meftunu olduğum yazar şule gürbüz’den bir alıntıyla açıklamak isterim: “sonra üzerime bir tat geldi. hâlimi kabul geldi. hafriyatla fazla ilgilenmez oldum, çok da umursamaz oldum. bu hayatı beğenir oldum. bu hayatın bizzat kendisi bana olabilecek hayatların en manalısı geldi.”
"Evinde güven içinde yaşayan, sağlıklı bir bedene ve bir günlük azığa sahip olan bir insan eğer dünyevî bir işten dolayı hüzün ve gam çekiyorsa, bu hali onun noksanlığı ve ahmaklığına işarettir."
[Gazzâlî, Mizânu'l-amel]
Her şeyin Yahudi oyunu olduğunu düşündürmek de bir Yahudi propagandasıdır. Olduğundan daha güçlü görünmeye ve düşmanlarını birbirine düşürmeye yarar. Mesela Adnan Oktar zamanında bu propaganda taktiğinin Türkiye şubesi gibiydi; her taşın altında Yahudi var diye yazıp çizerdi…
SİZE ÇOK ÖNEMLİ BİR MESAJIM VAR:
Hasidik Yahudiler’in siyonist kolu Chabad’lar ile ilgili yayınladığımız belgeselimiz 2 haftada 69 milyon kez izlendi. Bu bizim için bir rekor.
Bu konu daha önce defalarca kez başkaları tarafından çekilmiş olsa da, bizim belgeselimize gösterdiğiniz özel ilgi için teşekkürler.
Ancak geçmiş yıllara ait bazı görüntüler sanki bu belgeselde yaşanmış ve yeni olaylarmış gibi her yerde paylaşılıyor.
Yine bu etkileşimin neticesinde toplumumuzdaki bazı kesimler tarafından adeta abartılarak kahramanlaştırıldığımı da görüyorum.
Ve tüm bunların çok daha önemli bir gerçeği gölgede bırakmasından rahatsızlık duyuyorum.
Bu yüzden şu an sahip olduğum popülerliği işte bu önemli gerçeğe dikkat çekmek için değerlendirmek istiyorum; dünyanın en büyük hapishanesine dönüşen Gazze’ye.
Sadece İstanbul’daki Beykoz ilçesi kadar küçültülmüş bir alanda 2.000.000 milyondan fazla insan yaşam mücadelesi veriyor. Ve ne mizah akımının, ne sahte Amerika karıştı görüntülerinin, ne de benim abartılmamın bu insanlara hiçbir faydası yok.
Bugün daha önce hiç olmadığım kadar gündemdeyim.
Eğer bu kadar büyük bir ilginin, milyonlarca görüntülenmenin ve sosyal medyada oluşan bu enerjinin bir anlamı olacaksa size çağrım şudur.
Filistin’de kaderine terk edilmiş ve yardıma muhtaç yüzbinlerce insan var. Size bir bağış linki vermiyorum. Ama siz de eğer benim gibi düşünüyorsanız, güvendiğiniz yardım kuruluşları aracılığıyla bu insanlara yardım edin. Özellikle çocuklar. Bazıları evini, bazıları ailesini, bazıları geleceğini kaybetti. Bu çocukların sesi yeteri kadar duyulmuyor.
En azından, gündemin ürettiği bu enerjiyi sosyal medyada doğru paylaşımlar yaparak bu çocukların sesi olmaya dönüştürün. Türk Aklını kullanın.
Dahası var. Birçok kız çocuğu yalnızca dini eğitim alabiliyor. Küçük yaşta evlenip çocuk yapmak zorundalar. Kolayca boşanamadıkları gibi dini eğitim alan kocalarına bakmak için de çalışmak zorundalar. Üstelik bunların tamamı Amerika’nın merkezinde yaşanıyor.
Afganistan’a benzer tarafları çok. Fakat ne ilginçtir ki 10 bin kilometre uzaklıktan Afganistan’a özgürlük getiren Amerika, kendi merkezindeki kız çocuklarına özgürlük getirmiyor.
Üstelik bütün siyasileri, bütün ünlüleri onlarla görünmek için can atıyor.
Ben Altay Cem Meriç'i tanımam etmem. Lakin ACM videoları ile çevremdeki onlarca gencin İslam'a ısındığını bilirim. Kendisi bir gün Kocaeli Kitap Fuarı'na gelecekti, 2024 yılıydı sanırım. O gün sırf onun için fuara gitmiştim. Küçük salona aldıklarını görünce oradaki yetkililere, "abi buraya sığmaz ACM'nin konferansı, bence bir ayarlama yapmanız lazım" dedim. Sığmadı da, fuar alanındaki meydanda yaptılar konferansı, açık alanda. ACM de bu tweeti görürse hatırlayacaktır. Ve o gün alanı dolduran kalabalığın yarısından fazlası genç ve çocuklardan oluşuyordu.
Yani demem odur ki; ben ACM'nin çok gönlü İslam'a ısındırdığına, sevdirdiğine şahidim. Bu nedendir onu savunmam.
Diyelim ki ACM bir hata yaptı; ulan hiç mi hatrı yok bu adamın yıllardır hiçbir karşılık beklemeden yaptığı hizmet?
Tabi ömrüne, yarınlarına kefil değilim ama bugüne kadar hep güzel olan şeyler gördük. sizin derdiniz İslamsa, İslam'ı binlerce genç yüreğe ısındırmış bu adamın hiç mi hakkı yok kardeşim? Hiç mi hatrı yok?
@UmitVancin Yani marketten alınan bir Ristorante pizza veya pudingin kârı, Oetker Group'un yatırım havuzunda toplanarak doğrudan İsrail'in gıda-teknoloji ekosistemini ayağa kaldırmak için kullanılmaktadır.
@UmitVancin Bu fonun resmi yatırım stratejisinde, startup'lara milyonlarca euro akıttıkları ve hedefe aldıkları "3 Ana Küresel Bölge" açıkça şu şekilde deklare edilmiştir: Avrupa, Kuzey Amerika ve İSRAİL.