@parmakuclari Olayi show haline getiren siz olmussunuz. Kimse sizinle fotograf cektirmek zorunda degilken siz orada insanlarin diplomasini vermek zorundasiniz, torenin isleyisine uymayan bizzat sizsiniz
İşte BİLGİ ruhu, tam olarak budur!
Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Kazandibi’nde yapılan forumda öğrenciler, hocalar, avukatlar ve baro temsilcileri bir araya gelip kapatma kararına karşı atılabilecek adımları tartıştı. Bireysel dava hakkından kolektif mücadeleye kadar her ihtimalin konuşulması, aslında bu yapının neyi temsil ettiğini net biçimde ortaya koydu. Korumak istediğimiz değer; düşünmekle kalmayan, harekete de geçen bir akademi kültürü.
Bu sahne, akademinin en yalın halidir belki de. Tartışmak, oylamak, karar almak ve eyleme geçmek… Hepsi aynı hisleri, aynı sorumluluk duygusunu taşıyor.
Mesele yalnızca bir üniversiteden ziyade santralistanbul’un taşıdığı hafıza ve bunun ne anlama geldiği.
İstanbul Bilgi Üniversitesi sınırlarında başlayan dayanışma, gittikçe kampüsü aşar bir hale geliyor. Bu bir kurum ile başlayan, diğer tüm kurum ve kişileri etkileyebilecek kötü bir senaryonun başlangıcını önleme mücadelesi. BİLGİ veya değil, BİLGİ’nin temsil ettiği fikri ve özgürlüğü savunmak gerekiyor.
Herhangi bir üniversiteden, herhangi bir medya platformundan veya herhangi bir siyasi partiden olan herkesi BİLGİ’yi korumaya ve öğrencilerin omzunda el, çığlığına çığlık olmaya davet ediyorum.
Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin mücadelesi devam edecek. Yuvamızı kurtarmak ve korumak en büyük dileğimiz.
Eğer BİLGİ içinde bulunduğu durumdan kurtarılamazsa, bunun devamı daha şiddetli şekilde gelecektir.
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin kamuoyuna çağrısı var:
"Üniversitemizin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, gündemdeki yoğun siyasi gelişmeler arasında ne yazık ki yeterince görünür olamadı ve sesimizi duyurmakta ciddi şekilde zorlanıyoruz.
Okulun yeniden açılabilmesi ancak yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla mümkün. Alinan karara karşı hukuki süreç ise oldukça uzun sürecek. Sesimizin daha fazla kişiye ulaşabilmesi adına desteğiniz bizim için çok kıymetli olurdu. Mümkünse konuyu paylaşarak kamuoyunda görünür olmasına yardımcı olabilir misiniz?"
BİLGİ ÜNİVERSITESI ÖGRENCİLERİ
Was at BBVA Turkiye conference in London and everyone’s mobile phone pinged at the same time as the CHP news hit the wires - people heading back to offices.
Galatasaray birkaç yıl önce ligi 13. tamamladı. Kusuru kendinde aradı. Yönetimini, hocasını değiştirdi. Kadrosunu yeniledi.
Beşiktaş’a 5-0 yenildi. Tüm takım olarak kazanan rakibi alkışladı. Ders çıkardı.
Fenerbahçe’ye 2-0 yenilip Süper Kupayı kaybetti. Yönetimin yağmurluk beceriksizliğinden, hocanın kadro seçimine, oynanan kötü oyuna dek iğneyi, çuvaldızı kendisine batırdı.
Frankfurt’tan 5 yedi, takımı ve hocayı acımasızca eleştirdi.
5-2’nin avantajıyla gittiği Juventus deplasmanında 3-0 yenik duruma düşüp, uzatmalarda turu atladı. Dünya devi rakibini eleyip ilk 16’ya kalmasına rağmen sevinmedi. Ben nerede hata yaptım diye düşündü.
Lenin’in dediği gibi yenilgi zamanları en iyi okuldur ve Galatasaray bu okulu çok iyi kullandı.
Rakipleri ise tüm avantajlı hakem kararlarına rağmen yenildiğinde; özeleştiri mekanizmasını çalıştırmak yerine gürültü çıkarma peşinde.
Galatasaray’ın temsil ettiği duruş, vizyon,öğrenme kabiliyeti rakiplerinden katbekat ileri. Her seferinde tekrar kalbimi çalıyor bu yaklaşım. İyi ki Galatasaray var.
Bayes’ theorem is probably the single most important thing any rational person can learn.
So many of our debates and disagreements that we shout about are because we don’t understand Bayes’ theorem or how human rationality often works.
Bayes’ theorem is named after the 18th-century Thomas Bayes, and essentially it’s a formula that asks: when you are presented with all of the evidence for something, how much should you believe it?
Bayes’ theorem teaches us that our beliefs are not fixed; they are probabilities. Our beliefs change as we weigh new evidence against our assumptions, or our priors. In other words, we all carry certain ideas about how the world works, and new evidence can challenge them.
For example, somebody might believe that smoking is safe, that stress causes mouth ulcers, or that human activity is unrelated to climate change. These are their priors, their starting points. They can be formed by our culture, our biases, or even incomplete information.
Now imagine a new study comes along that challenges one of your priors. A single study might not carry enough weight to overturn your existing beliefs. But as studies accumulate, eventually the scales may tip. At some point, your prior will become less and less plausible.
Bayes’ theorem argues that being rational is not about black and white. It’s not even about true or false. It’s about what is most reasonable based on the best available evidence. But for this to work, we need to be presented with as much high-quality data as possible. Without evidence—without belief-forming data—we are left only with our priors and biases. And those aren’t all that rational.
@temettuhisse@YapiKredi Bu kadar zarar karşılıkları ve rasyo sıkıştırmaları varken BDDK sevindirici bir oranda kar dağıtımına izin vermez. Bankaları temettü için tutmak bu ülkede rasyonel değil