Ve belki de olgunluk, her şeye rağmen kalbinin tamamen taşlaşmasına izin vermemek. Çünkü dünya kirlenirken temiz kalabilmek, kırılmamış olmaktan değil; kırıldıktan sonra da kötülüğe benzememeyi seçmekten geçiyor.
Sonunda hayat sana şunu öğretiyor: Her şey geçiyor evet, ama geçen şey yalnızca zaman olmuyor. Bazı inançlar, bazı hayaller ve bazı insanlar da geçip gidiyor içinden. Geriye ise garip bir bilgelik kalıyor; kimseye anlatamadığın, ama seni sen yapan o yorgun kabulleniş.
Sonra bir gün anlıyorsun: Herkes senin gibi bakmıyor dünyaya. Sen bir kalbi korumaya çalışırken, başkası onu kullanmanın yollarını öğrenmiş oluyor çoktan. Dünyanın kirine rağmen içi hala temiz kalabilmiş o insana…
Allah bazen insanı, maskelerle dolaşan ve hakikati eğip büken insanlarla sınar. Yorucudur ama öğreticidir de: insan böyle karşılaşmalarda gerçeğin değerini ve kendi iç bütünlüğünü korumanın ne kadar önemli olduğunu öğrenir. Rabbe sonsuz Hamd 🫶🏻
Gizli depresif dönemlerimde içime kapanırım (kimse bilmez).
Bazen odamdaki etnik halıyı süpürür, üstüne uzanırım.
Hiçbir şey düşünmeden, sadece halının üzerinde var olmak… tuhaf bir huzur, neden iyi geldiğini ara ara sorguluyorum şu an yaptığım gibi.
En son otobüste ağladığımda, iş yerinde maruz kaldığım bir saygısızlık yüzünden kendimden yaşça büyük birine sesimi yükseltmiştim. Haklıydım ama yine de içim rahat etmedi. “Neden bunu yaptım?” diye kendimi sorguladım. Asıl ağlatan şey kendimi bu noktaya gelmiş bulmamdı.