Balkonda oturmuş güzel güzel reels kaydırıyordum ki, parmağıma konan çekirgeyle aklım gitti.. Sabah annemin apartmanda yakalayıp saldığı çekirge değilse ben de bişi bilmiyorum😅 bizim aileyle temas kuran hayvanlar bumerang gibi salıyorsun geri geliyor..
Yücel abiyle muazzam bi ilişkimiz var.. Dün randevu aldım saçımı keselim diye, kalktım geldim. Çok yoğunum bayramdan sonra gel dedi😅 Abi madem yoğunsun ne demeye gel dedin diyorum, sana hareket olsun az sosyalleş diye çağırdım diyor 😅
15 gündür “sahibinin sokağa attığı” kediyi yakalamaya çalışıyoruz. yavruyken almışlar (british) ki 1 yaşında bile değil daha ! korkudan ne insana yaklaşıyor ne başka bir canlıya. Sürekli atıldığı evin etrafında, deposunda, apartmanın içinde.
Sokakta su içecek yer bulamıyor. Koyduğumuz mamaları korkudan diğer kedilere kaptırıyor.. Hava buz, yağmuru ayrı, karı ayrı! Geri alırlar diye camın önünde dolanıyor..
Antrenin ortasında yatma fantezileri yüzünden ezilme tehlikesi yaşayan bebelerim için sensörlü lamba aldım, önünde hopluyorlar ! Baya dümdüz hopluyor ruh hastaları..
Ölü gibi uyuduğu uykusundan hırlayarak uyanan koca yürekli Mırmır.. Mırmır’ın her yaptığını taklit eden salak oğlum Dino! Neye hırladıklarını katiyen anlamayıp 3.5 atan ben.. mükemmel bi gece!
Önceden olsa şahsıma karşı üslubunu bozan, hafif bi ses yükselten herhangi bir mağaza personelini “aman yaa uğraşmaya değmez” “yazıktır o da yoruluyor” falan diye geçiştirirdim. Artık geçiştiremiyorum! Nezaketle yaklaştığım, bana bok gibi davranmaya kalkıyorsa şikayeti hak ediyor