Bu sefer totem yapıyoruz
Bir dilek dileyeceğiz mayıs ayı içerisinde o dileğin gerçekleşmesine niyet edeceğiz ( tabi ki imkansızı dilemek şeklinde değil )
Totemimizse bu dilek yıldızımız . Rt yaparak dahil olabilirsiniz
Bazı şeyler işaret ve uyarıdır tabii ki hem bireysel hem kolektif anlamda.
Şu an her şeyden şikayet ediyoruz. Aslında müthiş bir tüketim çılgınlığı var. Parayı bulamadığın, parayı bulsan bile alamadığın zaman gelecek. Toprak vermeyecek. Verdiğini yedirmeyecek durumlar olacak. O zaman üretmenin değeri anlaşılacak. Yapabilen bugünden itibaren yatırımını yapsın, parasın�� tutsun. Şükürsüzlük kötü. Sofrana koyacak yemeği bulmakta zorlandığımızda anlayacağız bunu. Meğer ne şükürsüzmüşüz diyeceğiz. Şimdiden çokça tövbe ve şükredin.
Ayrıca bir toplumun başına bir şey geliyorsa tek tek insanların da düzelmesi gerekiyor. Hem yöneticisi hem halkı birlikte yanlış içindeyse bela kaçınılmaz olur. Hırsızlıktan şikayet edip kendi nereden çalabilirim, hangi uyanıklığı yapabilirim diye düşünüyor. Kötülükten şikayet ediyor ama eltisinin, görümcesinin açığını kolluyor. Dedikodusunu yapıyor. Kalp kırıyor.
Trafikte en ufak olayda kırıp döküyor. Eşine, annesine, kocasına, gelinine kötü davranıyor. Ah alıyor. Sonra şey diyor. Ülke çok bozuldu.
Aldatma ayyuka çıkmış. Önüne gelenle ilişki yaşanıyor. Enerji kirletiliyor. Nesebi belli olmayan bir sürü çocuk var. Neseb önemlidir. Sevişirken eşinden başkasını hayal ediyor olman bile günahtır ve o iş zina gibi olur. O çocuktan hayır bekliyorsun. O enerjiyi çok bozuyorsun.
İşinde diğerinin hakkını yiyen de ülke bozuldu diyor. Mobing uygulayan da. İşçinin hakkını vermeyen de. Hay Allah ya kim bu bozuklar?
Markete gitti çalışana bağırdı, toplu taşımada diğerinin kalbini kırdı. Geldi eşinin kalbini kırdı. Sonra eline telefonu alıp gördüğü habere ülke çok bozuldu diye yazdı. Kız sensin ya bozulan. Dön bi bak kendine.
Herkes kibirli. Kimse kendine laf ettirmiyor. En ufak sözde kavga çıkarıyor, bunu marifet sanıyor. Ego tavan yapmış. Öfke kontrolü desen hak getire. Herkes diğerini suçluyor. Kendi hep mağdur, hep haklı. Bakın sürekli haklı olamayız. Sürekli bize kötülük yapıyor olamazlar. Bir olayı sürekli yaşıyorsak orada bizde değişmesi gereken vardır.
Herkes spiritüelist diye nerede şeytan var peşine takılmış. Boyut kapısı fln uğraşıyor. Sistemle oynuyor. Büyü zaten gırla gidiyor. Bana aşık olmadı mı, canımı mı sıktı ��ak büyüyü. Bağımlılıklar arşa çıkmış. Kolay para diye sürekli haram karışıyor. Çözüm hep başka yerde aranıyor. Allah'ın ipinden başka her şeye tutunuldu.
E eline verirler tutunduğunu.
Bunları yapan başkası değil ki. Ben sen o işte. Toplum dediğini biz oluşturuyoruz. Bu kadar kutsal olan topraklara sahip olup bu kadar ihanet ediyorsak, bu kadar değerli atalara sahip olup, bu kadar bozuk yaşıyorsak helakı hakediyoruz. Allah bize acısın.
Manevi koruma kalkmadı. Şükür var. Kalksa mahvolurduk. Uyarılar yapılıyor. Bu topraklar ve içimizdeki iyiler hatrına Allah bize merhamet ediyor. Dünyanın gözünün üzerinde olduğu, çok değerli topraklarda yaşayıp kıymet bilmiyoruz. Manevi değeri sandığımızdan çok çok fazla oysa.He bazen ayıklama gerekir tabi ki toplum daha sağlıklı ilerlesin.
Belayı da çekmeyelim. Herkes kendine dönsün ve kendini düzeltsin. Tövbe etsin. İyilik peşinde koşsun. Allah rızası için çalışsın. Yetimi gözetsin. Küçük büyük elinden ne geliyorsa. Yoldaki taşı kaldırmak geliyorsa o. Ana babana yardım etmek geliyorsa o. Bir ağaç dikmek geliyorsa onu yap. Yoldan çöp kaldırmak geliyorsa o. Ya da sadece öfkene hakim olmak. Allah rızası için sustum. Bu kadar! Elinden hangi iyilik geliyorsa ve hangi kötülüğü engelleyebiliyorsan onu yap.
Kendimizi değiştirirsek kader değişir. Değiştirmezsek sistem büyük ayıklamayı yapar. Sen aynı kalırsan yüzün de gülmez, işler de düzelmez. İşaret mi? Her şey işaret. Bugün büyük bir olay yaşadıysam da ben bunu neden yaşadım diye sorgulamalıyım. Arada telefonları bırakıp tefekkür edelim. Edelim ki yanlışımızı görelim.
Allah yanlışımızı görmeyi, düzelmeyi nasip etsin. Bu toprakların hatrına milleti kolaylıkla düzeltsin.
🔴 Türklerin Üzerindeki Ölü Toprağı Teorisi
Kadim Türk anlatılarında görünmeyen ama hissedilen bir şeyden söz edilir:
Ölü toprağı.
Bu, fiziksel değil; ruhun, hafızanın ve iradenin üzerine serpilen bir ağırlıktır.
Komplo teorisine göre Türklerin tarih sahnesinde defalarca yükselip sonra inexplicably dağılmasının sebebi yalnızca savaşlar, ihanetler ya da ekonomi değildir. Asıl neden, kara mühür olarak adlandırılan kadim bir ruhsal saldırıdır. Bu mühür, kara büyüyle değil yalnızca; unutma, duyarsızlaşma ve kopuş yoluyla işler.
Kara Mührün Etkisi
Mühür aktif hâle geldiğinde halkta ortak belirtiler görülür:
•Tepkisizlik
•Kendi kültürünü küçümseme
•Kadim değerleri “eski” ve “gereksiz” görme
•Birbirine yabancılaşma
•Tehlike açıkça ortadayken bile harekete geçememe
Halk sanki üzerine ölü toprağı serpilmiş gibidir. Ne tam uykudadır ne de uyanık.
Kadim Uyarılar ve İşaretler
Teoriye göre her Türk devleti yıkılmadan önce müjdelenmiş işaretler ortaya çıkar:
•Gökyüzünde olağandışı kızıllıklar
•Kurtların yerleşimlere yaklaşması
•Suların tadının değiştiğine dair söylentiler
•Rüyalarda tekrar eden aynı semboller: dağ, kurt, ateş ve kırık bir ok
Bunlar Kadim’in uyarılarıdır.
“Hatırla” derler.
Ama mühür çok yoğundur. İşaretler görülür, fakat anlamları kaybolur.
Devletler ve Tekrarlanan Döngü
Bu anlatıya göre:
•Hunlar’da yaşandı
•Göktürkler’de yaşandı
•Uygurlar’da yaşandı
•Selçuklu’da yaşandı
•Osmanlı’nın son yüzyılında yaşandı
Ve en son, Türkiye Cumhuriyeti döneminde farklı bir biçimde tekrar eder.
Bu çağda kara mühür daha inceliktir.
Kılıçla değil, alışkanlıkla işler.
Sözde konforla, sürekli meşguliyetle, anlamın boşaltılmasıyla…
Komplo anlatısında “içilen suya, yenen yemeğe kadar bulaşan kara büyü” ifadesi semboliktir:
Yani insanın farkına varmadan tükettiği düşünceler, değerler ve kabullerdir.
Şamanın Yokluğu
Eskiden bu mühür, kadim şamanlar tarafından zayıflatılırdı.
Onlar yalnızca ritüel yapan kişiler değil;
toplumun hafızasını canlı tutanlardı.
Teoriye göre bugün sorun şudur:
Şaman yok.
Yani toplumu ruhen temizleyecek, geçmişle bağı onaracak ortak bir bilinç rehberi kalmadı.
Gökbörü ve Yarım Kurtuluş
Her çöküşte bir Gökbörü ortaya çıkar.
Bu bazen bir lider, bazen bir fikir, bazen bir direniş ruhudur.
Halkı uçurumdan çeker, yok oluştan kurtarır.
Ama genel kurtuluş gerçekleşmez.
Çünkü kurtuluş bireysel değil, kolektif olmak zorundadır.
Müjdelenen
Komplo teorisinin en kritik noktası şudur:
“Gökbörü kurtarır ama Müjdelenen uyandırır.”
Müjdelenen;
bir kişi değil yalnızca,
bir uyanış hâlidir.
Halk onu karşılamadıkça kara mühür tamamen kırılmaz.
Çünkü mühür, dışarıdan değil;
unutmaktan beslenir.
Son Kehanet
Bu anlatı şöyle biter:
“Türkler yok olmaz.
Ama unuttuklarında kaybolurlar.
Hatırladıklarında ise tarih yeniden başlar.”
Filipinler’de tatil yapan bir İngiliz, dünyanın en ölümcül ahtapotlarından biriyle oynadığını sonradan fark etti.
Adam, kendisini mavi halkalı ahtapotu elinde tutarken videoya aldı. Bu tür, sinir iletimini bloke ederek kurbanını felç edebilen son derece güçlü bir zehre sahip.
Ulusal Tıp Kütüphanesi’ne göre mavi halkalı ahtapotun toksini, insanlar için siyanürden yaklaşık 1000 kat daha ölümcül.
“Bugün sahilde… Bir grup yerel çocuğun yakaladığı yavru bir ahtapot,” notuyla görüntüyü Instagram’da paylaştı.
Adam, Paylaşım viral olana kadar elinde tuttuğu canlının ne kadar tehlikeli olduğunu fark etmedi.
Devamında şunları yazdı:
“Dünyayı tek başıma keşfetmek, evden 11 bin kilometre uzaktayken ister istemez risk almayı da içeriyor…”
“Ama dün yaşadığım ve paylaşana kadar tamamen farkında olmadığım bu durum, açıkçası ölümle burun buruna gelmekti.”
“Meğer tuttuğum şey, Avustralyalıların ve bu işi bilenlerin hemen tanıdığı, dünyanın birinci/ikinci/üçüncü en zehirli hayvanı olan mavi halkalı ahtapotmuş.”
Cahil cesareti?
@Pembrokentr Acizliğin sadece yaratıcıya karşıymış demekki ki ne kadar güçlüymüşsün de ayaktasın aslında,yaralarından güç alıyorsun ve burdan güç veriyorsun..
Bu da geçer üzülme 🙏🏻