Çünkü yıllardır yalnızlığa methiyeler düzüldü, her ilişkide olabilecek pürüzler toksik kabul edildi, en ufak yanlış da birilerini silmek marifet zannedildi. Kedi, köpek, kitap, kahve ile insansız yaşam özendirildi ve yalnızlık ulvi bir şeymiş gibi pazarlandı. Şimdi ise elimizde koca bir yalnızlık, derin bağlar kuramayan kitleler, sanal alemde huzur arayan insan yığınları kaldı. Batı menşeli söylemlerin hazin sonuçları bunlar…
Hayatın en büyük sırrı şudur: Kendini her
an yeniden kurabileceğini fark etmek. Yeni
bir düşünce biçimi, yeni alışkanlıklar, yeni
bir çevre, hatta bambaşka bir yol.. Hiçbir
şey seni, hep aynı insan olarak kalmaya
zorlamaz. “Bu halim eskidi, şimdi kendimi
yaratıyorum” bu...