Kaç defa ''Allah'tan korkun,haddi aşıyorsunuz yapmayın,Allah müstehakınızı verir, Gavura göstermediğiniz sertliği dar asabiyyeniz dışında algıladınız diye bize göstermeyin'' dediğimi sayamıyorum.
Her bir videomda farklı tonlarda söyledim. Kaç defa twitle yazdım. 1 ay olmuş neredeyse en az 50 kere söylemişimdir. Bunlara bile ''bak korkunca nasılda kardeşiz ayağı yapıyor '' diye dalgayla cevap verdiler.
Allah'tan korktunuz mu gerçekten ? Hala da halinizin suçlusu başkası sanıyorsunuz. Şu halinizin bile sizin için kazanım olduğunu anlayamayacak haldesiniz. Gerçekten niyetim kötü olsa çok daha beter hale getirilebilirdiniz.
4 yoruma nevriniz dönüyor psikolojiniz dağılıyor. Darmadağın oluyorsunuz. Ama iş kibre, insanlara ukalalanmaya gelince hepiniz kendinizi İmamı Azam sanıyorsunuz. Değilsin, bunu tecrübe etmiş oldun. İmam imamdır ve önde durabilir. Elleriniz pamuk gibi, kalbiniz titrek demiştim.
Şimdi ahmak dostlarınız lonca gibi savunduğunuz yere şiddetli laf getirince zararınızdan neşet eden nasihatiniz insanlara işler mi zannediyorsunuz ? Dün bizi kemirirlerken nasihat etmeniz gerekmez miydi ? Avamın kafası karışır demeniz gerekmez miydi ?
Yahu hem size hem ulemaya pedofil iması yapan adamlarla beraber videolarımda hareke hatası bulup sevindiniz. Onlara kibar konuşup bana hakaretler ettiniz. Bunu nasıl mideniz kaldırdı halen anlayamıyorum.
Siz şurada size yükselen tepkiden rahatsızsınız. Benim ruhumda oluşan değişime bakıyorum, ne kadar nefret celbedici davrandığınızı farkedemiyorsunuz dahi.
Bu nasıl bir ameldir bir düşünün Allah aşkına ? Hiç mi nefsinize dönüp bakmıyorsunuz ? Ellerinizle yaptıklarınızdan başkası mı geliyor sanıyorsunuz üzerinize ? Benden mi kaynaklanıyor sanıyorsunuz düştüğünüz hali ? Bende öyle bir kudret mi tevehhüm ediyorsunuz ?
Allah var kardeş, Allah var. Yok gibi yaşayamazsın. Ufak hesaplarla galip gelemezsin. Sabah akşam dedikodu yapıp organize olarak hakikati dişleyemezsin. Dişin dökülür.
1,5 saat video çektik. Sadece aynı gün 3 kişi müslüman oldu. Sen bunu az bir şey mi sanıyorsun ? Etten kandan 3 tane kardeşin oldu senin saldırdığın videodan.
Tantana ettiniz yine milletin gönlü bulandı. Siz kendinizi önemli hissedeceksiniz diye burada neredeyse gavur olacak adamlar gördük.
Yatmadık kalkmadık 5,5 saat video hazırladık. Yine ferahladı insanlar. Siz hiç mi sağınıza solunuza bakmıyorsunuz ? Sizden gayrı rahatsız olan oldu mu videodan ? Bir siz mi varsınız müslümanlar içinde ulemayı seven ? Ulemaya küfretsek bu müslümanlar ferahlar mıydı ?
Yok durmadı abi nefsiniz. 100 kere söyledik durmadı. En son ana bacı millete küfür edince kudurdum. Ona da bahane uydurdunuz. Allah'tan korkun diye kaç kere söylemek zorunda kaldık ?
Kendiniz de kavga etmiyorsunuz. Bizi etmememize rağmen alimlerle kavga ettirmeye çalışıyorsunuz. Ulemaya sıçrayan da umurunuzda değil. Nefsiniz doyacak ya, pamuk eliniz nasır görmeden güçlenecek ya, size nispet edilince hakaret saydığınız görüşleri ulemaya nispet ediyorsunuz.
Yahu ilmi geçtik, kendi nefsimi de geçtim. Hüsnü zan etmiyorsunuz. Anladık. Yapacak bir şey yok. Yalan söylüyorsunuz, iftira atıyorsunuz, suizan ediyorsunuz. Tüm bunları bile bile yapıyorsunuz. Çok emri bil marufçuysanız sağınızdakini solunuzdakini uyarsaydınız bile demiyorum.
Hiç mi ağırınıza gitmedi kadına kıza söven birine hocamlar çekmek. Yahu bu nasıl bir kazanma arzusudur. Yüzünüzde haya mı kalmadı ? Demediniz mi bu adam bizi temsil ederse iyi olmaz. Yahu ben adamın hakaret ettiklerinden özür diliyorum bizim yüzümüzden sıçradı bu size diye.
Kardeş bir dönün bakın kendinize. Çok cürmettiniz. Hırs ettiniz, hırs ettikçe cürmün dozunu arttırdınız.
1 ay olmuş 9 saat video çekmişim 8,5 saati anladığım ilmi delilleri anlatmışım, yarım saati küfre ve küfre rağmen elemana hocacım çekenlere sinirlenmemden.
Yaptığınız onca ahlaki zaafa misliyle dahi mukabele etmedim. İftirasını reddetmek için açıklama yapmak zorunda kaldığım adam bile kendisini mağdur sanıyor.
Hiçbir gavura böyle hırs etmediniz. Kendinizi düşündüğünüz kadar müslümanları düşünmediniz. Onların ferahlamasına rağmen sizdeki rahatsızlığı garipsemediniz. Yalan söylediniz, iftira attınız, gıybet ettiniz, millete ana bacı küfür edene hoca çektiniz.
Size kimse bir şey yapmadı. Dönüp baksanız şu an şikayet ettiğiniz şeyin nefsinizden başka bir yerden kaynaklanmadığını anlayacaksınız.
O zaman gerçekten nasihat etmeniz gereken doğru adresi bulursunuz.
Muhteşem final. Daha iyisi olmazdı. Ne büyüksün Allah’ım. İbretlik son. Arif Kocabıyık isimli sefilin mülteciler üzerinden yapmadığı ahlaksızlık kalmamıştı. Sonu mülteci olmaya çalışırken bir TIR’ın altında ülkeden kaçarken yakalanmak oldu.
Sosyal medyada sıkça 80’ler ve 90’larla ilgili "altın çağ" güzellemelerine denk geliyorum. 2000 sonrası doğanlar da bu içerikleri izleyip "Ah be, yanlış zamanda doğmuşuz!" diye gözyaşı döküyor. Tam bu noktada 1976 doğumlu birisi olarak bir noktayı netleştirelim: "90'lar çok iyiydi abi ya!" diyen adam, dönemin iktisadi analizini falan yapmıyor. O cümle bir kültür eleştirisi de değil, bir otobiyografidir.
Çünkü hayatımızın en canlı anıları 10-30 yaş arasında birikir. Yani o yıllar çok güzel gibi olduğu için değil, kimlik yeni yeni şekillendiği ve saçlar henüz dökülmediği için güzeldir.
Biz o "efsane" yıllarda üç haneli enflasyonla dans ediyor, haftada bir koalisyon hükûmeti deviriyor, üzerine bir de krizlerle boğuşuyorduk. Gazetede şehit haberi görmediğimiz günler seviniyor, arkadaşlarımızı askere yollarken bir daha hiç görmeyecekmiş gibi sarılıyorduk.
Bugün "hayat pahalılığı" diye dertlendiğimiz şey, o zaman kesintisiz 13 yıl boyunca ve iki katı şiddetinde bindi tepemize. Taso kartları, turbo sakızlar, topaçlar, abonman biletleri falan işin romantik kısmı yani.
Nostaljinin en büyük problemi tek bir sınıfın ve tek bir coğrafyanın hafızasını, bütün bir ülkenin hafızası gibi sunmasıdır. O yılları özleyebiliriz elbette. Ama o yıllara dönmeyi bir hedef olarak önümüze koyanlara sormamız gereken tek bir soru var: Hangi doksanlar?
Sizinki mi, bizimki mi, yoksa hiç anlatılmayanlar mı?
Ahlaksızlığı büyüdüğünde boş verirsen daha da büyür. Müslümanların analarına koca koca hesaplardan sövülmesini boş vermeyeceğiz. Bu boş verilecek bir şey değildir.
Gözümüzün önünde yaygınlaşan bir ahlaksızlığı boş verdikten sonra “ahlaksızlık yaygınlaştı” diye diz dövmemiz riyakar bir laf salatası olur.
Müslümanların anasına karısına kızına sövülmesini boş verirsek, bu normalleşir. Normal değildir, normal görmeyeceğim.
Boş verenden ne Allah ne de müslümanlar razı gelir. Allah herkese layığını verecektir, şanı yüce olana itimad ettik.
Günün Kelimesi
#muzaffer: Savaşta zafer kazanmış, bir mücâdelede başarı, üstünlük elde etmiş, gālip.
[zf.] Üstün ve gālip bir şekilde, muzafferâne
#güzelkelimeler#gününkelimesi
Dahası var. Birçok kız çocuğu yalnızca dini eğitim alabiliyor. Küçük yaşta evlenip çocuk yapmak zorundalar. Kolayca boşanamadıkları gibi dini eğitim alan kocalarına bakmak için de çalışmak zorundalar. Üstelik bunların tamamı Amerika’nın merkezinde yaşanıyor.
Afganistan’a benzer tarafları çok. Fakat ne ilginçtir ki 10 bin kilometre uzaklıktan Afganistan’a özgürlük getiren Amerika, kendi merkezindeki kız çocuklarına özgürlük getirmiyor.
Üstelik bütün siyasileri, bütün ünlüleri onlarla görünmek için can atıyor.
Efsanelerde anlatılan en acayip vakalardan, destanlardaki en ulu kahramanlıklardan, ağıtlardaki en büyük acılardan fazlasına şahit olduk.
Lâkin hikmete dair ne idrakimizde ne de ahvalimizde zerrece değişim olmadı.
Hiçbirinden ibret almadık. İşte asıl ibret de budur.
Bu gece Yahudi kahin gözlerini belerterek gökyüzüne baktı. Bu dedi Ahmed'in yıldızı. Karanlığı delip geçti. O gün bugündür yerimizi, yönümüzü o yıldıza bakıp buluyoruz.
Her zaman güler yüzlüydü. Yumuşak huylu ve nazikti. Asla katı kalpli değildi. Bağırıp çağırmaz, çirkin sözler sarfetmez, kusur bulmaz ve cimrilik etmezdi. Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelirdi. Kendisine soru soran veya bir şey talep edenleri hayal kırıklığına uğratmazdı.
Ben hamdolsun çok şeye sahibim. İnsanlar okuyorlar, dinliyorlar, seviyorlar, hürmet ediyorlar. Mıymıntı bir tevazu için söylemiyorum, layık da değilim Allah’ın lütfu.
Sonuna kadar götürülmesi gerektiğini bildiğim her kavgada da sahip olduğum her şeyi ortaya koyarım. Daha önce de her seferinde koydum.
Sahip olduğum dünyalığın gönlümde olup olmadığını böyle tartıyorum. Dönüp de gönlümde titreme bulunca kendime “münkir münafık” diyorum.
Benim elim nasırlı, azmettiğimde sebatım sıkıdır. Pamuk ellerinizle, titrek gönüllerinizle fedakarlığını edemeyeceğiniz kavgalara girmeyeceksiniz.
Siz benimle kavga edemezsiniz. Dünyanız çok tatlı. Övülmeyi, saygın addedilmeyi vs fazla önemsiyorsunuz.
2 itişmeden sonra camiada sevilen isimlerin adını geçiriyorsunuz ki biraz sempati alasınız. Ben bunlarla uğraşmam.
Öyle “sen de geliyor musun ?” diye sağa sola da bakmam. Haklı olduğuma eminsem bam güm dalarım kendi başıma.
Kibarca araya girene bile “böyle bir zulmü nasıl için alıyor” derim. “Yau kavga zamanı gönlünü hoş edeyim yalnız kalırım” demem.
Kalbini açıktan kırmasam dahi, zulme kızmayana dahi kalbim soğur.
Haklı iken her şeyi kaybetsem, zaten kaybettiğim bir şey değildir. Zulmü savunan beni sevse ne sevmese ne ?
Siz zulmettiniz. Talak 4’den onca kişiyi gavur ettiler, dert etmediniz de dünyalığınız için bana yürümeye çalıştınız. İstediğiniz olmadıkça da haddi aştınız.
Her seferinde de uyardım. Müslüman gibi davranın dedim.
Aynı kafada devam edenleri artık müslümanlara tasallutu engellenmesi vacip olan zulüm ehli olarak görüyorum.
Bu ellerin nasırları kaç kavgada oluşmuş, nasırlı el ne kadar ağır olurmuş her gelen öğrenecek.
Allah beni zulmetmekten alıkoysun, zalime karşı da elimi ve kalbimi kavi kılsın. Amin.
“Hiç mi hüsnüzanınız yok?
Altay Cem Meriç’in tüm videolarındaki kilit soru buydu bence.
Üç ay sonra yine böyle bir tartışma çıksa ve ben sosyal medyaya bakamasam rahatlıkla şunları söyleyebilirim;
- Altay’ın niyeti iyidir, Müslümanların iyiliğini istiyordur.
- Hata bile yapmış olsa NİYETİ iyidir.
- Abartılı yükleniyorlardır.
- İçerikten çok Altay’ı konuşuyorlardır.
Neden mi böyle düşünüyorum? Ben bu adamla yüz yüze, dilinin kemiği olmadan konuştuğu ortamlarda vakit geçirdim.
İki şeyi çok net gördüm:
1. Adam Müslümanların, özellikle de Müslüman gençlerin iyiliğini istiyor. Bu konuda çok dertleniyor.
2. Dümdüz bir adam. Hesapsız konuşuyor. Ne görüyorsanız o. Herhangi bir istihbarat servisine bağlı, bağımlı değil. Buralı. Büyük büyük tekliflere hiç düşünmeden hayır diyebiliyor.
Şunu netleştirelim ACM youtube kanalı netameli dini konulara girmese, kitap analizleri yapsa, entelektüel içerikler üretse, kısa belgeseller yayınlasa çok kısa zamanda 1 milyon olmaz mı? Olur. Sponsorluk da alamaz mı alır. Çok yüksek ilgiye, daha yüksek bir kabule ulaşamaz mı? Ulaşır.
Neden giriyor peki bu adam bu kavgalara? Başka bir ülkenin ajanı olduğu için mi? Bir cemaatin çıkarlarını düşündüğü için mi? Hayır, adam dertli ve deli kardeşim. Müslüman gençler sizin cevaplayamadığınız, önemsemediğiniz sorulardan ötürü imanını kaybediyor. Bu da dayanamıyor, olay bu.
Şimdi yarın ne olur bilemem? Kimseye ömür boyu kefil olacak değilim ama benim tanıdığım Altay eksiğiyle fazlasıyla kardeşimdir. İyiliğini ister, iyiliğine dua ederim.
bağırma çağırma yok, üsten bakarak konuşma yok, cemaati azarlama yok, müslümanları kameralar önünde çekiştirme yok, konuşması sekinet veriyor, dinleyince kalbin huzur buluyor, insana yaradan’ı hatırlatıyor, islam’a olan muhabbetin artıyor, tasavvuf dediğimiz şey tam olarak budur.
Çok net söylüyorum ki Amerikan halkının onlarca yıl maruz kaldığı Yahudi manipülasyonunun bire bir aynısı şu an Türk halkına yapılıyor. Hani adeta özel tarife uyguluyorlar.
Adam akıllı bir strateji geliştirilmezse gelecekte çok farklı bir Türkiye’ye bakılacak.