Yıllar önce bir konuşmamda Türk Mimarisini dört döneme ayırmıştım:
1. Selçuklu
2. Osmanlı
3. Cumhuriyet
4. TOKİ
Şimdi beşinci döneme girdik:
KAZIYICILIK.
Hafızayı kazı; sürekliliği yok-et.
Eleştireni de bilimle değil anlam-değerle yargıla.
Amaç KAZI-KAZAN olunca…
Selimiye Camii restorasyonu için planlanan değişikliklerden biri de kubbedeki hat zemininin rengi. Türk mavisinin siyahla değiştirilmesi, din yorumundaki değişimi gösteriyor.
Din anlayışı, metinden, mantıktan, kelamdan hatta muhakeme ve hitabetten daha çok güzel sanatlarla temsil edilir. Maviden siyaha geçiş, Türk din yorumundan vazgeçildiğini ve radikalizmin benimsendiğini gösteriyor.
Camilerin harim kısmına girdiğimde en çok göğü seyreder gibi kubbeyi seyretmeyi severim.
Dakikalarca motiflere, hat yazılara, stilize sembollere dalıp giderim.
Sahi Selimiye Cami için teklif edilen sağdaki restorasyon sonrası derin boşlukta bellek nereye odaklanacak?
#SelimiyeyeDokunma
Sayın bakan @MehmetNuriErsoy bu kadar hassas bir konuda neden çıkıp bir açıklama yapmıyorsunuz. Selimiye camii kubbesi orjinalliğinden bozulacağını konunun uzmanları adeta günlerdir feryat ediyor. Çıkın iki kelime edin lütfen. Ve bu yanlışlığı düzeltin.
Selîmiye’nin târihî belgelerle sâbit mevcut tezyînâtı aslına uygun olarak yeni restore edilmişken, onu beyaz kireçle kapatıp, bazı günümüz sanatçılarının târihî dayanağı olmayan tasarımının ‘rekonstrüksiyon’ olarak tatbîki öneriliyor. Bu asla sadakat değil keyfî bir müdahaledir!
Edirne Selimiye Camii Kubbe Yazılan Restorasyonu: İhya mı, İmha mı?
Dünya kültür mirasının en önemli eserlerinden sayılan ve Mimar Sinan’ın yüksek sanat anlayışıyla Türk-Islam mimarisine damgasını vurmuş olan Edirne Selimiye Camii’nin kubbesine, çinilerine, taş ve mermerlere işlenmiş bulunan yazılar aslen 16. yüzyılın meşhur hattatı Ahmed Şemseddin Karahisari’nin (ö. 1566) talebesi Hattat Hasan Çelebi (5.1594) tarafindan yazılmıştır.
Bu kapsamda;
1. Edirne Selimiye Camii’ndeki Hasan Çelebi’ye ait Karahisari ekolündeki yazılar kesinlikle muhafaza edilmelidir.
2. Edirne Selimiye Camii’nin hiçbir yerine günümüz hattatlarından herhangi birisinin yazısı kesinlikle yazılmamalı, 450 yıllık bu tarihi mirasta, yaşayan bir hattatın imzasına yer verilmemelidir.
3. Tarihi camilerimizin dönemine ait yazıları konusunda uzman hattatlar ve hat sanatı akademisyenleri, restorasyon için oluşturulan bilim kurullarında yer almalı, bu konuda ayrıca danışma heyeti oluşturulmalıdır.
4. Selimiye Camii’ndeki yazılarda tespit edilen imlå hataları varsa bunlar tashih edilmeli ve âyetlerin yanlış yazılması sebebiyle çoğu zaman anlam bütünlüğünü bile ortadan kaldıran bu tür sehivleri de muhafaza etmeye yönelik aşırı korumacı bir tutumdan vazgeçilmelidir.
5. Hat ve tezyinat konulanında da birden fazla uzmandan teşekkül eden heyetler oluşturulmalı, bilim kurulundaki mimar, sanat tarihçi vs. branşlardaki uzmanlar yerine, doğrudan hat ve tezyinat uzmanı olan heyet üyelerinin ortak kanaatiyle hat ve tezyinata müdahale karan alınmalıdır. Hat veya tezyinat hususunda özel bir ihtisası olmayan bilim kurulu üyelerinin sadece kendi ihtisas alanlarıyla ilgili konulardaki görüşleri dikkate alınmalıdır. Kültürel varlıklarımızın korunması, gelecek nesillere aktarılması ‘aslımı bozmadan onarmak’ esasına bağlı kalınarak restore edilmektedir. Aslı bozularak yapılan restorasyon ihya edilecek eserin imha edilmesidir.
Konu hakkında yetkili mercileri Edime Selimiye Camii’nin aslının korunması için acil müdahaleye davet ediyor, üst kurul tarafından verilen kararın iptalini talep ediyoruz.
❝Gazze dışında dünyada her yer işgal altında, hepimiz işgal edildik❞
❝Bu savaş, insan haysiyetinin yeryüzünü aştığı bir savaştır. Çünkü haysiyetin yer yüzünde ineceği bir yer kalmadı❞
Çevirmen Ayçin Kantoğlu, İslam Düşünce Enstitüsü (İDE) tarafından düzenlenen "İnsanlık Vicdanı Yol Ayrımında: Gazze" başlıklı panelde konuştu: