deniz göktaş'ı tutuklatmak isteyen din hassasiyeti olan mütedeyyinler; filisin'i yok eden iran'da okulları bombalayan trump'ı protesto etmeye götünüz yemiyor değil mi? nato sebebine dahi sosyalistelere gözaltı yapıldı dindarlara değil
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
Deniz Göktaş’ı tutuklamak nedir biliyor musunuz?
Muktedir, 86 milyonun aklıyla alay ediyor. Zeki, akıllı, üreten yurttaşına, gencine düşmanlık yapıyor. Onun için varsa yoksa dalkavuklar.
Oysa mizahın görevi budur; siyasetçiyi de, iktidarı da, muhalefeti de eleştirir.
Vatandaşın kutsalı, sandık günü çok yakın. El mi yaman bey mi yaman göreceğiz.
Son söz Deniz’e: “Neşemizi çalamazlar ya!”
2023'te cami cemaatini Erdoğan'ın mitingine götürmeyi reddettiği için sürgün edilen bir imam, Deniz Göktaş'a şu mesajı ulaştırmamızı istedi:
"Hakaret yok, hiciv var. Bir imam olarak yanındayım Deniz kardeşim.."
Bütün inançlardan, bütün milliyetlerden bu topraklarda yaşayan bütün işçileri ve emekçileri birleştireceğiz ve bu saray düzeninizi başınıza yıkacağız!
İmran Deniz'i serbest bırakın!
Deniz Göktaş, özlediğimiz gülümsemeyi hatırlattı diye gözaltında. Şaşırdık mı?
Bu iktidar yıllarca sadece tek bir 'Gülen'i sevdi; onun dışında gülen ve güldüren kimseye tahammülleri yok.
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz.
Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız.
Susmayın.
👇🏽
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün…
Devlet ise “gülme sırası bizde” deyip komedyeni gözaltına almış.
Gülmek serbest, güldürmek şüpheli;
şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti.
Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor. #DenizGöktaş
Murat Ongun:
NASIL BİR KİN, NASIL BİR ÖFKEDEN GELİNDİ? BENLE DE YETİNMEDİLER...
Size savunmamın başında, bunca iddiaya rağmen benim, eşimin, birinci, ikinci derece yakınlarımın mal varlığında hiçbir artış olmadığını söylemiştim. Hatta yani halk diliyle dersek 'Avanak mıyım ben Sayın Başkan?' demiştim. Şu manzara ortada. Keza rüşvet demek, işi yaptırıp parayı vermek demektir. Şimdi ben bunun işini çözmüşüm ya. Benim karıma da almışlar 200-300 tane şey, 1 milyon liralık ticaret yapmışlar benim karımla. O da rüşvet olmuş ya, peki... MASAK raporunda var değerli Başkanım, benim eşimin şirketinden, 3 yıllık şirket, şimdi 4 oldu, biz tutuklanana kadar geçen 3 yılda ne kadar para çekilmiş? Eğer böyle rüşvet aldıysam şirket hesabına yapmış bu para orada var, 11.500 lira çekmişiz 3 yılda. Hani rüşvet? 253.000 lira kar etmiş eşim ticaretinden. 11.500 lira çekmiş 3 yılda firmasından, hangi rüşvet? Yani nasıl bir kin, nasıl bir öfkeden gelindi? Benle de yetinmediler. Üç kez benim evimi bastılar, eşim ona ev hapsi, kardeşim gibi gördüğüm bacanağıma hapis cezası... Ne yaptım ben size ya? Kim benden bu kadar nefret eder ben anlamadım.
Gerçekten çok hasta bir adam, oğluyla, geliniyle tehdit edilen bir adam, bir belediye başkanımız, hatta itirafçı olmadan 1 - 1,5 ay önce, “günü geldiğinde itirafçı olacak” diye Adalet Bakanı tarafından anons edilen Muhittin Böcek, benim hakkımda taksitle 4. defa verdiği ifadede yalan konuşmak zorunda kaldı.
Faydası olacaksa büyük bir yalan söylesin de bir an önce çıksın Muhittin Böcek.
Murat Ongun, gözaltına alındığı sırada yaşadıklarını anlattı.
Ongun, “Evinizi basmaları yetmiyor. Kızınızın kulağındaki küpeleri, oğlunuzun başucundaki harçlığı da soruşturmaya dâhil ediliyor. Sonra bunlar, medyada yazılınca, o dönemin Dezenformasyon Başkanlığı bu haberleri yalanlıyor. Oğlumun harçlığının kasadan çıktığını belirtiyor. Zeka küpleri. Kasaya oğlanın harçlığını koyup, üzerine ‘Koray’ın Harçlığı’ mı yazdık? Nereden anladın? Birazcık zekâ kullanın bari” dedi.
Ongun, devamında “Ama Allah büyük. Benim evlatlarıma yapılanları hafife alıp yalanlayan o birimin başkanının adı her türlü rezilliğe karıştı ve görevden alındı. Tabii ki tutuklanmadı. Hatta yeni iş buldu. Çocuklar üzerinden algı yaratmaya çalışan bu zatın, kendisini en son Akın bakanımızın devir teslim töreninde alçak koltuğunu kaldırmaya çalışırken gördük. Kaldıramadı da. Kaldırmayı beceremeyince şahsı ortadan kaldırdılar. Perde arkasından çalışıyor şimdi. Aklı sıra gizli” ifadelerini kullandı.
Murat Ongun:
HANİ TARİKAT LİDERİ OLSAM BU KADAR ÖRGÜTLENEBİLİRİM…
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney de benim talimatımla hareket eden örgüt üyesi olarak gözaltına alınıp tutuklandı. Bana ve Emrah Bağdatlı’ya, koca belediye başkanı bana, Beyoğlu'nun yani birinci belediyenin belediye başkanı bana ve Emrah Bağdatlı'ya bağlı ve üyeymiş. Allah'ım, kendimden şüphelenir hale geldim. Hani tarikat lideri olsam ancak bu kadar örgütlenebilirim ama değilim, olmadığım çok belli. Ben şeytanlaştırılırken, cezaevlerinden ardı ardına aleyhime ifade veren tutuklular da tahliye olmaya başladı. İftiralar benimle Emrah Bağdatlı'nın odağında olduğu, aynı yalanların tekrarından ibaretti. Sistem tıkır tıkır işliyordu. Kurulan sistemin işlediğinin kanıtı şu; benim talimatımla hareket ettiği iddia edilen pek çoğu üst düzey İBB bürokratlarından hiçbirini bana bağlı örgüt üyesi yapamadı iddianame. Değerli Başkanım, bana 35 üye yazılmış, onlar dışında 64 kişi bana bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alındı ve bazıları tutuklandı. Bugün iddianamede benimle bağları bile yok. Bakın, 64 kişi diyorum yani 3'te 5'te hata yaparsınız da yani 64 tane insanı da bir insana yazarak bu insanı hedef haline getirirseniz ne olur? Medya yazar. Medyada okuyan cezaevindeki yalancı da ezberler, burada da anlatıldı. Gelir, "Ben itirafçıyım" diye ifade verir. Murat, Emrah, Ekrem, sistem hop!
Ali Haydar Bey, videoya montaj demişsiniz. Videoyu ben çektim, oradaydım, yaşananları aynen aktardım. Kılıçdaroğlu, saf tutanların arasına girerek en öne geçmeye çalışırken tartışma yaşandı. Bunun montaj olan kısmı neresi acaba?
Videoyu da buraya bırakıyorum
📢 Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlanıyor
🎙️ Hayat arkadaşı Jülide Kural: Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine, o büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız der, dünyanın en güzel gülümsemesiyle…