Örgütlü bir toplum olmadığımız ve iktidara kafa kaldıramadığımız için hepimiz içimizde biriken ve dışarı yansıtamadığımız öfke nedeniyle mikro ölçekte kötü insanlar olduk. Buna ister çürüme diyin, ister toplumsal cinnet hali.
sürekli “kendin ol yeter” dediğimiz bir dostumuz vardı, kendi olduğunda yarrak gibi bi şey olmuştu. yavaş yavaş uzaklaştık kendisinden görüşmüyoruz. bazı insanlar kendi olmasa da olur. hoş olsunlar yeter. iyi pazarlar dilerim & isterim
Zafer Açıkgözoğlu Çapa Tıp Fakültesinde taşeron işçisiydi.
asıl işi olmamasına rağmen zorla lağım temizlettirildi, buna bağlı gelişen enfeksiyon ve karaciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. “biliyorum arkamdan iki gün ağlayıp üçüncü gün unutacaksınız. hayatınıza hiçbir şey olmamış gibi devam edeceksiniz. benden önce her sene ölen 1500 işçi gibi.” demişti. unutmuyoruz, hatırlatıyoruz.