmesi
• Mali mühür ve entegrasyon süreçlerinin yeniden kontrol edilmesi
• Gerçek faydalanıcı bilgi formu bildirimlerinin süresinde yapılması
• Tasfiye sonunda aktif ve pasif hesapların kapatılarak nihai bilanço hazırlanması
• Ticaret sicil terkin işlemleri tamamlanmadan sürecin bitmiş sayılmaması
Uygulamada özellikle kıst dönem beyannameleri, e-defter berat süreçleri ve tasfiye sonrası verilecek kapanış bildirimleri konusunda ciddi hatalarla karşılaşılabiliyor. Bu nedenle tasfiye işlemlerinin yalnızca şekli değil; muhasebe, vergi ve ticaret hukuku açısından bütüncül değerlendirilmesi gerekiyor.
Doğru yönetilen bir tasfiye süreci; ileride doğabilecek vergi cezaları, usulsüzlük riskleri ve ortaklar açısından oluşabilecek sorumlulukların önüne geçilmesi açısından oldukça önemlidir.
Dr. Seda AĞIR
SMMM | Bilirkişi | Eğitmen
İSMMMO TTK Komite Üyesi
@aykiri Kerem ayağını uzatmasaydı ve top dışarı çıksaydı, Kerem için neler söylenecekti ? Kim attıysa attı. Ne kadar büyüttünüz bu olayı. Orkun atmış olsun ne olacak ki ?
Malum, ekonomik kriz firmaları vuruyor, batak veren firma sayısı artıyor. Ancak bu yükü hafifletmenin yolları var. Tahsil edilemeyen alacaklar belli şartlar dahilinde KDV dahil tutar üzerinden giderleştirilebilir, hatta KDV si indirim konusu yapılabilir. İşte fazla detaya inmeden görsel üzerinden konunun özeti: Ahmet Tok YMM
KREDI KARTI ASGARİ ÖDEYENLER BU TAKTİK SİZİ RAHATLATIR.
Kaydedin lazım olur.
Kredi kartında çok az kişinin bildiği bir gerçek var:
Faizden Kaçış ?
Kredi kartında asgari ödemeyi yaptıktan sonra kalan borca faiz işler.
Ama gözden kaçan bir şey var:
Asgariden sonra yaptığın her ödeme, faizi o anda durdurur.
Örnek veriyorum:
1000 TL borcun var, asgariyi ödedin, kalan 800 TL'ye faiz işlemeye başladı.
Ama gün içinde 50 TL bile yatırırsan, o 50 TL'nin faizi tamamen durur. Artık faiz sadece kalan tutara işler.
Burada kritik bir nokta var:
"Param yok, o yüzden sadece asgari ödüyorum" deme.
Diğer giderlerin için ayırdığın bakiyeyi önce karta yatır, sonra faturalarını karttan öde.
Hem faizi durdurursun hem de nakit akışın bozulmaz.
Bu yöntem ne sağlar?
Faizi adım adım yok edersin
Ay sonunda çok daha az faiz ödersin
Borç kontrolün güçlenir
Ve bankaların asla söylemediği en etkili taktiği kullanmış olursun
Bu tarz bilgileri kaçırmamak için takip edin.