Hayatın dar geçitlerinden geçmemiş ruh kendi gücünü abartır.
Başkalarının düşüşüne bakar kolayca hüküm verir.
Ben olsam öyle yapmazdım der.
Oysa bu söz, henüz sınanmamış bir zihnin sesidir.
Bazı insanlar yalnızca kendi algı düzeylerine göre algılar.
Kafalarında kendi hikayeleri vardır.
Sizi, doğru olduğuna inandıkları şeylere göre sevecek veya sevmeyeceklerdir ve bu konuda yapabileceğiniz pek bir şey yoktur.
Herkesin zihni aynı olamaz ve bu sorun değil.
Bazen kendime bile tahammülüm yokken, kişiliği oturmamış kocaman insanlara tevazu göstermemi bekliyorlar. Sizi bilmiyorum ama benim bu dünyaya geliş amacım hastalıklı duygulara anlayış göstermek değil. Mantığımın ve kalbimin anlamlandıramadığı her şey benim için yok hükmündedir
Bütün öğretmenlerime SESLENİYORUM okula gitmeme kararı alın kınıyorum ve hakkımı helal etmiyorum etmeyeceğim de bize yapılan saygısızlık haddini aşmakla kalmadı
Kendinize hak görmediğiniz haksızlıkları, karşınızdaki insanlara layık görüyorsanız hayatın denge kavramından nasibinizi aldığınızda üzülmeye de hakkınız yoktur.
Allah’ın terazisi kusursuz çalışır.”
Bir yere çarptığını,
kolundaki morluğu görünce
anladığın oluyor bazen..
“Nereye vurdum ki acaba?”
diyorsun.
“Ne zaman vurmuşum ki hiç
hissetmedim.”
diyorsun.
Ama mosmor olmuş işte.
Acıtmış, çürütmüş,
fark etmemişsin…
Meşgul olun
Doğayla, ibadetle, işle, dersle, sanatla,
müzikle, sporla, kitapla meşgul olun.
İnsan dışındaki her şeyle
meşgul olun, şifa bulursunuz.
Bu söz şunu fısıldıyor: İnsanı yoran şey çoğu zaman insanlar değil, insanla fazla oyalanmak.